* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
 -  Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
259 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XIII-9 - ... 26.12.2013

Eğer Tanrı hakkında düşünmüyorsanız, kendinizi Tanrı’dan ayırıyorsunuz

 
Kuthumi
26 Aralık 2013
 
 

Kuthumi2.jpgBEN Kuthumi.

 

Bugün asıl önemli olan, şu zaman diliminde sizin için hayati derecede önemli şey hakkında konuşmaya geldim.

 

Ne dersiniz, şu anda sizin için asıl önemli olan nedir?

 

Birçoğu, bizim için asıl önemli olan para olduğunu söyleyecekler. Başkaları, sağlık diyecekler.

 

Bazıları, diğer bir insana karşı hissedebilecekleri sevgi duygusunun onlara yetmediğini söyleyeceklerdir.

 

Hayatınızda sahip olmak istediğiniz pek çok şey var ve bu, sizin için asıl önemli olan şeymiş gibi görünüyor.

 

Ben, hiç birinizle tartışmayacağım. Çünkü yaşamınızda neyle uğraşacağınızı siz kendiniz seçiyorsunuz. Hayatınızda uğraştığınız şeylerin yanlış veya hatalı olduğuna sizi ikna etmeye gelmedim.

 

Sizin için gerçekten esas olanı hatırlatmaya geldim ve bu temel şey, bedenlenmiş insanlığın büyük bir çoğunluğunun hayatında artık yok. Elbette ki, Tanrı ile olan birliğinizden söz ediyorum.

 

Tanrı ile birlik duygunuz, sizin içinizde, yakınlarınızın, dostlarınızın içinde bulunan Tanrı ile, Yaşamın her bir parçasında bulunan Tanrı ile birlik hissi, bu duygu insanlık tarafından kaybedilmiştir.

 

Ve eğer bu birliği tekrar kurmayı başarabilirseniz, her biriniz mutlu, huzurlu olurdu. Kendinizi tamamen korunmuş ve rahat hissederdiniz.

 

Yaşamanızda size gerçekten ne yetmediğini tahmin ettim, doğru değil mi?

 

Bunu farklı şekilde ifade edebilirsiniz, ama şu anda hayatınızda, bu Evrenin Yaratanı ve Yaşamın her bir parçasındaki O’nun tezahürü ile olan birliğiniz, size fena halde yetmemektedir.

 

Neden bu böyle oldu?

 

Neden birliğinizi kaybettiniz?

 

Neden kendinizi yalnız ve korumasız hissediyorsunuz?

 

Neden toplumunuzda hakim olan duygu, korkudur?

 

Bu Mesajımda, bu sorularınıza cevap vermeye hazırım.

 

Ben, bu yüzden geldim.

 

İlahi dünyadan ayrılma sebebinin bizzat kendiniz olduğunuz ile başlayalım. Muhtemelen, pek çok defa, sizinle olup biten her şey için bizzat kendiniz suçlu olduğunuzu duymuşsunuzdur. Elbette bu evrenin başlıca yasasının temel bir durumudur – Karma veya mükâfat Yasası.

 

Şu anda sahip olduğumuz her şey geçmiş seçimlerimizden ve davranışlarımızdan kaynaklanmaktadır. Demek ki, şu anda, şu zaman diliminde sizin ve toplumun bulunduğu durumun sebebi sizlersiniz.

 

Uzun zaman önce, başlangıçta size özgü olan birlikten uzaklaşma yönünde ilk adımınızı attınız. Ve bu adım ayrılma yönünde atılmıştır. Kendi kaderinizi tayin etmeyi kendiniz seçtiniz. Ve kendi isteklerinize ve eğimlerinize uygun hareket etmeyi seçtiniz.

 

Özgür irade yasasına göre sizler tamamen doğru şekilde hareket ettiniz. Doğal eğilimleri ve yetenekleri doğrultusunda kendi bireyselliğinizi göstermeye çalıştınız.

 

Bu seçim anı milyonlarca yıl önce gerçekleşmiştir. O zamandan beri sizi çevreleyen, maddesel dünya yoğunlaşma yönünde değişmiştir. Ve şu anda etrafınızda gördüğünüz şey, büyük ölçüde, kendi özgür iradenize dayanarak yaptığınız, bilinciniz ve eylemleriniz tarafından yaratılmıştır.

 

Neden kendinizi mutlu hissetmiyorsunuz?

 

Neden sevinciniz yoktur?

 

Neden bu Evrenin bir özelliği olan sevgi ile dolup taşmıyorsunuz?

 

Kendinizi İlahi dünyadan ayırdığınız için olabilir mi?

 

Kaçınız, gün boyu Tanrı hakkında düşünüyor? Tüm yaratılışı kaplayan ve sizlerin aslında onun bir bedenlenmesi olduğunuz Tanrı hakkında [düşünüyor]?

 

Eğer Tanrı hakkında düşünmüyorsanız, kendinizi Tanrı’dan ayırıyorsunuz. Ve kendinizi Tanrı’dan ayırmanız, bilincinizde mevcuttur.

 

Bizler, basit bir çözüme geldik: Tanrı ile olan birliğinizi ve onunla bağlantılı huzur, sevinç, mutluluk ve barış duygunuzu size nasıl geri getirebiliriz.

 

O’nu yaşamınıza geri getirmeniz için sürekli Tanrı hakkında düşünmelisiniz!

 

Çözüm çok basit: eğer mutlu olmak istiyorsan – O’nun gibi ol! 

 

Ancak bilincinizde bu basit çözümü kabul ettiğinizde ve onu yaşamınızda uygulamak için çabaladığınızda, hayatınızda adeta mucizeler gerçekleşmeye başlıyor; etrafınızda her şey, Tanrı ile bir olma kararınızı takip etmenize engel olmaya başlıyor. Her şeyden evvel kendi düşünceleriniz, sizi boğmaya başlıyor. Fani aklınız, birbiri ardına size fikirler yağdırmaya başlıyor. Hayatınızı Tanrı’ya adamadan önce tatil için denize gitmeniz iyi olacağını düşünmeye başlıyorsunuz. Ya da hayatınızı kısıtlamanın sizin için erken olduğunu düşünüyorsunuz, çünkü aniden kız arkadaşınıza veya erkek arkadaşınıza karşı sevgi hissetmeye başlıyorsunuz. Ya da hayatınızı Tanrı'ya adamaya fırsatınızın olabilmesi için yeterince para kazanmanız gerektiğini düşünüyorsunuz.

 

İçsel istekleriniz, size uzaydan arzularınızın gerçekleşmesi için fırsatlar çekiyor. Birkaç aylık kavgadan sonra sevgiliniz sizi arıyor. Veya size kazançlı, yüksek ücretli bir iş teklif ediyorlar. Ya da başka bir şey oluyor. Ve sizler, Tanrı’yı unutuyorsunuz. Endişelerinize ve çevrenizdeki hayatın etkilerine dalıyorsunuz.

 

Size anlattığım şeylerin kötü olduğunu ve alenen kınanma hak ettiğini düşünmeyin. Hayır. Bu, şu anda dünyanızda oluşmuş yaygın bir durumdur. Siz hepiniz, bedenlenmede bulunanlar, durumun esirlerisiniz. Sizler, illüzyon güçlerin tuzağı içindesiniz.

 

Ve eğer bu illüzyon labirentinden bir çıkış olmasaydı, ne ben ne de başka bir Üstat gelip Mesajlarımızı vermek için zaman harcamazdık.

 

Fakat ben, Mesajlarımızı okuyan her biriniz, daha bu bedenlenmede illüzyon güçlerinin etkisini öyle zayıflatabilirsiniz ki, onlar artık sizi yönetemeyecekler ve manipüle edemeyecekler, sizler ise kendi kaderinizin sahibi olacağınız konusunda ısrar ediyorum.

 

İşte bizler bu yüzden geliyoruz ve öğretiyoruz.

 

Aslında illüzyondan çıkmak çok basittir. Ve bu çıkış tamamen sizin bilincinizin içinde bulunuyor.

 

Sizler, illüzyonlu güçlerin etkisinden çıkmak için karar alıyorsunuz.

 

Ve bu kararınızı her gün, sabahtan akşama kadar takip ediyorsunuz.

 

Eğer hep aynı yönde devam ederseniz, hedefinize ulaşacaksınız.

 

Eğer her gün hareket yönünüzü değiştirirseniz, sabah Tanrı’ya doğru gidiyorsanız, günün ikinci yarısında ise arzularınızı karşılamaya, sizler hiçbir zaman Tanrı ile birlik olma amacınıza ulaşamayacaksınız.

 

Sizi en çok ne engelliyor?

 

Kendiniz.

 

Yalnızca fani aklınızın direncini aşmanız gerekiyor. Ve bu yapmanız gereken temel şeydir. Bunun için, bilincinizi sürekli Tanrı’ya yönelik tutmaya yardım eden gerçek ruhsal uygulamalar mevcuttur.

 

Her gün ruhsal uygulamalar için zaman ayırmalısınız. Tek bir günü bile kaçıramazsınız. Çünkü dağa çıktığınız sırada pedal çevirmeyi bırakırsanız, dağın eteklerine kayacaksınız ve tekrar tırmanmaya başlamanız gerekecektir.

 

Tanrı ile birlik durumunuza geri dönmek için tamamen kararlı iseniz size yardımcı olacak temel prensipler işte bunlardır.

 
BEN Kuthumi.
 

© Tatyana Mikuşina, 2013


Kurulum Tarihi : 28/12/2013 · 11:13
Son Güncelleme : 28/12/2013 · 11:13
Kategori : Dikte XIII-9
Sayfa Oku 4608 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye