* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
259 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ..... 24.06.2009

Ruhlarınızı, Dünya gezegeninin içine gömüldüğü karanlıktan çıkartmaya geldim.

 
 

Tanrı Şiva

24 Haziran 2009

 
 
Shiva.jpg

BEN Şiva!

 

Bugün size tekrar geldim. Bir Öğreti vermek için gelmeye değmezmiş, çünkü sizler mesajlarımızın ve Öğretimizin kıymetini bilmiyorsunuz. 

 

Her seferinde, iletişime geçme ve iş birliği sağlama çabalarımıza karşılık, insanoğlunun tepkisi ile karşılaştığımızda, her şeyi bırakmayı ve yeni baştan başlamayı istiyoruz.

 

Sizler hazır değilsiniz ve iş birliğine hazır olmak için çaba göstermeyi istemiyorsunuz.

 

İllüzyon, eskisi gibi varlığınız üzerinde kontrolü elinde tutuyor.

 

Ve Öğretimizin özünü idrak etmeye çalıştığınızda, mesajlarımız aracılığıyla size etki etmeye denediğimizde bile, sizler yine de daha ziyade illüzyonun etkisi altında kalıyorsunuz.

 

Sizler içinizde görünmez bir şekilde var olan engeli aşamıyorsunuz. Sizler her şeyden evvel bilincinizdeki illüzyonu aşmak için kararlı bir adım atmayı istemiyor ve arzulamıyorsunuz. Bu yüzden bizler bir seçimle karşı karşıyayız: insanoğlunu bırakmak, onu kendi haline bırakmak, ya da her şey rağmen çabalarımıza ve tembihlerimize devam etmek.

 

Bazen bana, tembihlerler yoluyla insanoğlunu harekete geçirmenin imkânsızmış gibi görünüyor. Ancak bu durumda, eğer kontrolümüzü bırakırsak, insanoğlu tek başına bir yirmi dört saat bile varlığını sürdüremezdi. Sizler sürekli bu evrenin Yüksek varlıklarının himayesi altında bulunuyorsunuz.

 

Uygarlığınızı desteklemek için enerji vermeye bıraktığımız an medeniyetiniz 24 saat içinde yok olur.

 

Tüm mesele şu ki, insanoğlunun evrim yönünde adımlar atmaya başlaması ve ölçülü, tamamen olgun kararlar alması için çok fazla efor harcanmıştır.

 

Talimatlarımızı takip etmeye hazır az sayıdaki ruhlar birbirinden ayrılar ve çevrelerindeki dünyada kendilerini beyaz kargalar gibi hissediyorlar. Ve bu az sayıdakileri düşündüğümde, onların pek çok dünyevi bedenlenmeleri boyunca arılar gibi topladıkları ruhsal deneyim zenginliğinden keyiflendiğimde, ben dünya deneyinin devam etme taraftarlarının yanında duruyorum.

 

Altın her zaman azdır, cevhersiz kaya ise çok daha fazla, bununla beraber insanlar altın çıkartmaya devam ediyorlar. Bizler de auranızın altın parlaklığı elde etmesi için fırsat vermeye devam edeceğiz.

 

Şehirlerinizin gürültüsü, kirliliği ve tozu arasında İlahi Işıkla dolu olan insanları ayırt etmek çok zordur. Sizler Tanrı’yı O’nun bulunmadığı ve olamayacağı yerde arıyorsunuz. Sizler Tanrı’yı dünyevi refah arasında arıyorsunuz. Ancak bizler ayırt etmeyi öğrenmeniz için size geliyoruz. Tanrı’nın varlığı dünyanızda daima mevcut, ancak gözlemlemek gerekiyor. Her birinizin içinde Tanrı bulunmaktadır. Gözlemlemeniz gerekiyor.

 

Yaşamınızda çok sessiz, lütuf dolu, sanki her şeyin durduğu anlar vardır. Sizler şehirlerinizin gürültüsünde sessizliği dinliyorsunuz. Her şey sessizliğe bürünüyor.  Ve o anda Tanrı size sessizce geliyor. O, sizin varlığınızın derinliklerinden ortaya çıkıyor ve etkisini çevrenizdeki her şeye yayıyor. Ve eğer bu ilahi mevcut anlarını sık sık hissedebilseydiniz, bu lütfu tattıktan sonra sonsuza dek uygarlığınızın size sunduğu suretalardan vazgeçerdiniz. Tanrı’nın verdiği lütufla, dünyanızın her yerinde karşılaştığınız suretalarıyla karıştırmamalısınız.

 

Dünyanızda bu içsel sükûnet ve huzur hallerini yakalamanızı isterim. Ve ben bu halleri, çevrenizdeki her şey yok olurken bile hatırınızda tutmanızı isterim.

 

Tanrı’da bulunduğunuz gerçek haller vardır. Ve sizler bu hallerde bulunmanız için çabalamalısınız. Bu şekilde İlahi dünya içinizden, tezahür olan dünyanıza akabilir. Ve böylece dünyanızın kusurları, kendine artık daha fazla besin bulamayan bir ateş gibi yavaş yavaş dinecektir.

 

Dünyanızın kusurunu yalnızca sizler devam etmesini sağlıyorsunuz. Yalnızca sizler enerjinizi kusura yönlendiriyorsunuz ve o varlığını sürdürüyor. Durun, ne yaptığınızı bir düşünün. Gün be güne, bir bedenlenmeden ötekisine bir kısır döngü içinde aptal eşekler gibi bir havucun peşinde koşmayı bırakın. Her birinizin kendi havucu vardır. Bazıları için bu cinsel hazdır, bazıları için kariyerdir, ki ona nedense kendini gerçekleştirme diyorsunuz, bazıları için çeşitli uyuşturucu maddeleri, kumar oyunları, eğlenceler.

 

İnsanoğlu ne kadar da çok şey icat etmiştir, tüm bu şeyleri tek bir hakikate – yüreğinizin sessizliği içinde bulunan Tanrı’yı engellemek için.

 

Yüreğinizin sessizliğine girin. Ve içinizde, yaşamınızda karşılaştıklarınızla kıyaslayabileceğiniz bir model olacaktır. Dünyanızın ıvır zıvırlarıyla temas ettiğinizde ortaya çıkan halleri, bu İlahi ahenk ve sessizlik durumları ile kıyaslayacaksınızdır.

 

Dünyanızda var olan, ama gelecek dünyada ihtiyacınız olmayacak çeşitli eşyaları biriktirmekten gönüllü olarak vazgeçmelisinizdir.

 

Üç dişli mızrakla uygarlığınızın Gordion düğümünü kesmek çok basittir. Bununla beraber insanlığın başarılarının her bir zerresi korunmalı ve muhafaza edilmelidir. İnsanlık uygarlığın en iyi başarıları başka dünya sistemlerinin başarılarını kat ve kat aşmaktadırlar. Ama buna karşın dünyanızda, Yüksek dünyaların tüylerinin ürperdiği ve kozmik ateşe atılması gereken çok fazla şeyler de mevcuttur.

 

Sizler kozmik fırının içinde bulunmaktasınızdır. Ve içinizde altın ile cevhersiz kaya ayrışımı gerçekleşmektedir. Ve Altın çağa geçecek altın ruhların yüzdesi, Dünya’da cevhersiz kayalıkta bulunan altının yüzdesine eşittir.

 

Ruhlarınızı, Dünya gezegeninin içine gömüldüğü karanlıktan çıkartmaya geldim.

 

BEN Şiva!

 
 
© Tatyana Mikuşina, 2009


Kurulum Tarihi : 18/11/2013 · 07:11
Son Güncelleme : 07/10/2016 · 11:52
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 4865 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye