* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
 -  Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
261 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Duaya Davet - Ruhsal uygulama hakkında

Ruhsal uygulama hakkında

Dua nöbetine katılmak için öneriler.

Tanrı ile içsel uyum sağlanması.


Sevgili arkadaşlar,


 

Dua nöbeti - çok önemli bir ruhsal çalışmadır.

Böyle bir Dua nöbeti dünyadaki durumu tamamen değiştirebilir, olumlu yöne doğru akmasını yönlendirebilir, tüm savaşları ve askeri çatışmaları önleyebilir.

Bununla beraber, bu ruhsal çalışmada maksimum bir etkiye ulaşılması için  bir koşul vardır:  nöbete katılan insanlar, sevgi ve iç huzurla dopdolu, çok uyumlu bir durumda olmaları gerekir.

Bu nedenle eğer üzgün, ağır düşüncelere dalmış, yakınlarınızla veya iş yerinizde bir çatışmanın veya bir kavganın etkisi altındaysanız, lütfen o gün Rozari okumayın. Eğer uyumsuz bir durumda iseniz çalışmanızın sonucu negatif olacaktır, dahası, o gün Dua nöbetine katılan insan sayısıyla çoğalacaktır.

İyi bir bilinç durumda olduğunuzu düşünseniz bile, kendinizi hazırlamadan Rozari okumayı başlamayın. Rozari okumaya başlanmasına 15 - 30 dakika kala, Rozari okurken sizi hiç bir şey rahatsız etmemesi için gerekli önlemler alınız: evdekilerle sizi rahatsız etmemeleri için anlaşın,  tüm telefonları, televizyonları, radyoları kapatınız.

Maillerinizi kontrol etmeyiniz, internette haberleri izlemeyiniz, skype'ta konuşmayınız ve sosyal medyayı ziyaret etmeyiniz.

İçinizdeki Tanrı ile uyum sağlamak için Rozari'den önce 15-20 dakikanızı adayın. Bunun için, sevdiğiniz duaları,  mantraları okuyabilir, huzurlu, ahenkli bir müzik altında Üstatların resimlerine bakabilir, sevdiğinizin bir Üstadın Mesajını okuyabilir veya  ses kaydını dinleyebilirsiniz.

Dua nöbeti başlamadan önce gözleriniz kapalı, sessizce birkaç dakika oturup kalbinize odaklanın. Kalbinizle nefes aldığını düşünün. Yavaş ve derin nefes alınız.

Elbette Dua nöbetine hazırlanmak Rozari'nin kendisi okumakla yaklaşık aynı zamanı alacaktır. Ancak katıldığınız Dua nöbetinde elde edilen sonuç çok  daha fazla olacaktır.

Dua pratiğiniz sırasında asıl ulaşmanız gereken görev, içsel durumunuzu uyumlu hale getirmektir. Tümüyle uyumlu ve Tanrı ile birlik olma durumuna girmeniz gerekir.

(Sevgili Surya 13 Aralık 2005)

Rozari bitikten sonra hemen işlerinize dönmeye acele etmeyiniz. Rozari'nin titreşimlerinde biraz daha kalmak için, sessizce birkaç dakika oturun.

Manevi çalışmanız sırasında iyi bir ruhsal durumuna ulaşmışsanız, Tanrı Surya'nın verdiği aşağıdaki imgelemeyi yapabilirsiniz:

Ruhsal pratiğiniz sonunda basit bir şeyi yapmanızı rica edeceğim. Auranızın genişlediğini ve evin boyutuna ulaştığını, daha sonra genişlemeye devam ettiğini ve tüm şehrinizi, ülkenizi ve bütün yer küreyi kapladığını hayal edin. Ve auranızın kapsam alanına giren bütün canlı varlıklar kendi üzerlerine onun etkisini hissettiğini hayal edin.

 

Ve her bir canlı varlık, ruhsal pratiğiniz sırasında ulaşabildiğiniz ahenk ve barış dolu durumla dolduğunu hayal edin.

(Sevgili Surya 13 Aralık 2005)


Aşağıda, Üstatların Mesajlarından ruhsal uygulamanız için bir kaç öneri bulunmaktadır.

Padmasambhava, 23 Nisan 2005

Dua pratiğinizin bir amacı olması gerekir. Eğer doğru bir amaç olmadan dua ediyorsanız boş yere zaman harcıyorsunuzdur. Ve eğer dua veya meditasyon ederken insanlık için ne kadar büyük bir iş yaptığınız şeklinde düşünceler geliyorsa, duanızın bir anlamı kalmıyor.

Dua ederken insani bilincinizi tümüyle bırakmanız gerekir. Eğer bilincinizde Tanrı’nın sizi duyabileceği seviyeye yükselmezseniz, Tanrı’yla nasıl konuşabilirsiniz ki? Kendi aranızda sohbet ederken konuştuğunuz kişinin sizi duyabilmesi için onun yanına yaklaşmaya gayret ediyorsunuzdur. Tanrı’yla konuştuğunuzda, Tanrı’nın sizi duyabilmesi için niçin gayret etmiyorsunuz?

Tanrı sizinle kalp dilinde konuşuyor ve O sizinle yüreğinizde konuşuyor. Bu yüzden dua ederken hiçbir şey dikkatinizi dağıtmaması gerekiyor. Sizler tümüyle kalbinize, kalbinizde hissettiğiniz şeylere odaklanmanız gerekiyor.

Duanın sözlerini söylemeye bile mecbur değilsiniz. Siz sadece bilincinizi Tanrı’nın bilinciyle birleştiriyorsunuz. Bilincinizi Yüksek Benliğinizin seviyesine yükseltiyorsunuz. Ve sizler- Tanrı’dasınızdır.

         Dua pratiğin bütün amacı bilicinizi yükseltmektir. Eğer dudaklarınız ve diliniz duanın sözlerini söylerken, aklınız etrafta dolaşıyor ve diğer insanların ne yaptığı ile ilgileniyorsa, en iyisi dua etmeyi bırakın. Anlamsız bir işle uğraşıyorsunuz. Dua bir dil alıştırması değildir, Tanrı’yla konuşmaktır.

 

Sevgili Zerdüşt, 2 Ocak 2006

 

...günlük çabalarınız mutlaka ödüllendirilecektir. Çünkü dua etmek için birkaç dakika bile ayırmanız bile bazen ne kadar zor olduğunu anlıyor ve değer veriyoruz. Çünkü üstlendiğiniz yükümlülükleri yerine getirmek için ciddi olarak uğraşmaya başladığınızda, Karmik Kuruluna mektubunuzda veya yüreğinizde amacınızı belirttiğinizde ve belli bir süreyi kutsal çalışmaya adamaya karar verdiğinizde, sizi çevreleyen her şey size karşı koyuyor gibi geliyor olacaktır.

 

Dünyanızda karşınızda duran hiçbir engelden korkmayın. Çünkü engeller aşılmaları gerektiğini söylüyorlar. Eğer engelleri her gün aşarsanız ve üstelendiğiniz yükümlülükleri her gün yerine getirirseniz, bu süre zarfında yarattığınız çabalama momentumu, zamanla dualarınıza yardım edecektir. Çünkü dualarınız zamanla daha fazla ve fazla güçlenecektir.

Sizler sözlerle bile dua etmiyorsunuz, sizler yüreğinizle, yüreğinizin impulsuyla dua ediyorsunuz. Ve duanızın içtenlikle yaratığınızda sizi her zaman görüyoruz. O an sizler büyük bir ışık patlaması gibi parlıyor ve bu parlama bize ve meleklere işaret görevini görüyor ve bizler size yardım etmek için yöneliyoruz.

Bildiğiniz gibi en etkili dualar yüreğinizde içtenlikle ve bir çıkar gözetmeden yaptığınız dualardır.

 
Meryem Ana, 13 Haziran 2005

Bana yönelttiğiniz her duanın dünyalarımız arasındaki perdeyi gittikçe daha fazla incelttiğini hayal edin. Ve dualarınız, yer küresinin bazı bölgelerinde dünyalarımız arasındaki iletişime öyle olanaklı hale getirmiştir ki, sizler dokunuşlarımı ve yağdırdığım güllerin kokusunu hissedebilirsiniz.

Sevgililerim, dua etmeyi bırakmayınız. Önceden de olduğu gibi sizin Aşkınıza ve dualarınıza ihtiyacım vardır.

<...>

Serafim Sarovski’yi hatırlıyor musunuz? Suretimin tasvir edildiği “Şefkat” ikonunu önündeki hizmetini hatırlıyor musunuz? O, dua bile okumuyordu, ama gözleri gözyaşıyla doluyor ve bana karşı oğlanüstü Sevgi durumunda bulunuyordu.  Serafim Sarovski benim en sadık hizmetkârlarımdan birisiydi. Ormandaki iletişimimizi bugün bile hatırlıyorum.

 

Allah’ın bize verdiği, aktarılması imkânsız bu mucizeyi hayal bile edemezsiniz. Sevgimizin yardımıyla dünyalarımız arasındaki tüm engelleri yok edebiliriz. Ve birbirimize hediye edebileceğimiz iletişimizden daha yüce, daha güzel ve harika bir şey yoktur.

 
T.N. Mikuşina
 
 


Kurulum Tarihi : 19/10/2015 · 20:58
Son Güncelleme : 22/12/2015 · 13:04
Kategori : Duaya Davet
Sayfa Oku 1664 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye