* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
 -  Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XI - 19.01.2010

Işığın iki misyonu
 
 
Bayan Teozofi
19 Ocak 2010
 

Blavatskaya.jpgBEN Bayan Teozofi.

 

Belki, kendimi en ünlü bedenlenmemle tanıtırsam sizin için daha iyi olacaktır. Evet, BEN EPB, Elena Petrovna Blavatskaya (1). Ve bu durumdan, bana sunulan Dünya´nın şu anki insanlığına mesaj verme fırsatından dolayı çok mutluyum.

 

İsmimin şu an bile pek çok insanda farklı tepkilere yol açtığını biliyorum. Bununla birlikte, yeteneklerimdeki sıradışılık gerekli etkiyi yine de yaratmıştır ve insanlık en azından kitaplarımı basıyor, hatta bazı ısrarcı kişiler onları okumaya bile çalışıyorlar.

 

Bu durumdan dolayı çok mutluyum, çünkü bu, Işığa ait olağanüstü bir misyondu, ki ben buna sadece bir aracı olarak hizmet ediyordum, oysa sahne arkasında, sizlerin de şimdi çok iyi bildiği Üstat Morya, Kuthumi ve Djval Kul, birçok kişiyle doğrudan temas kurmadan, misyonlarını sakin bir şekilde yerine getirebiliyorlardı.  

 

Kitap yazımındaki verimliliğimin olağanüstülüğü, sıradan insan mantığın bakış açısından şimdi bile açıklanamamaktadır. Ve dahası, bu kitaplarda yazılmış olan şeyler şimdiye dek bile, birçokları tarafından çok büyük bir gizem gibi algılanmaktadır.

 

Biz, örneğin yüz yıl sonra, benim yardımımla yazılan Üstatların kitapları Dünya insanlığı için anlaşılabilir olacağına güveniyorduk. Oysa biz yanıldık. Şimdiye kadar, bu kitaplarda bulunan kıymetli bilgi ne öğrenilebildi, ne de anlaşılabildi. İnsanlık için bu çok büyük bir ayıptır. Ve hatta pek çokları bu bilginin artık eskidiğini ve şimdi toplum gelişiminin bütün yasaların değiştiğini düşünüyor.

 

Herkes inanmak istediğine inanır. Yine de ben, iyi yapılmış olan işle gurur duyuyorum. Benim tarafımdan yazılmış kitapların yazarının aslında kim olduğunu sizler bilmiyorsunuz. Sizin için Onlar Üstat Morya, Kuthumi, Djval Kul, Maha Çohan’dır. Aynı zamanda bu, Işığın muazzam bir misyonuydu. Ve bu misyonu yerine getirmek için çok yüce ruhlar bedene gelmeyi başarmışlardır. Ve şimdiye kadar, benim Blavatskaya olarak bedenlendiğim zaman yazılan kitaplarla aynı rafa konulabilecek başka bir şey verilmemiştir.

 

Elbette ki, bilgi şifrelenmiştir. Birçok şey açıkça verilemezdi. Şimdi bile, birçok şeyi vermek için erkendir. Bununla beraber, zorluklardan korkmayan, kalplerini Hakikat’i tanımak için açan,   Hakikat´in samimi arayıcıları için pek çok şeyin anlayışını verecek olan anahtarlar açığa çıkabilir. 

 

Daha fazlasını söyleyeyim. Dünya´nın ve insanlığın geçmişiyle ilgili betimlemeyi şu anki zaman için yansıtarak, ileride ne olacağıyla ilgili tam bir fikir elde edebilirsiniz.

 

Ne yazık ki, insanlığın en iyi temsilcilerinin akılları, şimdi bir sürü gereksiz faaliyetle meşguldür. Bedenlenmeye geldikleri misyondan, pek çok samimi ruhu cezbeden ve başka tarafa yönlendiren etrafta çok fazla farklı etkinlik vardır. Ve ben bedende bulunup da “Gizli Doktrin”deki şifrelenmiş bilgileri insanlığa getirmek için çalışması gereken onlarca insanı sayabilirim. Ancak, onların hepsi, kendilerine çok da yakışmayan işlere dalmışlardır. Geçiş yaptıklarında ve yaşamlarını nasıl amaçsızca yaşadıklarını gördüklerinde, tepkilerini tahmin edebiliyorum.

 

İllüzyona ait problemlere ve amaçlara kendini kaptırmak şu anki insanlığın temel kusurudur. Bunun yanında, başka bir zorluk daha vardır. Modern iletişim araçları, insanların bilinçleri Hakikati tanımaları, Hakikati satır aralarında, özellikle de yalnızca farklı sayfalarda değil, aynı zamanda farklı ciltlerde de kasıtlı olarak dağıtıldığında bulabilmeleri için gerekli olan odaklanma ve konsantrasyon yeteneklerini kaybetmelerine yol açmıştır.

 

Bu elçi çalışma fırsatını, Üstatlar’ın O’nun önüne koydukları koşulu yerine getirme sayesinde elde etmiştir. Ve bu koşul, insan algılamasında ki Lusifer ve düşen meleklerle ilgili küçük bir hatayı açığa çıkarmaktı. Bu Hakikatin O’nun bilinci tarafından az da olsa kavranmaya başlaması için Üstatlar bu elçinin bilinciyle bir yıl süren yoğun bir çalışmaya gereksinim duydular. Gerçek şu ki, benim yerine getirdiğim işle bu elçinin işi arasında küçük bir farklılık vardır. Ve bu farklılık da şudur, ben, bana fiziksel dünyadan, bedenlenmiş Üstatlar’dan gelen bilgiyi iletiyordum. Bu yüzden, bilincimde eksik olan şeyleri yazabiliyordum.

 

Bu elçi ise daha ince planlardan, daha doğrusu eterik plandan gelen şeyleri kaleme almaktadır. Bu yüzden de, bilinci birçok şeyi alamamaktadır. Ben fiziksel planda bir iletken olarak hizmet ediyordum. Bu elçi ise, daha ince plandan bir iletken olarak hizmet etmektedir. Ve elçinin bilinci tarafından kabul edilmediği ya da reddedildi bir şey iletilemiyor. Her şeyden öte, bu bireyin bilinç evriminin doğal seyri Üstatlar için önemlidir.

 

Kendi tecrübeme dayanarak ve işimi bu elçinin yaptığı işle mukayese ederek şunu söyleyebilirim, bütün başarılar, daha önce de olduğu gibi hem fiziksel bedenle, hem de elçinin daha ince bedenleriyle hissedilen muazzam bir yükün sayesine meydana gelmektedir. Ve bu yük dünyanızda var olan faaliyetlerin hiç biriyle kıyaslanamaz.

 

Ne kadar çok enerji iletilirse, o kadar büyük bir yük elçinin bedenlerine yüklenmektedir. Ve eğer enerji içeriğine tamamen yeni bilgi ekleniyorsa, yük tamamen dayanılmaz bir hal almaktadır.

 

Benim misyonum, o vakitler bedende bulunan birkaç Üstat tarafından desteklenmişti. Oysa bu elçinin yanında bulunması gereken kişilerin hepsi illüzyona ait hedeflerini seçtiler ve dünyada kayboldular.

 

Bu yüzden, Işığın fiziksel dünyaya iletilmesi görevi kalmıştır. Ve bu durumda, modern iletişim araçları en sonunda varlıklarını haklı çıkarmışlardır. Çünkü Dünya´nın farklı yerlerinde bulunan binlerce insan, bu mesajların içerdiği tüm enerjiyi aynı günde elde etme şansına sahiptirler. Ve bu mesajları yalnızca moda oldukları için okuyan kişileri dikkate almasak bile, buna rağmen geriye, mesajların okunma anında parlayan yeterli sayıda ışık taşıyıcısı kalmaktadır ve bizler günden güne, mesaj dönemleri esnasında, sürekli Işık impulslarıyla hemen hemen bütün yer küreyi çevreleme şansına sahip oluyoruz.

 

Eğer, insanlık alışkanlığını kaybederek yaklaşık 150 yıl önce daha benim bedenlenmem esnasında verilen ve idrak edilebilmesi için sistematik çaba gerektiren bilgiyle çalışmak istemiyorsa. Bu durumda bizler daha farklı bir tutumu benimseyeceğiz: İnsan topluluğunu Işık ve enerjiyle dolduracağız. Sizinle ilk tanışmamız olduğu için, sevgili arkadaşlar; yeterince söz söyledim.

 

Bir önemli konuyu daha belirtmeden geçemeyeceğim. Ben sizin zamanınızda mümkün olan şekilde, kendi zamanımda Rusya’da çalışamıyordum. Ve bu çok büyük bir artıdır. Yalnızca Rusya için değil aynı zamanda bütün dünya topluluğu için.

 
BEN Bayan Teozofi.
 
 

© Tatyana Mikuşina, 2010

 
-------------------------------------------

(1) Elena Petrovna Blavatskaya (İngilizce Helena Petrovna Blavatsky- HPB,  ya da Madam Blavatsky) 12 August 1831 Dnepropetrovsk’ta (eski ismi ile Ekaterinoslav - Rusya imparatorluğu) asil bir ailede doğmuştur. Babası Albay Peter Alexeyevich von Hahn, annesi yazar Elena Andreyevna’dır. Dünyayı pek çok defa dolaşmıştır. 1875 yılında, New York’ta H. S. Olcott ve W. Q. Judge ile birlikte Teozofi derneğini (Theosophical Society) kurmuştur. Başlıca kitapları; “Gizli Doktrin” (The Secret Doctrine), “Isis Unveiled”,  “Sessizliğin Sesi” (The Voice of Silence). 8 Mayıs 1891'de Londra'da ölmüştür. (Çev.not)


Kurulum Tarihi : 20/07/2013 · 14:02
Son Güncelleme : 20/07/2013 · 14:02
Kategori : Dikte XI
Sayfa Oku 5079 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye