* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
 -  Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
263 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XIII-9 - .. 28.06.2013

İlahi Hakikat dışsal araştırmalarla değil, içsel arayışlarla elde edilir.

 
Kuthumi
28 Haziran 2013
 
 

Kuthumi2.jpgBEN Kuthumi. Bugün, Bilgeliğin Üstatları'nın Dünya insanlığına verdiği Öğreti’ye ait birkaç ilkeyi daha inceleyeceğiz.

 

Dünyalar arasından daha yakınınıza gelebilmem için belli bir zaman gerektirdi. Dünyalar arasındaki etkileşim süreci, Mesajlarımızın aktarım sürecinde olduğu gibi modern bilim tarafından henüz daha yeterince araştırılmamıştır. Bu aynı zamanda, bilimin bakış açısına göre doğaüstü ile ilişkili olan, fiziksel dünyanın ve onun yasalarının bakış açısından açıklanamayan her şeye karşı önyargılı davranmasıyla da ilintilidir. Belirli bir zaman daha geçecek ve etraftaki dünyayı tanıma sınırları bilimin yardımıyla genişleyecek ve modern bilimde var olan alt bölümler, İnce dünyalarla ilgili daha geniş bir yelpazeyi kapsayacaktırlar. Bununla birlikte insanlığın en ilerici beyinleri bizim varlığımıza inanmadan ve bizlerle kalıcı bir iletişim kurmadan bu gerçekleşmeyecektir.

 

Bizlerle kalıcı bir iletişim ise ancak samimi olduğunuzda ve bizim varlığımıza gerçekten inandığınızda mümkün olabilir. Ve bu bile yeterli değildir, çünkü inancın yanında Kardeşliğe bağlı olmak ve uzun bir zaman süresince insanoğluyla çalıştığımız temel esasa dayalı şartlara da uymanız gerekmektedir.

 

Aranızdan ezoterik edebiyatın bolluğuna aşina olanlarınız, bu tip edebiyatın birbirinden önemli farklarla, iki türe veya sınıfa ayrıldığını büyük olasılıkla gözlemlemiştir.

 

Ezoterik edebiyatın ilk türü çoğunlukla astral planla ve mental planın en düşük katmanlarıyla çalışan insanların çeşitli psişik araştırmalarını içerir. Bunlar, İnce dünyalar hakkında gelişmemiş bilinçlerin izlenimleridir ve açık konuşmak gerekirse, fiziksel dünyaya yakın İnce katmanlara ait pek çok şeyin, birtakım bireylerin bilincinde hastalıklı yansımalarıdır. Bu kesinlikle sakince yanından geçebileceğiniz ve hiçbir önem atfetmeyebileceğiniz koca bir edebiyat yığınıdır. Ayrıca, bu tarz edebiyata kendinizi kaptırmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum, zira bu, psikolojinize zarar verebilir, çünkü sizleri birilerine ait fantezilerin hastalıklı titreşimlerine maruz bırakacaktır.

 

Ezoterik edebiyatın diğer türü dünyanızda son derece nadiren bulunmakta ve şu anda düzenli bir olaydan çok bir rastlantıdır. Ve bu anlaşılabilir, çünkü şu anda dünyanız için geçerli olan yüzde doksan yalana karşılık yüzde onluk hakikat oranı, ezoterik edebiyat konusu için de geçerlidir.

 

Ve burada küçük bir düzeltme yapmalıyım. Muhalif güçlerin şu anda dirençlerini arttırmalarıyla bağlantılı olarak, gerçek ezoterik edebiyat raflarınızda daha da nadir bulunmaktadır. Ve yüzde doksan dokuza karşı yüzde birlik oran iyimser bile sayılır.

 

Ve bizim bakış açımıza göre, temiz bir bilgi kaynağına rastlasanız bile, sizler çok dikkatli olmalı ve sezgilerinizin yardımıyla ellerinizde tuttuğunuz baskıyı ayrıntılı olarak kontrol etmeye çalışmalısınız. Pek çok tanınmış yazar ve onların eserleri bazı hilekâr yayıncının elinden geçerek, tanınmayacak derecede değiştiriliyor ve bu basılmış üründe hakikatin oranı azalmakta ve bizimle ilgisi olmayan yabancı titreşim ve enerjilerin nerelerde dahil edildiğini saptamak çok zordur.

 

Bu yüzden, insanların çoğunluğunun bakış açısına göre, ezoterik edebiyatı okumaktan tamamen vazgeçmek doğrudur, çünkü modern yaşamın şu anki temposunda insanlar, dükkanların raflarında ve internette bol miktarda sunulan yığınla suretaları inceleyecek zamanı bulamamaktadırlar.

 

Ancak, burada da sizi bekleyen bir tehlike daha vardır. Çünkü insanlığın kollektif bilincinde henüz yerleşmemiş ve insan toplumunun çoğunluğu için gerçeklik kazanmamış olan şeyleri tanımayı reddettiğinizde, sizler fırsatı elden kaçırma ve bizler, Yükselmiş Üstatlar tarafından verilen ve gerçekten doğru olan bilgi ve tavsiyeleri kullanmama riskine giriyorsunuz ki bunlar insanlığın şu anki evrimsel gelişim etabında vazgeçilmezdirler.

 

Konuşmamızın bu yerinde okuyucu artık kafa karışıklığıyla durmuş olmalı, çünkü büyük olasılıkla bir soru epeyce uzun bir zamandan beri kafasında dolanıp duruyordur: ‘Bu Adam nereye varmak istiyor?’.

 

Gerçekten durum acınacak bir haldedir. Bir taraftan bizler, Dünya insanlığına yardım eli uzatmaya ve içine girdiği görünüşte çıkmaz durumdan çıkmasına destek olmaya çalışıyoruz. Diğer taraftan ise, muhalif güçlerin aktifleşmesi yüzünden gezegenin enformatik alanı, şu anda o kadar kirlenmiştir ki, hangisi hakikat hangisi yalan olduğunu ayırt etmek neredeyse imkânsızdır.

 

Her durumdan bir çıkış yolu vardır. Bu durumdan da bir çıkış yolu vardır. Ve bu durumun çözümü yüzeyde yatmaktadır. Sizin dünyanızda her şey titreşimlere göre çekilir. Bu yüzden, sizler mutlak bir doğrulukla, çevrenizdeki dünyada titreşimlerinizle uyum içerisinde olan şeyleri bulacaksınızdır. Ve eğer titreşimleriniz düşükse, doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak için ne kadar uğraşırsanız uğraşın, başarılı olamayacaksınızdır.

 

Tabi bunun tam ters ifadesi de doğrudur: eğer titreşimleriniz yüksekse, titreşimlerinizle uyumsuz olan bir bilgi kaynağı veya kitabı bulmaya ne kadar uğraşırsanız uğraşın, başarılı olamayacaksınızdır.

 

Peki bugünkü konuşmamız boyunca ben sizleri neye davet ediyorum? Çok umut ediyorum ki; benim bu Mesajımı okuyan herkes, titreşimleri bu Mesajı okumaya müsaade ettiğinden dolayı okuyordur.

 

Şimdi ise yapmanız gereken bir sonraki adım kalıyor. Durmanızı.

 

Ruhsal arayışlarınızı durdurun.

 

Bu, sizlerin gerçek ruhsal arayışınızı durdurmak gerektiğinizi anlamına gelmiyor. Sizler yalnızca dış dünyada farklı bilgi kaynaklarını araştırmaya son vermelisinizdir.

 

Eğer sezgileriniz size doğru kaynağı bulduğunuzu söylüyorsa, diğer kaynakların tadına bakmaya son verin. Tek bir kaynağın yanında durun ve yalnızca ondan su için.

 

Fiziksel dünyanızla burada bir benzerlik kurmak mümkündür. Farz edelim ki; susuzluğunuzu gidermek için bir vadide kaynak arıyorsunuz. Kaynaktaki suyun tadına bakıyorsunuz ve onun kristal saflığına ve mükemmel tadına hayran kalıyorsunuz.

 

Akıllı insanlar bu kaynakta duracak ve içeceklerdir, ayrıca su depolarını ve su kaplarını bu suyla dolduracaklardır.

 

Daha az akıllı olan insanlar başka bir kaynağın suyunu tatmaya gideceklerdir. Bu kaynaktaki su, acı ve tuzlu olacaktır. Sonra bir sonraki kaynağa gideceklerdir. Bu kaynaktaki su da bayat çıkacaktır. Sonra bir sonraki kaynağa gideceklerdir ve orada su kirli çıkacaktır. Sonuç olarak, bu insanlar saf suyun bulunduğu kaynağa bir daha hiç geri dönememe tehlikesine girecekler ve dolanıp durmaya ve kirli su içmeye devam edeceklerdir.

 

Bu yüzden, karşınızda duranın İlahi Hakikat’e ait saf bir kaynak olduğunu tüm benliğinizle anladığınızda, asla başka kaynaklar aramayın. Çünkü İlahi Hakikat tektir ve O dışsal araştırmalarla değil, içsel arayışlarla elde edilir.

 

Dışsal bilgiden içsel olana geçmek gerekir. Dışsal olan bilinciniz için yalnızca bir itkidir ve kendi benliğinizde yaşayan Tanrı’yla iletişim alanına girebilmeniz içindir.

 

Muhtemelen bugünkü düşüncülerimle sizleri yordum. Fakat, çok umut ediyorum ki; kendileri için bu Mesajımı verdiğim o birkaç kişi bana kulak verecek ve öğütlerimden yararlanacaklardır.

 
BEN Kuthumi.
 
 

© Tatyana Mikuşina, 2013


Kurulum Tarihi : 13/07/2013 · 18:55
Son Güncelleme : 16/07/2013 · 08:40
Kategori : Dikte XIII-9
Sayfa Oku 5622 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye