* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
 -  Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
261 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XIII-9 - .. 21.06.2013

Kendinizi değiştirin, çabalayın ve sizler Buda’nın altın elbisesini ve İlahi Bilgelik hazinesini elde edeceksiniz

 
 
Gautama Buda
21 Haziran 2013
 

Gautama_Buda03.jpgBEN Gautama Buda. Yeniden geldim.

 

Uzak diyarlardan geldim. Ve varlığımın küçük bir parçasını sizlere vermek isterim.

 

Düşünün ki, biz şimdi sizlerle birlikte Yüce Merkezi Güneş’ten yeni geldik. Ruhsal dünyada mesafelerin önemi yoktur. Uzay ve zamanda çok uzak mesafelere seyahat edebilirsiniz. Bunun için de hiçbir aygıta, makineye veya uçağa ihtiyacınız yoktur.

 

Uzak diyarlara seyahat etmenin bütün mekanizması sizin kendi içinizde saklıdır. Ve aranızda çalışkan ve azimli olanlar, fiziksel bedenlerini terk edebilir ve benimle birlikte bütün Kainatı dolaşabilirler. Ancak bunun için belli seviyede ruhsal kazanımlara sahip olmanız gerekir. Ve sizler hepiniz bu seviyeye ulaşabilirsiniz.

 

Buna tek bir bedenlenmede nasıl ulaşabileceğinizle ilgili sizlere bir sır vereceğim. Bu, benim Gautama Buda olarak bedenlenişim sırasında öğrettiğim Yol’dur.

 

Öncelikle, sizler hareket etme yönünüzü seçmelisinizdir. Hangi yöne hareket edeceğinizi kesin olarak belirlemediğiniz sürece, sizler hiçbir şeye ulaşamazsınız. Sizin varlığınız, tıpkı yelkenli bir tekne misali, Evrensel Yasa’nın rüzgârına kendini bırakmalıdır. Sizler kesin ve geri dönülmez bir karar almalı ve en önemli şeyin bu Evren’in Yüce Yasa’sı olduğuna dair bu kararınızı pekiştirmelisiniz, başka bir biçimde bu Yasa Tanrı olarak da adlandırılabilir. Ve eğer kendinize karşı dürüstseniz, eğer gerçekten samimiyetle Evren’in Yüce Yasası’nın üstünlüğünü yaşamınızda kabul ettiyseniz, o halde bir sonraki adımınızı ve diğer bütün adımlarınızı doğru yönde atmış olacaksınız.

 

Yaşamınızda kimin en önemli olacağına karar vermelisiniz: siz mi, Tanrı mı? Tanrı’dan arzularınızı tatmin etmesini istediğiniz müddetçe, Tanrı’dan bu veya o şeyi sizin için yapmasını dilediğiniz müddetçe, sizler ruhsal Yol’da ilerleyemeyeceksiniz.

 

Sizler kararınızı varlığınızın derinliklerinde vermeli ve bütün yaşamınızı Tanrı’ya ve O’nun ihtiyaçlarını ve gereksinmelerini yerine getirmeye adamalısınızdır.

 

Bu koşulu yerine getirmeyi ne kadar denerseniz deneyin sizler bunu hemen, bir anda yapamayacaksınızdır. Dünya gezegenin milyonlarca yıllık evrimi, yoğun fiziksel dünyada, fiziksel dünyanızla İlahi dünya arasında geçirmez bir perde yaratmıştır. Bu yüzden, bilincinizdeki illüzyon oluşumunun üstesinden gelebilmek için belli miktarda zamana ve çabaya ihtiyaç vardır. Fiziksel dünyanın sınırlarının ötesine geçmek ve Uzak diyarlara yönelmek için belli miktarda zamana ihtiyaç vardır.

 

Ancak eğer doğru yönde tek bir adım dahi atabilirseniz ve Kozmik Yasa’ya yönelişinizi ve bağlılığınızı belirli bir süre boyunca muhafaza edebilirseniz, kural olarak bunun için tek bir bedenlenme değil de minimum yedi dünyasal bedenlenme gerektirir. Sizler sürekli ona doğru hareket ettiğinizde ve bunu başarmak için bütün gayretlerinizi ortaya koyduğunuzda Çomolungma’nın zirvesine ulaşmanızın kaçınılmaz olduğu gibi, Yüksek dünyalara da ulaşmanız kaçınılmazdır.

 

Sizin dünyanız, illüzyon dünyasının direnişini aşabilmeniz ve bu sayede Yüksek dünyalarda yaşamak için gerekli erdemleri kazanabilmeniz için tasarlanmıştır.

 

Bu yüzden bizler tekrar tekrar geliyor ve doğru yönü korumanız ve İlahi dünyayı hatırlamanız için öğretimizi veriyoruz.

 

Yolunuzdan kaç defa sapacağınız önemli değildir. Kaç defa yere düşeceğiniz önemli değildir. Önemli olan her defasında bize geri dönmenizdir, ayağa kalkmanız ve yürümeye devam etmenizdir.

 

Bazen bir insan pek çok bedenlenme boyunca fiziksel dünyada dolanıp duruyor. O Öğretimizi buluyor sonra illüzyon onu cezbediyor ve ona bizimki kadar doğru ve gerçek görünen farklı öğretiler buluyor. Ve bir insanın neyin gerçek neyin yalan olduğuna hatasız bir şekilde karar vermesine imkân tanıyacak olan ayırt etme seviyesine ulaşması için bazen onlarca bedenlenme gerektirmektedir.

 

Ayırt etme seviyesini henüz yeterince geliştirmemiş olanlarınız için bizler, ilerleyişin yönünü tayin edebilen ve kayıp ruhlar için Yol’u gösterebilen habercilerimizi yolluyoruz. Ve habercilerimize karşı sergilediğiniz tutumunuza göre bizler ruhlarınızın hazır olma seviyesini belirliyoruz. Bazen elçimize yaklaşabilmeniz için gerekli olan şartları oluşturmak onlarca bedenlenme gerektirmektedir. Bu sizin yaşam akımınız için büyük bir lütuf ve büyük bir şanstır. Ancak, bu İlahi fırsatı Yol’da yürüyenlerin yüzde birinden daha azının kullandığını söylesem sizler çok şaşırırsınız. Geri kalan bireyler kendilerini İlahi fırsattan mahrum bırakıyor ve korku ve risk altında tek başına hareket etmeyi tercih ediyorlar.

 

Bu davranış sizlere akılsızca mı görünüyor? Ancak, bu dünyanızda çok yaygın bir örnektir. Ve bunun neden olduğunu biliyor musunuz? Sizlere anlatayım. Bu, basit bir sebepten dolayı oluyor, o da insanın kendi dışsal zihnine göre hareket etmesidir. Bu durumda Yüksek Benliğin sesi, dışsal zihnin sesiyle yer değiştiriyor ve insan kendi başına hareket etmeyi ve kendi yolunu izlemeyi tercih ediyor.

 

Ancak tek bir insan bile elçimiz sayesinde illüzyonun karanlığından dışarı çıkabilirse, bizler misyonun başarıya ulaştığına inanıyoruz.

 

İşte bu, bizim neden birbiri ardınca Işık misyonlarını dünyanıza gönderdiğimizin sebebidir. Bu, bizim neden devamlı olarak fiziksel oktavda Işık fokusunu elçilerimizin içinde devam ettirdiğimizin sebebidir. Merhamet tüm Budaların ve Bodhisatvaların temel bir özelliğidir. Ve Dünya insanlığına duyulan merhamet ve aşk sayesinde, bizler Işığın fokusunu sürekli olarak fiziksel oktavda koruyoruz.

 

Bu Öğreti sizlere defalarca verildi. Ve bugün ben onu tekrar ediyorum.

 

Eğer aklınızı devamlı olarak dünyamıza yöneltirseniz, eğer niyetiniz tamamen temizse, sizler fiziksel dünyada daima habercilerimizi tanıyacak ve onları takip edeceksiniz.

 

Eğer eskisi gibi kişisel emellerinize göre hareket ediyorsanız, sizler elçimizle burun buruna gelseniz bile onu ayırt edemeyeceksinizdir.

 

Titreşimlerin uyumu yasası kusursuz bir biçimde işlemektedir. Sizi yardımdan yoksun bıraktıkları ve size karşı acımasız oldukları şeklinde Tanrı’ya ya da Üstatlar’a bir suçlama yöneltmeden önce, karşılaştığınız herhangi bir durumun sebeplerini kendi içinizde bulmaya çalışın.

 

Bu dünyadaki her şey içeriden dışarıya kendini açığa vurur. Yasa böyledir. Ve illüzyon itaatkar bir şekilde kendisinden beklediğiniz tarafını size çevirir.

 

Aynı yolda yürüyen iki insan farklı şeyleri görecek ve önem verecektir. Ve eğer siz bir Buda iseniz, yaşamınız boyunca öyle bir şekilde yürüyeceksinizdir ki, hiçbir kir, altın elbiselerinizi lekeleyemeyecektir.

 

Eğer sizler birçok kusurla yüklüyseniz, bu durumda Dünya’da hangi mükemmel yere giderseniz gidin; etrafta sadece kusur ve kir göreceksinizdir.

 

Bugün fiziksel dünyada başınıza gelen her şeyin içsel sebeplerine dikkatinizi bir kez daha çekmek için geldim. Kendinizi değiştirin, çabalayın ve sizler Buda’nın altın elbisesini ve İlahi Bilgelik hazinesini elde edeceksiniz.

 
BEN Gautama Buda.
 
 

© Tatyana Mikuşina, 2013


Kurulum Tarihi : 29/06/2013 · 00:00
Son Güncelleme : 29/06/2013 · 09:42
Kategori : Dikte XIII-9
Sayfa Oku 5305 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye