* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ....... 07.12.2009

Yükselmiş Üstatların görevi, modern dünyada kaybolmuş, olabildiğince çok Işık ruhunu kurtarmaktır
 
Tanrı Lanto
7 Aralık 2009
 
 

Lanto1.jpgBEN Lanto, muhtemelen duyduğunuz, ama size hatırlatmayı kendime görev saydım, küçük bir Öğreti vermek için bugün size geldim.

 

Demecime başlamak için dikkatinizi bana vermeniz gerekiyor. Tüm dikkatinizi ve konsantrenizi size sunduğum Öğretiye vermeniz, etraftaki dünyaya değil. Tam bir konsantrasyon, sohbetin konusunu öğrenme imkânı veriyor.

  

Fiziksel dünyadaki bulunuşunuza, arzu edilmeyen ve birbiri ardına vazgeçmeniz gereken pek çok şey eşlik eder. Bunun gibi benzer şeyler; et yenilmesi, içki ve tütün içilmesidir. Eğer meraklarınızdan bahsedersek, ruh için en yıkıcı etki edenleri belirtmek gerekir. Televizyon ve bazı modern müzik türleri bunlara sayılabilir. Her ikisi de insan bedenine, aurada gerçekleşen ince süreçlere öyle tahrip edici bir şekilde etki ederler ki, her gün uzun saatler boyunca televizyon seyretmenin ve uygunsuz müzik türlerini dinlemenin sonucu olarak, ince dünyaları algılama kabiliyetini tamamen yok ediyorlar. Konsantrasyon yeteneği bozulmakta ve ince enerjiler, bu tür heveslere maruz olan kişi tarafından artık algılanamamaktadırlar.

 

Sizin dünyanızda herkes tarafından benimsenen ve masummuş gibi gözüken eğlencelerin, ne kadar yıkıcı ve hatta yok edici bir etki ettikleri ile ilgili size bir anlayış verdim. Fakat bunu size ben söylemesem, bunu başka nerede okuyabilirsiniz ki?

 

Pek çok şey öyle popüler olmuş ve ticaretle öyle iç içe geçmiş ki, onların insan bedeni üzerindeki etkileri ile ilgili dünyanızda doğru dürüst bir bilgi bulmak çok zordur.

 

En arzu edilmeyeni, bahsettiklerimden vazgeçmeme isteksizliğiniz olacaktır. Ne de olsa günümüz insanı kendini televizyonsuz, müziksiz ve artık internetsiz tasavvur edememektedir. Ben modern medeniyetin tüm kazanımlarından vazgeçmenizden bahsetmiyorum. Ben sadece medeniyetinizin pek çok sözde kazanımlarının düzenli bir şekilde kullanılması, evrimi geciktirmek bir yana, evrimi imkânsız bir hale getirdiklerinden bahsediyorum.

 

Elbette, insan ruhu üzerinde olumlu etkiye sahip bazı programlar, filmler ve müzikler vardır. Ama onlar öyle azdırlar ki, ruhu tahrip edenlerin denizinde adeta kayboluyorlar. Evrimsel gelişimin belirli bir etabında televizyonun ve radyonun dönüştüğü çöp kovasında değerli tohumları bulmaya çalışmaktansa, televizyon seyretmekten ve tahrip edici müzik dinlemekten tamamen vazgeçmek en basit olanıdır.

 

Bugünkü konuşmamı neden bu konuya ayırdım? Tavsiye için daha önemlileri ve güncelleri bulunamadı mı?

 

Elbette pek çok konu var, ama yaşamınız bir sürü ufak tefek şeylerden oluşmakta ve her bir ufak tefek şey, modern insanlığın arzu edilmeyen genel resmini şekillendirmektedir. En başta vazgeçmeniz gereken asıl önemli şey hakkında konuşuyorum.

 

İnsanlık takip etmesi gereken ipi, İlahi ipi kaybetmiştir. Kaybedilmiş olanı bulabilmesi için duyarlılık elde edilmesi, güzele olan zevkin geri getirilmesi, dünyanıza zarif, ince örneklerin geri getirilmesi gerekiyor.

 

Ne yazık ki, pek çok insan, kitle sanat eğlence türleri heveslerine kendini öyle kaptırmışlar ki, ince bedenlerini yeniden iyileştirmek artık imkânsızdır. Bu ne anlama geliyor? Bu, fiziksel beden öldükten sonra evrime devam edecek bir şeyin kalmayacağı anlamına geliyor. İnce bedenler tamamen tahrip olmuş ve artık iyileştirilemezler. Siz kendi kendinizi öldürüyorsunuz.

 

İnsanoğlunun pek çok temsilcisinin genlerinde, kendi kendini yok etme programı kurulmuştur. Ve işte bu program insanları yavaş yavaş kendilerini öldürmeye zorluyor. En son fiziksel beden ölüyor. Daha ince bedenler, auranız en önce tahrip oluyor.

 

Ben bu bilgiyi, modern medeniyetin yağmur ormanlarından ve labirentlerinden çıkabilecek olan belirli sayıda insan bireylerinin bulunacağı, çevredeki dünyayla, doğayla ahenkli, Yaradan tarafından belirlenmiş bir ilişkiye geri dönecekleri ümidiyle veriyorum.

 

Bırakın ölüler ölülerini gömsünler. Ben hala canlı ve evrimsel gelişim yoluna devam edebilecek olanlara sesleniyorum. Kozmik evrimin süresi kısalıyor, bu yüzden hem ölüm ve cehennem güçleri tarafından, hem de ışık güçleri tarafından hasat bütün hızıyla sürüyor.

 

Ben hala canlı olan ruhlarla ilgileniyorum. Benim görevim, insanoğlu tarafından yaratılan en iyinin kurtarılacağı bir Nuh gemisi oluşturmanızdır. Geri kalan her şey birkaç yüz veya birkaç bin yıl sonra okyanusun dibine veya toprak katmanların altına gömülecektir. 

 

Gezegenin titreşimleri yükseliyor ve bu titreşimlere uyumlu olmayan her şey zamanla fiziksel ve yaratılışın daha ince planlarını terk edecektir. Sadece evrime devam edebilecek güçte olan kalacaktır. Bizim görevimiz, Yükselmiş Üstatların görevi, modern dünyada kaybolmuş ve günümüz medeniyetin zincirinden kurtulamayan olabildiğince çok Işık ruhunu kurtarmaktır.

 

Daha zaman vardır. Kendi ölümsüz parçanız hakkında daha fazla düşünmelisiniz.

 

Bu mesajımı okuyacak insanların çoğu, korunmaları gereken korkunç bir tehlike dışında pek bir şey anlamayacaklarını çok iyi anlıyorum. Konuştuğum şeyi daha iyi anlamanız için, bütün bu son yıllarda elçimiz aracılığıyla verdiğimiz tüm mesajları tek tek, düzenli olarak okumalısınızdır. Bir bütün olarak tüm bu mesajlar, Yükselmiş Üstatlar’ın insanoğlunun şimdi takip etmesini istedikleri Yolu gösteren Öğretiyi içeriyor. Hiçbir mesaj bütün bilgiyi taşımıyor. Ayrı ayrı mesajlar bilincinize dizmeniz gereken boncuklar gibidirler ve o zaman onlar paha biçilmez bir kolye oluşturacaklardır. Ve bu kolyenin mucizevî bir özelliği vardır, o ruhunuzun kurtulmasına imkân verir.

 
BEN Lanto.
 

© Tatyana Mikuşina, 2009


Kurulum Tarihi : 06/10/2013 · 23:27
Son Güncelleme : 06/10/2013 · 23:27
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 5327 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.07 saniye