* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
 -  Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
259 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XI - 21.01.2010

Sizlere güven aşılamak ve korkudan kurtarmak isterim

 
Üstat Morya
21 Ocak 2010
 
 

14moria.jpgBEN El Morya. Ve ben çelolarımın mutlu nidalarını tahmin edebiliyorum: “İşte, nihayet!”

 

Evet, sevgililerim, ben geldim! Ve bu mesajların tüm alınma ve aktarılma sürecini takip ettiğimi sizlere bir sır olarak söylemem gerekiyor ve hatta sizlere daha da fazlasını söyleyebilirim: bu mesaj döneminin iletilmesi için gerekli İlahi lütfü, Yüce Merkezi Güneş’ten almayı bizzat ben başardım.

 

Ne o, sevgililerim, mutlu oldunuz mu? Alışagelen yaşam tarzınızı bırakmanızı ve kendinizi tamamen Üstatlar’ın işlerine adamanız için, gerçek olsun veya bizzat kendiniz uydurmuş olduğunuz karmik problemlerini aşma imkânı sizlere nihayet verecek olan o impulsu aldınız mı?

 

Bu soruyu beklemiyordunuz, değil mi? Sizler için daha keyifli olan, eski tarzda yaşamak ve Üstatlar´in mesajlarını okuyarak ne kadar büyük bir iş yaptığınızı düşünmektir.

 

Kendinizi illüzyonla avutmayın. Sizler gezegende olup biten her şey için bütün sorumluluğu, nihayet üzerinize almanız gerekiyor. Çocukluk çağından artık çıkmanız gerekiyor.

 

Bütün bedenlenmelerimde, benim için temel ve öncelikli şey, Tanrı’nın İradesini gerçekleştirmekti.

 

Kral Arthur olarak bedenlenmem sırasında kardeşlik ilişkilerinin prensiplerini aktarıyordum. Bu, o zamanlar için alışılmadık bir şeydi. Ama bizler, çıkan bütün anlaşmazlıkları ve iç kargaşaları yuvarlak masa etrafında çözmeye çalışıyorduk. Ben İlahi prensiplere göre hareket ediyordum ve bu prensipleri diğerlerine de öğretiyordum.

 

Büyük Ekber Şah olarak bedenlenmem sırasında, diğer insanların ve halkların inançlarına saygılı tutuma dayalı bir politika yürütüyordum. O zamanlar bile, bölmek ve gücü kendi eline almak isteyen yeterince insan vardı.  Ancak ben, İlahi yönetim prensiplerini hayatın içine aktarmak için yönetici pozisyonumu kullanıyordum.

 

Racastan prensi Morya olarak bedenlenmem sırasında, insanların bilinçlerini daha yüce bir Hakikat’e yükseltmek, insan bilincinin sınırlılığını göstermek ve hazır olan bireylerin bilinçlerini yükseklere doğru yönlendirmek için gücüm dahilinde, her şeyi kullanıyordum.

 

Ve şimdi, yine aynı görevi yerine getiriyorum: İlahi İrade’yi, İlahi prensipleri dünyanıza aktarmak.

 

Bu her zaman mümkün olmuyor. Zamanlar ve insanların bilinçleriyle çalışma yöntemleri değişiyor. Yine de ben, insan yaşamının bütün alanlarında, İlahi prensiplerin er ya da geç zafer kazanacağıyla ilgili umudumu kaybetmiyorum.

 

Yeni mesajlarımız en çok Rusya topraklarında yayıldı. İnsanların tepkileri aynı değildir. Ama yine de verilen Öğretilerin hayatta uygulanması ile ilgili temel eğilim gitgide daha açık olarak belirleniyor. Ve aslında hiçbir şeyin yapılmadığı zamanlarda bile, insanlar yalnızca mesajlarımızı iyi, olumlu bir ruh haliyle okuduklarında, o zaman bile bu toplumsal hayata, hatta ekonomiye ve politikaya dahi etki etmektedir. Evet, sevgililerim, mesajların içerdiği enerjilerimizin etkisi, bilincinizden ayrı olarak, dış aklınızdan ayrı olarak gerçekleşmektedir. Bizler İlahi enerji nektarını kalplerinize, hazır olanlarınızın kalplerine döküyoruz. Ve İlahi enerji alt bedenlerinizden geçerek, sizi çevreleyen her şeyi etkileyebilir. 

 

Her şeyden önce, bilinçleriniz değişiyor. Ve bu da hakkında konuşmaktan usanmadığımız bir şey ve bunu gittikçe artan bir şekilde elde ediyoruz, çünkü bilincin daha yüksek seviyesinde bulunduklarında, insanlar geçmişte vuku bulan birçok şeyin olmasına müsaade etmezler. Ve bilincini yeterince yüksek bir seviyede tutmayı başarabilen bir kişi, yaşadığı yerden birkaç kilometrelik bir yarıçap içindeki dengeyi sağlar.

 

Her şeye rağmen, bizler amacımıza ulaşacağız. Ve eğer daha önce bizler, belirli bir misyonla bedenlenmeye gelen bireylerin eninde sonunda cesaret kazanacaklarına ve bedenlenmeye geldikleri işi gerçekleştirmeye başlayacaklarına güvendiysek, şimdi çok daha geniş bir cephede hareket ediyoruz. Bizler bütün fiziksel planın titreşimlerini yükseltiyoruz ve insanlar İlahi modellere göre hareket etmek zorundalar, çünkü eski davranış kalıplarının hiçbiri aynı sonuca götürmüyor.

 

Zaman ile uyum içerisinde yürüyebilmek için, sizler eski bagajdan kurtulmanız gerekecektir; ki o öyle bir yükle omuzlarınıza binmiştir ki ileriye doğru bir adım dahi atamıyorsunuz. Bağımlılıklarınızı, alışkanlıklarınızı, titreşimlerinizi düşüren her şeyi bir kenara daha cesurca atın! Nereye gideceğinizi ve ne yapacağınızı yürürken düşünüp taşınacaksınız. Bir insan cevval ve düşüncelerinde esnek olduğu zaman, eylemlerini yönetmek ve rehberlik etmek daha kolaydır, özellikle de kişinin kendisi, yaşamında İlahi rehberliği dilemişse.

 

Pılı pırtınızı, eşyalarınızı ve bağımlılıklarınızı kaybetmekten korkmayın. Çünkü terazinin bir kefesinde bir birey olarak varlığınızı devam etme şansınız dururken, diğer kefede ise; bütün kıymetli alışkanlıklarınız.

 

Bunlar birbirileriyle bağdaşmayan şeylerdir. Ve eğer tarafsız bir biçimde, en yüksek bakış açısından bakarsanız, eşyalarınızın hiçbir değeri yoktur. Bütün bunların yalnızca dışsal aklınız için bir değeri vardır. Gelecek değişimlerden korkularınız tamamen asılsızdır. Çünkü eğer Tanrı’yla ve Üstatlar’la uyum içerisinde yürüyorsanız, gelecek olan hiçbir değişim sizler için korkutucu olmayacaktır.

 

Bizler daha kolay olan bir yola bel bağlamıştık. Sizler ise en zor olanı seçmek istediniz. Eh, bu da sizin seçiminiz, ancak bu en alt yolda bile sizler öyle ya da böyle hareket etmek zorundasınız. Bir Rus deyişi vardır: “Durgun taşın altından su akmaz” Onun için hareket etmeye başlayın, yürürken yönleri bulacak ve rotayı düzelteceksiniz.

 

Tanrı kalbinizde yaşadığı müddetçe, mutlu, dost canlısı olduğunuz müddetçe, inandığınız ve sevdiğiniz müddetçe, sizin için korkulacak hiçbir şey yoktur!

 

Bugünkü mesajın yardımıyla sizlere güven aşılamak ve korkudan kurtarmak isterim.

 

Geçmişi bırakın. Yeni Gün ve Yeni İlahi fırsat sizleri bekliyor!

 
BEN El Morya!
 
 

© Tatyana Mikuşina, 2010


Kurulum Tarihi : 17/10/2013 · 00:10
Son Güncelleme : 17/10/2013 · 00:11
Kategori : Dikte XI
Sayfa Oku 5128 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye