* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
 -  Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XI - 18.01.2010

Gezegendeki durumla ilgili bir Öğreti

 
Üstat Hilaryon
18 Ocak 2010
 
 
Hilarion.jpgBEN Hilaryon.
 

Hakikatin, bilimin ve şifanın Işın´ında sizlere tekrar geldim. Ve bugün, mesajların dünyanıza iletildiği bu İlahi fırsatını, güncel olaylara kendinizi nasıl ayarlayabileceğinizle ilgili bir Öğreti vermek için kullanmak istiyorum.

 

Başlangıcıyla birlikte dünyanızda her şeyin değişmeye başlayacağı o an, o dönüm noktası gelmiştir. Büyük Beyaz Kardeşlik için kalplerinde bir adanmışlığa sahip olanlar, Üstatlar’ın mesajlarında sürekli bahsettikleri bu değişimlerin artık ne zaman gerçekleşmeye başlayacağını beklemekten yoruldular.

 

Sevgililerim, artık her şey değişmektedir. Ve bilinç seviyeniz Dünya´da meydana gelen değişikliklerin tam ölçüde anlamanıza izin vermemektedir. Değişimlerin daha hızlı bir tempoda olması fiziksel olarak imkânsızdır. Çünkü bizler aynı anda hem gezegenin dengesini korumak, hem de gezegeni eski ve zamanı geçmiş olan her şeyden temizlemek zorundayızdır. Ve Dünya gezegenin evrimine olan Hizmetimiz, bazen, bir jiletin üzerinde yürümeye benzemektedir. Ne sağa, ne de sola kaymamak için bizler bütün orantıları çok titiz bir biçimde korumaya mecburuz.

 

Bir taraftan, gezegenin titreşimleri yükselmektedir. Ve bu apaçıktır. Modern bilim bile Dünya´nın temel frekansında ve gezegenin manyetik alanında meydana gelen değişiklikleri kaydetmektedir. Bize muhalif olan güçlere hizmet etmeyi seçmiş bireyler, bu yeni şartlara zor dayanabilmektedirler. Onlar kendilerini rahat hissetmemektedirler. Ve alıştıkları duruma dönmek için, titreşimlerin daima düşmesine yol açan denenmiş birtakım araçların etkilerini artırmaya mecburdurlar: alkol, nikotin, seks, düşük titreşimli müzik, kumar, uyuşturucu, saldırganlık. Bu liste daha da uzatılabilir.

 

Benim görevim meydana gelen olaylarla ilgili anlayışı bilincinize getirmektir. Bir tarafta, gezegendeki titreşim seviyesinin yükselmesine tahammül edemeyen pek çok insan var, çünkü onların bilinç seviyesi değişimler için hazır değildir. Diğer tarafta ise,  tabiatı bakımından yüksek titreşimlere ve duyarlılığa sahip, değişimlere hazır olan insanlar ise bütün bu cehennemin içinde bulunarak onlar da yönlerini kaybediyorlar, çünkü gerçekten de bu dünyada etraflarındaki her şeyi bir cehennemmiş gibi algılıyorlar.

 

Onlar gezegende şu an oluşturulan titreşimsel atmosferde çok başarılı bir şekilde var olabilirler. Ancak aynı zamanda gezegende öyle insanlar vardır ki; titreşimlerin yükselmesi kendileri için ölüm gibidir ve onlar kendilerini mümkün olduğu kadar uzun bir süre korumak ve hiçbir şeyi değiştirmeden yaşam tarzlarını devam ettirmek için ellerinden geleni yapıyorlar, oysa içsel doğaları bakımından tamamıyla farklı olan bu bireylerin aynı şehirde, aynı evde bir arada kalmaları ışık taşıyıcıları bakımından şaşkınlığa ve yanlış anlamalara yol açmaktadır.

 

Bugün, Dünya’da meydana gelen süreçler hakkında anlayışı bir kez daha vermek üzere geldim. Ve görevimizin ne kadar zor olduğunu şimdi sizler de anlıyorsunuzdur. Bununla birlikte, eğer milyonlarca insanın bulunduğu bir şehirde, sadece bir veya birkaç kişi ışık taşıyıcısı olup, geri kalan şehir sakileri fani dünyayı seçmiş ise, bizler bu şehrin yok olmaması için bazen bir veya birkaç ruhu kurtarabilmek adına, fırtınayı dizginlemek zorunda kalıyoruz.

 

 Bizlere rehberlik eden bazı prensiplerimiz sizlere anlaşılmaz gelebilir. Ancak bizler yalnızca Kozmik Yasa’nın sınırları içinde hareket ediyoruz ve inanın bana, ruhların kurtarılması için bütün imkânlar yüzde 1000 oranında kullanılmaktadır. Ve bazen, tek bir ruhun kurtarılması için, Dünya gezegeninde meydana gelen doğal süreçlerin gelişimi değiştirilmek zorunda kalınıyor.

 

Sizler gezegenin titreşimlerinin daha da yükseltilmesiyle ilgili bir kararın alındığını mesajlarımızda muhtemelen okumuşsunuzdur.(1) Ve gezegenin sismik hareketinin arttığını bildiren haberleri de muhtemelen takip ediyorsunuzdur.

 

Bu süreçler açıklanabilir. Gezegenin titreşimleri yükseldiğinde, ancak insanların bilinci titreşimlerin yükselişini engellediği zaman, bu durumda Dünya’nın ince planında, kendini fiziksel plana sismik hareketler, kasırgalar, teknolojik felaketler şeklinde tezahür ettiren gerilim kaynakları oluşur.

 

Şunu anlayın; bütün bu felaketlerin sebebi biz değilizdir. Bütün bu felaketler, insanlık tarafından yaratılan aşırı olumsuz enerjiler yol açmaktadır.

 

Ve bir dakika durup gezegende yaşayan insanların en az yüzde 10’unun işaret ettiğimiz yolu takip ettiğini tasavvur edersek, o zaman gezegendeki bütün bu durum çok daha düzgün bir yol izlerdi.

 

Aslında, Yükselmiş Varlıkları’nın şu anki faaliyeti, Dünya´daki insanlığın yaşayacağı darbelerin mümkün olabildiğince hafifletmesini sağlamaktadır. Ve bunun için bizler, Yüce Merkezi Güneş tarafından verilen enerjinin aslan payını harcıyoruz.

 

Şimdi de, başka bir konuya daha değinmek istiyorum. Ben, Işığı seçmiş olan ancak karmaları yüzünden kendilerini çevreleyen yaşam şartlarından henüz kurtulamamış olan bireylere bir yardım eli uzatmak istiyorum.

 

Sizin için ne kadar zor olduğunu çok iyi anlıyorum. Ama ilk olarak, karmik enerji kendini tamamen tüketmelidir. Ve sizin bu duruma katlanmanız gerekecektir. İkinci olarak, Tanrı sizlere her zaman daha kolay bir yol için bir fırsat vermektedir, ancak büyük bir karmik yükle dolu olduğunuz için, sizler bu yolu her zaman göremiyorsunuz.

 

Bu yüzden, yardım için Üstatlar’a sık sık müracaat edin. Size en yakın olan Üstad’a. İsteklerinizi yazılı olarak belirtebilirsiniz veya yatmadan önce kutsal tapınaklarımızı ziyaret etmeyi dileyebilirsiniz, ki sabah olduğunda sizi çevreleyen karmadan nasıl kurtulacağınızla ilgili dış bilincinize bilgi verilmiş olsun.

 

Karmik durumunuzdan bir çıkış yolu gösterilmesini dilemeye çekinmeyin.

 

Yalnızca yazın; kağıt üzerine isteklerinizi kaydedin. Çünkü birkaç yıl sonra, olmasını istediğiniz bu şeyleri okuduğunuzda, dileklerinizin yerine getirilmiş olduğunu hayretle göreceksiniz. Ve bu da, kardeşlerini hiçbir zaman korumasız ve yardımsız bırakmayan Büyük Beyaz Kardeşliğin varlığı hakkında sizin için en iyi kanıt olacaktır.

 

Sizlere belki destek olacak ve büyük kardeşinizden yardım için uzatılmış bir el gibi hizmet edecek olan bilgiyi sizlere ulaştırmaya çalıştım.

 

BEN Hilaryon.

 
 

(1) Tanrı Şiva, 5 Ocak 2010; Bir’in Varlığı, 1 Ocak 2010

 
 

© Tatyana Mikuşina, 2010


Kurulum Tarihi : 16/07/2013 · 12:42
Son Güncelleme : 16/07/2013 · 12:42
Kategori : Dikte XI
Sayfa Oku 696 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye