* *
* *
Mesajlar
 -  Dikte I
 .. 04.03.2005
 .. 05.03.2005
 .. 06.03.2005
 .. 07.03.2005
 .. 08.03.2005
 .. 09.03.2005
 .. 10.03.2005
 .. 13.03.2005
 .. 14.03.2005
 .. 15.03.2005
 .. 16.03.2005
 .. 17.03.2005
 .. 18.03.2005
 .. 19.03.2005
 .. 20.03.2005
 .. 21.03.2005
 .. 22.03.2005
 .. 23.03.2005
 .. 24.03.2005
 .. 25.03.2005
 .. 26.03.2005
 .. 27.03.2005
 .. 28.03.2005
 .. 29.03.2005
 .. 30.03.2005
 .. 31.03.2005
 ... 01.04.2005
 ... 02.04.2005
 ... 03.04.2005
 ... 04.04.2005
 ... 05.04.2005
 ... 06.04.2005
 ... 07.04.2005
 ... 08.04.2005
 ... 09.04.2005
 ... 10.04.2005
 ... 11.04.2005
 ... 12.04.2005
 ... 13.04.2005
 ... 14.04.2005
 ... 15.04.2005
 ... 16.04.2005
 ... 17.04.2005
 ... 18.04.2005
 ... 19.04.2005
 ... 20.04.2005
 ... 21.04.2005
 ... 22.04.2005
 ... 23.04.2005
 ... 24.04.2005
 ... 25.04.2005
 ... 26.04.2005
 ... 27.04.2005
 ... 28.04.2005
 ... 29.04.2005
 ... 30.04.2005
 .... 01.05.2005
 .... 02.05.2005
 .... 03.05.2005
 .... 04.05.2005
 .... 05.05.2005
 .... 06.05.2005
 .... 07.05.2005
 .... 08.05.2005
 .... 09.05.2005
 .... 10.05.2005
 .... 11.05.2005
 .... 12.05.2005
 .... 13.05.2005
 .... 14.05.2005
 .... 15.05.2005
 .... 16.05.2005
 .... 17.05.2005
 .... 18.05.2005
 .... 19.05.2005
 .... 20.05.2005
 .... 21.05.2005
 .... 22.05.2005
 .... 23.05.2005
 .... 24.05.2005
 .... 25.05.2005
  .... 26.05.2005
 .... 27.05.2005
 .... 28.05.2005
 .... 29.05.2005
 .... 30.05.2005
 .... 31.05.2005
 ..... 01.06.2005
 ..... 02.06.2005
 ..... 03.06.2005
 ..... 04.06.2005
 ..... 05.06.2005
 ..... 06.06.2005
 ..... 07.06.2005
 ..... 08.06.2005
 ..... 09.06.2005
 ..... 10.06.2005
 ..... 11.06.2005
 ..... 12.06.2005
 ..... 13.06.2005
 ..... 14.06.2005
 ..... 15.06.2005
 ..... 16.06.2005
 ..... 17.06.2005
 ..... 18.06.2005
 ..... 19.06.2005
 ..... 20.06.2005
 ..... 21.06.2005
 ..... 22.06.2005
 ..... 23.06.2005
 ..... 24.06.2005
 ..... 25.06.2005
 ..... 26.06.2005
 ..... 27.06.2005
 ..... 28.06.2005
 ..... 29.06.2005
 ..... 30.06.2005
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte I - .... 26.05.2005

YOKSULLUK VE ZENGİNLİK KARMASI HAKKINDA BİR ÖĞRETİ
 
Tanrı Surya
26 Mayıs 2005
 
 
Bu elçi aracılığıyla sizinle buluşmak için Yüce Merkezi Güneş’inden tekrar gelen BEN Surya’yım. BEN bilginize karma ve onun dönüşümü ile ilgili önemli bir Öğreti getirmek amacıyla geldim.
Eğer Dünya’ya, sonsuzlukta bulunan Yüce Işık Varlıkların bakış açısından bakarsanız, tüm gezegen ve sizi çevreleyen her şey ve dört alt bedeniniz karmadan başka bir şey değildir. Bedenlenmeye gelen ve bu kozmik devirde evrenin alt, koyu planlarda bulunan bireyler tarafından harcanan bu İlahi Enerji, bedenlenmede bulunan bireylerin bilinçlerinden geçerken ve yansıtılırken yoğunlaşıyor ve sizi çevreleyen maddesel dünyayı oluşturmaktadır.
Bu dünya tezahür olmamış durumundan, yavaş yavaş sizin için dev bir sahne yaratarak tezahür oluyor. Ve sizler bedenlenmeden bedenlenmeye bu sahneye rollerinizi oynamak için geliyorsunuz.
Bu yüzden genel olarak çevrenizdeki tüm dünyanın, karma veya yanlış eylem, düşünce ve duygularınızın katılaşmış bir enerjisi olduğunu söyleyebiliriz.
Fakat bu hayatta aldığınız yaşam deneyiminizden bile, hayatınızda gerçekten bir şey yapmadan bir şeyi öğrenemeyeceğinizi farkına varabilirsiniz. Bedenlenmede bulunduğunuz süre boyunca sizler sürekli öğreniyor ve yaşam deneyimleri kazanıyorsunuz. Bunu yapmadan duramazsınız çünkü sizler eğitimden geçmek, gereken deneyimi kazanmak için maddesel dünyada bulunuyorsunuz.
Ve bilinciniz gerekli seviyeye ulaştığında bilinciniz yardımıyla çevrenizdeki dünyanın durumunu yönetebilirsiniz. Varlığınız aracılığıyla İlahi Enerjiyi geçirerek çevrenizdeki dünyayı dönüştürebilir ve bilinciniz yeterince yüksek seviyede olduğu için titreşimleriniz de aynı şekilde yeterince yüksek olacaktır. Ve çevrenizdeki dünyaya titreşimlerinizi yüklediğinizde, fiziksel dünyayı dönüştürebilir ve onu daha fazla ve daha fazla İlahi örneğe yakınlaştırabilirsiniz.
Dev lila, Tanrı’nın oyunu işte bundan ibarettir. Tanrı her birinizde bulunurken önce illüzyonu yaratıyor, daha sonra onu yok ediyor. Bu bir çocuğun kumdan şatolar yapmasına ve sonra onu yok etmesine ve başka daha mükemmel bir şato inşa etmesine benzemektedir. Ve her seferinde yaratımı, mükemmelle daha fazla yaklaşmakta ve her seferinde bir önceki yaratımını mükemmellikte geçmektedir.
Sizler Tanrı gibisiniz ve aynı şekilde hayatınızda yaratma ve mükemmel suretler oluşturma imkânınız vardır.
Bazı bireyler kendi yolunda gitmeyi tercih ediyorlar ve hayatını ve çevrelerindeki gerçekliğini mükemmellikten uzak standartlara göre inşa etmeyi tercih etmektedirler. Tanrı size deney yapmanıza izin veriyor. Ve siz kendiniz er ya da geç yaratıklarınızdan hangisinin güzel, ahenkli, mükemmeliyetin çerçevesine girdiğini ve hangisinin kötü, çirkin ve dönüştürülmesi gerektiğine ikna olacaksınızdır.
Bu yüzden eğer kendi hayatınızı düşük standartlara ve ilahi olmayan doğrultuda yönetmeye tercih ediyorsanız, bunu yapmanıza izin veriliyor.
Sizler, dünyanızda İlahi suretleri onların çirkin kopyalarından ayırmayı öğrenmek için bulunuyorsunuz. Ve hayatınızın tüm alanlarında ayrım yapmayı öğrenmeniz gerekiyor. Dual dünyanın şartlarında her şey ikilidir, iyi olduğunu zannedilen şey kötü olabilir, kötü olduğunu zannedilen şey ise ruhunuzun gelişimi için paha biçilmez bir yardım yapabilir.
Bu yüzden hiçbir zaman fani aklınızla yargılamamanızı tavsiye ediliyor. En alttaki yoksulun (sizin bilincinize göre) ruhsal bir zengin, kauzal bedeninde paha biçilmez hazinelere sahip olabilir. Ve bu birey özellikle yoksul bir hayat deneyimi kazanmak için bedenlemeye gelmiş olabilir çünkü onun tüm kral bedenlenmeleri benzer bir deneyimi kazanmasına imkân vermemiştir. Bilincinde yoksul bir yaşamı kabul etmek ve buna razı olmak çok yüksek bir ruhsal başarıdır. Ve pek çok yüksek ruh bedenlenmeye geldiklerinde böyle bir deneyimin ne kadar yararlı olduğunu anlamış ve kendi isteğiyle zenginliklerinden ve sosyal statülerinden vazgeçerek yoksul olmuşlardır. Tarihe geçmiş pek çok örnek biliyorsunuz. Ben sadece Asisili Francis’i ve Gautama Buda’yı anımsatacağım. Ve eğer ormanda sınama periyodunda oturan Gautama’yla karşılaşsaydınız, belki de onun hiç bir şey bilmeyen, dikkatinizi gerektirmeyen bir yoksul olduğunu düşünebilirdiniz. Ve yanılırdınız, yüce ve kadim bir ruhla konuşma imkânını kaçırırdınız.
Bu yüzden ayırt etme yeteneği size bu kadar çok gereklidir.
Ve bir başka örnek. Büyük bir zenginliğe sahip insanlar biliyorsunuz. Pek çoğunun bu zenginliği büyük bir sınama olarak aldıklarını biliyor musunuz? Ve zenginliklerinin yükünü taşımalarını onlara ne kadar ağır geldiğini biliyor musunuz? Ama size söyleyebilirim ki çok zengin insanların da, çok yoksul insanlar arasında da yüce ruhlar vardır ve her bir ruh için öngörülmüş İlahi Yol’dan uzun bir müddet ayrılan ruhlar da vardır. Zenginleri ve yoksulları ayıran dünyanızın tezat ve uçurumu, dünyanızın karmasının dengesizliğini gösteriyor. Ve bu aynı zamanda ruhlarınız için çok güzel gelişme şartları yaratıyor.
Evet, sevgililerim, sizin karmanız, bu iddia size ne kadar tuhaf gelirse gelsin ruhlarınız için çok güzel gelişme şartları yaratıyor. Karma, size devamlı yük bindiren ve gevşemenize izin vermeyen bir antrenör gibidir. Bu şekilde sürekli iyi formda kalıyor ve kendinizi sürekli aşmaya ve İlahi özellikler yaratmaya hazırsınızdır.
Büyük bir zenginlik ve büyük bir yoksulluk, büyük bir karmanın sonucudur. Ama öyle oluyor ki bazen kişi bu karmayı kendisi oluşturmuş bazen ise birey, insanlığın karmasını hafifletmek için bu bedenlenmede dönüştürebilmek için bu karmayı gönüllü olarak üstlenmiştir.
Ayırt etmek gerekiyor. Zenginliğe ve yoksulluğa karşı en iyi tutumunuz, lükse de sefalete de aynı şekilde eşit, sakin bir tutumunuzdur.
En önemlisi aklınızın tutumudur. Eğer yoksulluğu ve zenginliği de aynı şekilde kabulleniyorsanız, dış belirtilere bağımlı olmadığınızı gösteriyor. Çevrenizdeki insanlara karşı önyargısız bir tutum geliştirmeniz gerekiyor. Ne zenginlik ne de yoksulluk ruhların gelişimi için bir delil değildir ama sizin zenginliğe ve sefalete karşı tutumunuz ruhsal gelişim seviyenizin bir delilidir ve insanların büyük bir kısmı bilinçlerinde yoksulluk ve zenginlik konusunda doğru bir tutum geliştirirlerse, insanlığın bu tip dünya karmasının dönüştürdüklerinin bir işareti olacaktır. Ve Dünya’da artık ne zengin ne de yoksul olacaktır.
Bu yüzden eğer dürüstçe söylemek gerekirse birilerin zenginliği ve başkaların yoksulluğu sadece sizin kusurlu bilincinizin sonuçlardan birisidir. Ve bilincinizde bu kusuru aştığınızda bu hayatta ne aşırı bir yoksulluk ne de haddinden fazla bir zenginlikle karşılaşacaksınızdır.
Bu yüzden ne zenginlikle ne de yoksullukla savaşmanın hiçbir anlamı yoktur. Sadece yoksulluğu yadsıyan ve zenginliğe yönelen kusurlu bilincinizle savaşmanın bir anlamı vardır. Ve insanların büyük bir kısmı bilincinde yoksulluğa ve zenginliğe doğru bir tutum oluşturduklarında, ne yoksul ne de zengin olacaktır.
Yoksulluğunuzun kökü ve zenginliğinizin kökü bu dünyanın eşyalarına karşı aşırı bağımlığınızın bir karmasıdır. Sizler bu karmayı dönüştürmek için gönüllü olarak üstlenmiş veya bu karmayı önceki bedenlenmelerde İlahi Enerjiyi yanlış şekilde kullanılmasından dolayı meydana getirmiş olabilirsiniz.
Ve çevrenizdeki her şey, kendi karmanızın, insanlığın karmasının her türlü özelliğin, bu dünyanın her türlü tezahürün, her türlü  duygu ve düşüncenin bir sonucudur. Ama bütün bunlar ruhlarınızın en kaliteli eğitimden geçmeleri ve gelişmeleri için imkân veren fonu, sahneyi yaratmakta.
Size göre hayatınız tamamen çaresiz olabilir. Ama pek çok Işık Varlık, gelişim için bu kadar güzel şartlarınız olduğu için sizi kıskandıklarını söylersem, belki bu size büyük bir teselli olabilir. Ve İlahi Yasa izin verseydi pek çoğu memnuniyetle sizinle yerlerinizi değiştirebilirdi. Bu yüzden göreviniz, ruhlarınızın gelişimi ve genel olarak tüm insanlığın ve tüm evrenin gelişimi ile ilgili daha geniş bir bakış kazanmak olacaktır.
Eğer bugünkü sohbetim bilincinizin doğru yönde değişmesine katkıda bulunursa mutlu olacağım.
 
BEN Surya’yım ve size Yüce Merkezi Güneş’ten selamımı gönderiyorum.
 
 


Kurulum Tarihi : 10/02/2007 · 15:50
Son Güncelleme : 24/07/2010 · 15:56
Kategori : Dikte I
Sayfa Oku 9742 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye