* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ....... 24.12.2009

Ruhun ateşi, yüreğin ateşi, işte sizi en başta kaygılandırması gereken bunlardır
 
 
Buda Vairoçana (1)
24 Aralık 2009
 
 

Vairocana_Buda.jpgBEN Vairoçana. Sizler beni biliyorsunuz. Ben daha önce gelmiştim. (2) Ve bugünkü gelişim çok önemli ve kayda değerdir.

 

Tanrı’nın tükenmeyen lütfü nedeniyle, İlahi fırsat sayesinde sizinle konuşma imkânım vardır.

 

BEN tezahür dünya için mükemmel tezahürün matrisini destekliyorum. Ben beş Dhyani Buda’nın mandalasına dahilim ve bu mandalanın en ince bölümünü temsil ediyorum. Ben Gerçek Dünya ile tezahür olan evren arasında duruyorum. Ve benim aracılığımla, enerjitik merkezlerim aracılığıyla dünyalar arasındaki bağ kurulmaktadır.

 

Bu önemli iş sayesinde, ben aynı zamanda Karmik Kurulu’nun yılda iki defa, kış ve yaz gündönümündeki tüm toplantılarına devamlı iştirak ediyorum.

 

Ben mükemmel tezahürün fokusunu koruyorum ve bu rolüm sayesinde dünyanızda var olan tüm mükemmel olmayan tezahürleri düzeltebilecek güçteki kararları alma imkânımız vardır.

 

Ben aynı zamanda bu imkânımı Dünya insanlığı ile iletişimde olmak, kendi gerçek varlığımı göstermek ve onu dünyanıza, dünyanızın en derinliklerine getirmek için kullanıyorum.

 

Bu çok önemlidir. Bu iletişim sayesinde dünyalar arasında kaybolmuş bağ yeniden kurulmaktadır. Ve sizi çevreleyen pek çok şeye başka türlü bakabilirsiniz.

 

Herhangi bir büyük şehrin merkezinde, Himalaya tepesine benzer, bembeyaz bir tepenin aniden büyüdüğünü hayal edin. Bilinç seviyesi bakımından ben bu tepenin üstünde bulunuyorum, sizler ise bu tepenin dibinde bulunuyorsunuz.

 

Bakışınızı çevrenizdeki illüzyonun üstüne yükseltmenize imkânım vardır. Bilincinizi yukarılara yükseltmeye teşvik etme olanağım vardır.

 

İnsanoğlundan isteneni açıklamak çok zordur, çünkü bizler farklı dillerde konuşuyoruz. Ve sizin için değerli olan şeyler, bizim dünyamızda en ufak bir ilgi gerektirecek şey sayılmıyor. Yalnızca ruhunuzun özellikleri, bedenlenmelerinizde elde edebildiğiniz kişisel deneyimlerinizin birikimlerin bir anlamı vardır ve bizim dünyamızda bir değere sahip olabilir.

 

İllüzyonun çekiminden kurtulduğunuzu ve şans eseri dünyamızda kendinizi bulduğunuzu hayal edin. Burada alışkanlıklarınızı tatbik edebileceğiniz bir şey yoktur. Burada bilgisayarlar yoktur, televizyonlar yoktur, eğlenceler yoktur.

 

Bütün bunlar sizin dünyanızda varlar. Bizde yalnızca bilinç seviyesi her şeyi bilmeye ve mükemmeliyete ulaşma seviyesini belirler. Tüm Yaratılışla ilgili bilginin bulunduğu evrensel bilgisayara, yalnızca ruhun gerekli birikimlerine sahip olduğunuzda ulaşabilirsiniz. Ruhun özellikleri paranın miktarıyla, prestijli bir makamla veya dünyanızda işgal edebileceğiniz veya işgal etmeye çabaladığınız her hangi bir mevki ile alakası olmadığını anlayacaksınız. Ruhun özellikleri kalabalıklar arasında değil, günlük hayatınızda kendini gösterir. Sizler ya mükemmel özelliklere sahipsiniz, ya onları elde etmeye çalışıyorsunuz, ya da yalnızca kendi ihtiyaçlarınızı karşılamayı düşünerek bir hayvan gibi yaşıyorsunuzdur.

 

Yüce ruhlara özgü bir şey vardır ve o bedenlemeden bedenlemeye kendini göstermektedir. Aynı yaşam durumunda bir insan özveri, kahramanlık, fedakârlık gösterebilirken, başka bir insan anlık çıkar ve bağımlılıkların adına bu özellikleri göstermekten vazgeçecektir.

 

Birinci insan ruhun özelliklerini ve daha ileri bir evrime hazır oluşunu gösteriyor. İkinci insan ruhun çalışmasından saklanmaya, anlık ihtiyaç, istek ve bağımlılıkların arkasına saklanmaya çalışıyor.

 

Bir insanın yaşamın küçük şeylerinde ruhun en iyi özelliklerini gösterip gösterememesine göre, bizler onun ileri bir evrime uygun olup olmadığına karar veriyoruz.

 

Ruhun ateşi, yüreğin ateşi, işte sizi en başta kaygılandırması gereken bunlardır.

Dünyanıza ait şeyler sizi kaygılandırmamalıdır. Önemli olan yalnızca ruhun özellikleridir. Bunu size ben söylüyorum.

 

Sanırım bunu birçok defa duydunuz. Ve bir sonraki mesajı duyduğunuz her seferinde, sizler işlerinize devam ediyor ve söyleneni dikkate almıyorsunuz. İnsanoğlunun son vadenin geldiğini anlaması için ne olması gerekiyor? Sizler artık perondan kalkan son vagonun kapısında buluyorsunuz. Karar verin! Sizler ya evrimin trenine atlayacaksınız ya da karmanızın meyvelerini toplamak için kalacaksınız.  

 

Üstatlar, daha önce sadece inisiye okullarında ulaşabilir olan tüm sırları önünüze açıyorlar. Sizler daha evvel herkese açık olmayan birçok şeye ulaşabiliyorsunuz. Bu, son ağı attığımızı ve İlahi fırsatın son halatını uzattığımızı söylüyor.

 

Şu anda Dünya’da bulunan insan ırkları başka ırklarla değişmelidirler. Mesele bu sürecin ne kadar acısız gerçekleşeceğidir. Siz yüksek bir hızda araba sürerken, herhangi bir ani dönüş kazaya sebep olabilir. Şimdi bizler evrimsel gelişim yönünde ani bir dönüş yapıyoruz. Sonsuza dek küçük çocuklarmış gibi ilgilenme süreci devam edemez.

 

Bizler işbirliğine ve yardım için açığız. Ama yardımımızı ve desteğimizi her isteyenin alamayacağı vakti gelmiştir. Çünkü serbest bırakılan enerjinin limiti, sadece canlı olana ve bu canlılığını Dünya’daki pek çok bedenlemelerinde ispatlamışlara harcanmalıdır.

 
BEN Vairoçana. Om.
 

------------------------------------------

(1) Vairoçana’nın ismi “Güneşe benzeyen” veya “Işık saçan” anlamına geliyor. Vairoçana, Dhiyani Budaların birliğini ve aynı zamanda kaynağını ifade eder. Onun bilgeliği, Dharmadhatu’nun bilgeliğidir. Dharmadhatu – Hakikatin krallığıdır, orada her şey gerçekte olduğu gibidir. Vairoçana’nın bilgeliğine aynı zamanda Dharmakaya’nın Her şeyi kapsayan Bilgelik de denir. Dharmakaya- Yasanın bedeni veya Budaların mükemmel doğasıdır. Vairoçana’nın transandantal bilgeliği, yüce gerçeklik alanını açar ve cehaletin veya yanlış inanışların zehrini etkisiz hale getirir. O’nun bilgeliği tüm Dhiyani Budalar`ın bilgeliğinin kaynağı veya toplamı sayılıyor. Vairoçana genellikle Dhiyani Budalar`ın mandalasının merkezinde bulunuyor. O’nun rengi saf bilinci simgeleyen beyazdır (veya mavidir). O, efiri yönetir ve skandu bilincin bedenlenmesidir, bazı sistemlerde skandu formuyla özdeşleştiriliyor.

 

Vairoçana’nın mudrası, Öğreti’nin tekerleğinin dönme hareketini ifade eden dharmaçakra mudrasıdır. Tüm Budaların bilgeliğini simgelediği için Vairoçana’nın bijası evrensel sesi “Om” dur. O’nun mantrası “Om Vairoçana Om”dur. (Elizabeth Clare Prophet’in “Beş Dhiyani ve Vajrasattva” kitabından alınmıştır.)

 

(2) Buda Vairoçana 16 Nisan 2005 ve 04 Ocak 2006 tarihli mesajları vermiştir.

 

© Tatyana Mikuşina, 2009


Kurulum Tarihi : 07/10/2013 · 22:39
Son Güncelleme : 07/10/2013 · 22:39
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 5274 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye