* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
261 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ...... 10.07.2009

Rusya’da başladığımız işe devam ediyoruz

 

Üstat Morya 

10 Temmuz 2009 

 
BEN El Morya. 14moria.jpg
 

Beni bekliyor muydunuz? Biliyorum ki, pek çoğunuz gelmemi sabırsızlıkla bekliyordu.  Çünkü hiçbir Üstat benim kadar kararlı ve somut konuşmuyor. 

 

Çünkü Rusya'da başladığımız bütün işlerin sorumluluğu benim üstümdedir. Ve sorumluluğum, kısa, özlü ve somut konuşmamı gerektiriyor. Mesajın dar sınırları içine çok fazla şey sığdırmak gerekir. 

 

Peki, başlıyorum. Rusya'daki misyonumuzun saplanıp kaldığını biliyor olmalısınız. Ve bunun nedeninin, misyonumuza dahil olmaları gerekirken, kendilerine başka uğraşlar bulan ve bizim ilgi alanımızdan uzak şeyler yapmaya başlayan ışık   taşıyıcılarının  tembelliği olduğunu biliyor olmalısınız. 

 

Bizim Işık misyonlarımız çok uzun zaman ve çok dikkatlice hazırlanıyor. Bu misyon için hazırlanan ruhlarla ince planda pek çok sohbet düzenleniyor. 

 

Ve harekete geçmeniz gereken zaman gelince, programlanması imkansız bir şey oluyor: sizler, daha önce asla ilgilenmediğiniz şeyle ilgileniyorsunuz  ve tam bunun için bedenlendiğinizi düşünüyorsunuz. Sizler, duymuyor ve mesajlarda okuduğunuz veya gece uykunuz sırasında tapınaklarda duyduğunuz sözlerimizin hiç birini  duymak  istemiyorsunuz, fiziksel planda hiç bir işareti görmüyorsunuz, sadece illüzyona dalıyorsunuz. 

 

Peki, ne kaldı? Ben, elçimizin  kahramanca çabalarını alkışlıyorum. Bu kadının inşaatla uğraşması ve başka insanlar tarafından yapılması gereken işlere, bedenlenmesinin paha biçilmez günlerini adaması hiç bir şekilde planlanmadığını söylersem, sizin için bir sır olmayacaktır. 

 

Alkışlıyorum, ama aynı zamanda söylemek zorundayım ki, her şey iyi  olurdu, ancak ilerlemek yerine, bu iki yıl boyunca inşaat devam ederken,  birkaç yıl geriye döndük.  

Evet, sizi birinci sınıfın sıralarına oturtmak  ve planlanmış olan işlerle uğraşmak yerine, yineden eğitime başlamak zorunda kalıyoruz.  

 

Bizler, daha büyük bir ilerleme  bekliyorduk, ama arabayı atın önüne  koşmayacağız. Rus erkeğinin, uykusuna doymasını ve taş sobandan kalkmasını bekleyeceğiz. 

 

Bir atasözü vardır: "Ruslar arabasını yavaş koşar, ama hızlı sürer". Henüz atı arabaya koşmaya  başlamadığınızı size söylemek zorundayım. 

 

Bizler, henüz yolun en başındayız ve acilen, bu Işık misyonuna katılmak için gönüllü olup, ancak uzaklaşan bireylerin yerine başkalarını  arıyoruz. Her kişinin kendi nedeni var, fakat genel sonuç içler acısıdır. Orada burada yanıp sönen, dağınık alevler, başarının bir göstergesi olamaz. Ve elçimizin bayrağı altında birleşmek yerine  fiziksel planda orada burada yapmayı denediğiniz farklı işler şeklinde kendinize bir bahane buldunuz. 

 

Kardeşliğin işleri dışında, başka işiniz olamaz. 

 

Bizler, bütün cephede tüm borazanlarla  hücum sesi çalarken , sizler armonika çalamazsınız. Sizin ilgilendiğiniz bir çok uğraş tam olarak böyle görünüyor. 

 

Misyonumuzda yer alıp yardım etmek yerine, evrimsel gelişimin belli bir aşamasında muhtemelen iyi olan, ama ruhlarınız için hiçbir şekilde uygun olmayan birçok uğraş buldunuz. 

 

Bu, dünyanın en yüksek zirvelerine tırmanmış bir dağcının, beş yaşındaki çocukların kışın kaydıkları küçük tepeye tırmanmasına  benziyor. Sizi akıllandırmak için daha nasıl kelimeler bulmalıyım, bilmiyorum. Yine de, Rusya’da başladığımız işe devam ediyoruz. Mümkün olduğu kadar ilerleyeceğiz. Ben üzgünüm. Çok daha fazlası elde edilebilirdi.  

 
Fakat sonuç çıkarmak için çok erken, daha işin ortasındayız. Bayraklarımızı açıp askeri sıraları oluşturduğunuzda, kimin bize kurnaz tuzaklar ve ticari çıkarlarla karşı koymaya cüret edeceğini göreceğiz. 

 

Fiziksel planda gücü arttırmanın zamanı geldi. 

 

Bizler, somut işler yapmanız gerektiğini, ama onları kaotik değil, organize bir şekilde yapmanız gerektiğini tekrarlamaktan yorulmayacağız. Sizler birlik olmalısınız. Bizler, planlananı dünya üzerinde bir yerde yapabildiğimizde, kolayca birçok yerde bu deneyimi tekrarlayabiliriz. 

 

Sizlerden, daha fazla çevik ve gayretli olmanızı bekliyordum. Düzeni yeniden oluşturmayı ve  Işık potansiyelini artırmaya devam etmeyi deneyeceğiz. 

 

Sizler, benim gelmemi uzun süre beklediniz. Ancak, sizlerle konuşmak için çok fazla zamanım  yok.  


Daha iyi çalışın ve sizlere daha fazla zaman ayıracağım! 

 

BEN El Morya. 

 
 
© Tatyana Mikuşina, 2009 


Kurulum Tarihi : 08/02/2014 · 12:11
Son Güncelleme : 08/02/2014 · 12:13
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 3865 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye