* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
 -  Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XI - 16.01.2010

Mesajların iletilmesiyle ilgili bazı hedefler

 
Yüce Tanrısal Yönetici
16 Ocak 2010
 
 

Veliki_Boj_Upravitel.jpgBEN Yüce Tanrısal Yönetici, sizlere tekrar gelen. Bu mesajların iletilmesi için sunulan fırsattan memnunum ve Dünya insanlığına bilgi getirme fırsatından dolayı da mutluyum. 

 

Belki fark etmişsinizdir, bizler mesajlarımızı bu elçi aracılığıyla iki aydır, her gün veriyoruz. Ve muhtemelen bazılarınıza bu mesaj dönemimiz sıradışı, alışılmışın dışında bir şey olduğu düşüncesi gelmiştir.

 
 

Ve bu gerçekten de böyledir. Fiziksel dünyaya mesajları iletme çalışmalarımızın yardımıyla, ulaşmaya çalıştığımız bütün hedefleri henüz sonuna kadar size açıklayamam. Bununla birlikte, bu hedeflerin bu veya şu dereceye kadar başarılmış olan birkaçını söyleyebilirim. 

 

Bizler hiçbir zaman yalnızca tek bir hedefe ulaşacak şekilde hareket etmeyiz. Eylemlerimiz her zaman çok yönlü bir karakter taşır ve sarf ettiğimiz tek bir çabayla, bizler fiziksel dünyada bazen on hedefe birden ulaşırız. 

 

Biliyorsunuz ki; mesajların iletilmesi dünyanıza enerji aktarılmasıyla ilişkilidir. Ve sizlere şunu söyleyebilirim ki; bu mesaj döneminde benzeri görülmemiş miktarda Işık serbest bırakılmıştır. Yüce Merkezi Güneş, Dünya gezegeninin dengelenmesi için enerji sağlamayı reddetseydi bile, bizler sadece bu mesajlar aracılığıyla aktarılan Işığın yardımıyla belli bir denge kurmayı başarabilecektik.

 

Bizler mesajların iletilmesi için kış gündönümünü, Noel ve yeni yıl kutlamalarını içine alan bir periyodu seçtik. Bu da tesadüfi değildi, çünkü insanlık en büyük karmayı tam da bu zamanda yaratıyor.

 

Bu yıl, çok olumsuz bir astrolojik durum meydana geldi, ay tutulması hemen hemen Yeni Yıl kutlamasına denk geldi, onu takip eden güneş tutulması ise aktif eylemine yine Yeni Yıl kutlama döneminde başladı. Ve bütün bunlar, insanoğlunun bayram dönemlerinde kontrolsüz eğlencelerinden doğan olumsuz durumu daha da şiddetlendirdi. 

 

İşte tam da bu yüzden bizler, elçimiz aracılığıyla, gezegene bir dua yardımı için ricada bulunduk ve gezegende her şeyin yolunda gitmediğiyle ilgili mesajlarımızda uyarılar yaptık. 

 

Uyarılarımızı çok az kişi anlamayı başardı. Bununla birlikte bizler, genel olarak, belli bir dengeye ulaşmaya başardık. Ve Haiti’de olandan çok daha güçlü bir depremi engellemeyi başardığımızı şimdi rahatlıkla söyleyebilirim. Bu depremin merkez üssü batı yarımkürenin çok daha yoğun nüfuslu bölgelerin birisinde olmalıydı. 

 

Görüyorsunuz ki, gezegendeki durum gerçekten de çok kötüdür. Ve olayların daha kötü bir şekilde cereyan etmemesi için Işığın Yükselmiş Varlıkları sürekli çaba göstermeleri gerekmektedir. 

 

Mesajlarımızın iletilmesi konusuna geri dönersek, çok önemli başka bir hedef daha vardır ve aslında o bizim tarafımızdan başarıya çoktan ulaştırılmıştır, bu yüzden onu size söyleyebilirim. Sizler insanlığın arasında bir ayrışma meydana geldiği bir zamanda yaşıyorsunuz. Ve her birey, Üstatlar’ın işaret ettiği ve ebedi Yaşam’a götüren yolu mu takip edeceği, yoksa Ay medeniyetinin kendi zamanında, kendi varlığına son verdiği gibi ortadan kaldırılacak olan fani dünyayı tercih edip onun kaderini mi paylaşacağı hususunda seçimini kendisi yapıyor.  

 

Muhtemelen sizler mesajların burayla müşterek neyinin olduğuna şaşırmışsınızdır. Aslında mesajların burayla ilgili müşterek hiçbir yanı yoktur. Bütün mesele sizin mesajlara olan tutumunuzdur. Bizler önceden de konuşmuştuk, dünyanızda her şeyin çift yönlü bir karaktere sahip olduğunu tekrarlıyorum. Ve mesajlarımız bazıları için, çölün ortasındaki soğuk bir bardak su gibi hizmet ederken, diğerleri mesajlarımızı okuyarak aldıkları enerjiyi, elçiyi ve onunla birlikte de bizi kötülemek için kullanmaktadırlar. Ve bu şekilde kendinizi, iç özünüzü göstermeye mecbur kaldınız. Sizler karmaya sebep olan bir eylemde bulundunuz, ya bir düşünceye müsaade ettiniz, ya da bir duyguyu ifade ettiniz. 

 

Bizler canavar değiliz. Bizler milyonlarca yıldır Dünya insanlığına sadakatle ve özveriyle hizmet etmekteyiz. Evet, bu evrenin Yasası böyledir, daha Yüksek olan daha aşağıdakine hizmet eder. Aşağıda olan da Yüksekte olana itaat etmek zorundadır. Ve Yüce güçlerin talimatlarını takip etmelidir. Eğer insani aklınıza, bedensel kaslarınıza güvenirseniz, sizler Tanrı’ya karşı ve Tanrı’ya hizmet eden Işık Güçleri Hiyerarşisi’ne karşı bir isyana izin vermiş olursunuz.

 

Şunu anlayın, sizler bu seçimi kendiniz yapıyorsunuz. Hiçbirimiz ne bize körü körüne itaat etmeye sizleri zorluyoruz, ne de birtakım işlerin yerine getirilmesini talep ediyoruz. Bizler sadece bir Öğreti sunuyoruz, sizlere bu evrende var olan yasaları anlatıyoruz. Neden bazılarınız mesajlarımıza kızıyor? Bunun neden öyle olduğunu sizlere anlatayım. Çünkü siz seçiminizi yaptınız. Ve karanlığı seçtiğiniz için de Işık sizi rahatsız ediyor.

 

Mesajları okuyan insanların şunu anlamalarını isterim: bu seçim bir anlık yapılmış bir seçim değildir; o çok daha önceden yapılmıştır. Bazen, bir insan bize muhalif olan güçlere binlerce yıl hizmet eder. 

İlahi merhamet ve şefkat artık yerlerini İlahi adalete verme zamanın geldiğini şimdi size söylüyorum. Ve bu sadece, geçmiş ve şimdiki eylemleriyle İlahi adalet mekanizmasını gerçek anlamda faaliyete sokan bireylerle ilişkilidir. 

 

Dünyada her şeyin yolunda gitmediği hakkında sizleri uyaran kardeşlerimden sonra, ben yalnızca bir kez daha sizleri, son seçim anının pek çok birey için artık geldiği hakkında uyarabilirim. 

 

Bugünkü konuşmam size çok sert hatta acımasız görünebilir. Oysa ben, kurtuluş bekleyen ve kurtarılmak zorunda olan o milyonlarca ruhu düşünüyorum. Onlar karmanın ağlarına dolanmış ve artık son çare önlemlere başvurmak gerekmektedir, öyle ki; en karmaşık karmik düğümler kesilsin ve Dünya gezegeninde bulunan her bireye, serbestçe nefes alabilmesi ve serbestçe seçim yapabilmesi için bir fırsat sunulabilsin. 

 

Şunu belirtmek isterim ki, bizler görevlerimizi yerine getiriyoruz ve maksimum sayıda ruhun kurtuluşu için mümkün olan bütün girişimleri yapıyoruz. 

 
BEN Yüce Tanrısal Yönetici.
 
 

© Tatyana Mikuşina, 2010


Kurulum Tarihi : 18/07/2013 · 16:20
Son Güncelleme : 18/07/2013 · 16:20
Kategori : Dikte XI
Sayfa Oku 5065 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye