* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
 -  Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XIII-10 - ... 25.12.2014

Gerçek ruhsal geleneklerini korumadan, toplumun başarılı gelişimi mümkün değildir

Tanrı Lanto
25 Aralık 2014
 
lanto_3.jpgBEN Lanto.
Ben tekrar geldim. Bugünkü sohbetimiz sizin için, ruhlarınız için, yararlı olacağını umarım.

Bildiğiniz gibi şu anda tüm çabalarınızı içsel dengeyi korumaya yoğunlaştırmanız, enerjilerinizin dengede olması çok önemlidir. Çünkü size şunu söylesem hiçbir sır ifşa etmeyeceğim,  aslında insanın bütün ruhsal başarıları tek bir şeye göre belirlenir:  her türlü dış koşula rağmen, içsel barışın ve Yaradan’la birlik durumunun koruma yeteneğine.
İnsanlığın Öğretmenleri işte bu özelliği öğrencilerinde geliştirmeye çalışmışlardır.

Büyük bir Öğretmen bedenlenmeye geldiği zaman, etrafında sadık çelalardan (1)  bir çevre oluşturmuştur. Ve işte bu sadık çelalar, Dünya’ya sürekli gelen insanlık Öğretmenlerin Işık misyonlarının başarısını korumuş ve devamlılığını sağlanmışlardır.
 
Ancak, şu anda guru-çela ilişkisinin kavramı kaybolmuştur.
Sizde gelenek yok, Öğretmene hürmet gösterme yok. Barbarlık,  insan yaşamının tüm alanlarını ele geçirmiştir.
 
İnsanlığın büyük çoğunluğunun bilinci sürekli tamamen hayvani içgüdülerini ve ihtiyaçlarını tatmin etme düzeyinde bulunuyorsa, yüksek ruhsal başarılar beklenemez. Tüm ruhsal başarılar, daima belirli ruhsal okulları tarafından sağlanmıştır. Ruhsal gelenekleri koruma enstitüsü daima var olmuştur. Tek istisna sizin zamanınız.
 
Daha eski çağlarda insanlar, gerçek ruhsal geleneklerini korumadan, toplumun başarılı gelişiminin mümkün olmadığını biliyorlarmış.
Herhangi bir toplumun temellerinden ruhsal gelenekler kaldırıldığında, o yozlaşmaya ve yok olmaya mahkûmdur.

Şu anda Dünya'da varlığını sürdüren, altın buzağına tapan medeniyetin görünüşteki tüm çekiciliğine rağmen, bu medeniyet  devam edemeyecektir. Ne yazık ki, o yok olmaya mahkûmdur, çünkü kendisini Tanrı’dan ayırmış ve dolaysıyla kendisini İlahi enerji kaynağından ayırmıştır. Bildiğiniz gibi bu dünyada her şey yalnızca İlahi enerjinin sayesinde korunuyor ve varlığını sürdürüyor.
Bir medeniyet gönüllü olarak enerji kaynağından vazgeçtiği zaman, kendini yokluğa mahkûm ediyor.
 
Geçtiğimiz yüzyıllarda bu her zaman böyle olmuştur.

Ne yazık ki, şu anda mevcut vakayinameler insanlık tarihinin sadece birkaç bin yıllını kapsar. Ve eğer yüzyılların derinliklerine bakma şansınız olsaydı, Tanrı’dan ayrılma ve İlahi enerjinin yanlış kullanımı, teknik bakış açıdan çok gelişmiş uygarlıkların yıkılmasına sebep olduğunu canlı örnekleri karşınıza çıkardı.

Atlantis’in yok edilmesi en yakın tarihsel örnek olarak verilebilir. Henüz kaybolmamış efsanelerde bu büyük kıtanın birkaç gün içinde yok olduğunu, okyanusun derinliklerine battığını söyleniyor.

İnsanlık Öğretmenlerinin yalnızca seçilmiş takipçileri,  Tanrı'ya olan bağlılığını yüreğinde koruyanlar hayatta kalmışlardır
 
O zaman, yaklaşık bir milyon yıl önce, Atlantis kıtası sürekli bir savaş halindeydi. Bu kıtada yaşayan insanlar  ana prensibe: Tanrı’ya ve O'nun Yasasına olan tutumuna göre ayrılmıştı.
 
İnsanların bir kısmı İlahi enerjiyi yalnızca giderek artan arzularını ve kaprislerini tatmin etmek için kullanırdı.

İnsanlığın başka, küçük bir parçası ise Tanrı'ya olan sadakatini korurdu. Bu iki insan grubu arasında sürekli düşmanlık ve çatışma meydana gelirdi.

Bu gerçekten içsel özü itibarıyla, iki tamamen zıt insanlık gelişim yönleridir: birincisi -  kendi egosuna hizmet ve onun arzularını tatmin etmeye yöneliktir, ikincisi ise - Tanrı’ya ve komşuya hizmet etmeye yöneliktir.

Şu anda dünyada oluşan duruma dikkatlice bakın. Size tarihin tekerrür ettiği gibi gözükmüyor  mu?
O sürekli olarak tekerrür ediyor. Ama şu anda, hayatlarında gerçek İlahi ilkelerini savunan insanlar, yüzde bakımından çok daha az kalmışlardır.

Bu şöyle açıklanmaktadır, şu anda dünyada, zayıf not alanlar, gelişiminde, ruhsal gelişiminde, şimdi daha yüksek enerjisel seviyelerde bulunan insanlığın ileri gelen kısmından geri kalan insanlar kalmışlardır.

Sizin zamanınıza Kali Yuga denir. Bu, yozlaşma ve insanların yaşamlarında Tanrı'nın önceliği olmadığı dönemin adıdır.

Görünüşteki tüm dış ihtişamına ve tüm teknik başarılarına rağmen, şu an var olan medeniyet yok olmaya mahkûmdur, çünkü kendisini Tanrı’dan ve O’nun Yasasından ayırmıştır.
Ve gittikçe artan dünya nüfus sayısı, belli bir kritik noktanın yaklaştığını söylüyor. Sonsuz merhametiyle Yaradan, tüm ruhlara gerçek İlahi doğasını göstermeleri için bir şans verir. Ama, binlerce yıllık bir dizi önceki enkarnasyonlarında, şimdi bedenlenmiş bireyler ilahi davranışlar göstermedikleri için onların şu anda İlahi davranış örnekleri göstermek zorunda oldukları koşullar,  pek de iyi değildir.

Karma Yasası bu şekilde çalışır.

Eğer insanlar arzularını ve tutkularını şımartmak istiyorsalar, her bedenlenmeyle  kendi İlahi doğalarını göstermelerini engelleyen giderek daha kötü koşullarda buluyorlar.
 
Tasvir ettiğim resimde kıyamet ve umutsuz hiçbir şey yoktur. Her insan çaba vektörünü her an İlahi olana doğru değiştirme şansı vardır.

Bizim görevimiz,  gelip size Öğretimimizi vermek, ki o ruhlarınızın ölümsüzlüğü yönünde, gerçekten doğru istikamette güvenilir bir göstergedir.

Kendinde güç, cesaret, inanç ve çaba bulabilenler ve işaret ettiğimiz yönü takip edenler, bir sonraki Altın Çağ medeniyetinin tohumunu oluşturacaklardır.

Hayvani doğasını takip etmeye tercih edenler ise, eninde sonunda kendi iç özlerine en uygun koşullarda bedenleneceklerdir.

Bugün, umarım, ruhlarınız için pek çok şeyi açıklığa kavuşturan önemli bir sohbet gerçekleştirdik.

BEN Lanto.
 
© Tatyana Mikuşina, 2014
------------------------------------
Çela- öğrenci (çev.notu)


Kurulum Tarihi : 26/12/2014 · 09:39
Son Güncelleme : 26/12/2014 · 09:39
Kategori : Dikte XIII-10
Sayfa Oku 2313 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye