* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ....... 16.12.2009

Yalnızca kendinizi değiştirmenizin bir anlamı vardır

 
Konfüçyüs
16 Aralık 2009
 
 

Konfucius.jpgBEN Konfüçyüs.

 

Rus bir elçi aracılığıyla geldiğim için biraz şaşkınım. Ben daha çok Çin’de tanınıyorum.

 

Bununla birlikte, Dünya´da yaşayan bütün milletlere özgü ortak problemler vardır. Ve sanırım, sizlere bildireceğim şey özellikle dikkate değerdir.

 

Geçen yüzyılda Rusya’da vuku bulan bazı olaylar hakkında bilgilendirildim. Ve bildiğiniz gibi ben isyanları, devrimleri veya buna benzer şeyleri pek de tasvip etmiyorum. Benim bütün son yaşamım, etrafımda olup biten her şeye tamamen farklı bir açıdan bakmama sebep oldu.

 

Kendi görüşümü sizlere sunacağım. Ve yaşamınızda benim verdiğim tavsiyeleri takip edebilirseniz memnun olurum.

 

Bedenlenmede olduğum daha o zamanlarda, uzun bir süre boyunca bu konu üzerinde kafa yordum, ancak şimdi benim bir Yükselmiş Üstat bilinç seviyemden bu fikir o kadar açıktır ki, kimse bu konular üzerinde tartışmıyor bile.

 

Gerçi mükemmel olmayan bir dünyada bulunan sizler için pek çok şey, muhtemelen farklı bir şekilde görünmektedir. Ve burada, yaşamınızda neyi takip edeceğinizi ve size neyin rehberlik edeceğini siz kendiniz seçebilirsiniz. Bu sizin bir ayrıcalığınızdır; bu özgür irade yasasıdır.

 

Öyleyse, uzaktan başlayayım. Muhtemelen sizler dünyada enerjiden başka bir şey olmadığını savunan felsefe sistemlerini biliyorsunuzdur. Ve bu enerji, frekansına bağlı olarak, sizin dünyanıza benzer dünyalar, başka bir değişle yoğun dünyalar yaratabilir. Bununla birlikte, her şey enerji olduğuna göre, sadece titreşim bakımından daha yüksek frekansa sahip olan başka dünyalar da sizin dünyanızla aynı anda vardırlar. Siz bu dünyaları göremiyorsunuz, bizler ise örneğin kendi dünyamızda bulunurken sizleri göremiyoruz. Bu açıktır.

 

Daha az açık olan şey ise dünyanızın farklı noktalarının farklı titreşimlere sahip olduğudur. Farklı kıtalar, farklı devletler kendi frekanslarında titreşirler. Ve yeryüzünde bir yerden diğer bir yere gittiğinizde bunu sizler de hissedebilirsiniz. Ancak, bunu hissedebilmenize olanak veren bir aygıtınız olduğu zaman hissedebilirsiniz. Sizin enerjitik aygıtınızı, enerji merkezlerinizi ve sahip olduğunuz duyarlılık seviyesini kast ediyorum.

 

Yer kürede yaşayan çoğu insan için anlattıklarım anlaşılır olmayacaktır. İyi ki, neden bahsettiğimi anlayabilen yeterli duyarlılığa sahip insanlar vardır. Bir yerde bulunduğunuz zaman konfor ve rahatlık hissederken, başka bir yere gittiğinizde gerginlik ve rahatsızlık hissedersiniz. Peki, bu ne anlama gelmektedir? İlk yerin titreşimleri size daha yakındır, sizin titreşimlerinizle uyuşmaktadır. İkinci yere ait titreşimler ise sizinkinden farklıdır.

 

Neyi amaçladığımı merak ediyor musunuz? Eğer neden bahsettiğimi hissedebiliyorsanız, bu basit örnekle sizlere şu basit hakikati kanıtlamış oluyorum: dış dünya bilincinizin yansıtıldığı yalnızca bir aynadır. Sizler yaşadığınız yerlere enerjitik olarak çekiliyorsunuz. Ve sonuçta her şey bilincinizin seviyesi ve onun bu seviyeye tekabül eden titreşimleri tarafından belirlenmektedir.

 

Bu yüzden, dışsal durumu değiştirmeye çalışmanızın hiçbir anlamı yoktur. Yalnızca kendinizi değiştirmenizin bir anlamı vardır. Ve titreşimleriniz değiştiği zaman sizler titreşimlerinize tekabül eden bir yere taşınabilirsiniz. Pek çok insan yaşadıkları yerlerde ikamet etmekten dolayı çok büyük bir rahatsızlık hissetmektedir. Ve gerçekten de şehirleriniz belirli bir İlahi bilinç seviyesine sahip olan insanlar için uygun değillerdir. Bu insanlar acı çekmeye ve kitlesel bilincin bu pislik yuvalarında bulunmaktan dolayı sürekli bir huzursuzluk hissetmeye mecbur olmaktadırlar. Peki, onların bilinç seviyelerine tekabül eden yerlere neden taşınmadıklarını biliyor musunuz? Temel sebep şudur ki; böyle bir yerde yaşamaya gitmek için onların bilinçlerinde bir devrim yapmaları gerekmektedir. Onların doğaya, tamamen farklı şartlar altında yaşamaya gitmeleri gerekecektir. Ve böylece içinizde bir mücadele başlar. Ne yapmalı? İçinde bulunduğunuz şartları kabullenmeli ya da nasıl yaşanacağı hakkında bir fikrinizin bile olmadığı şartlar altında yaşamaya mı başlamalı.

 

İnsani arzuların vektörü yaratılan durumdan bir çıkış buluncaya kadar uzun bir zaman geçecektir.

 

Sonuçta, sizler size yaraşır şartlarda yaşayacaksınızdır. Fakat geleceğin yaşam yerleriyle ilgili fikir bilinçlerinizde yer edinceye kadar belirli bir zaman geçecektir.

 

Auralarına her gün temas eden büyük bir insan kalabalığın arasında yaşamaya mecbur olan ve aslında, sayısız insan için enerji donörü rolünü üstlenen o insanlar için üzülüyorum. Bununla birlikte, sizler de kabul edin ki bu sizin seçiminizdir. Tanrı her zaman sizlere bir seçim hakkı sunmaktadır.

Ve eğer sizler yeni yolu görmek istemezseniz veya onu fark etmiyormuşsunuz gibi yaparsanız, o halde çok yakında, durum daha da değişecektir. Ve sizler olgun elmaların dallarından düştüğü gibi şehirlerinizden düşeceksinizdir.

 

İnsanlık tarihinde, insanların çoğunlukla küçük yerleşim birimlerinde yaşadıkları bir dönem vardı. Sonra onlar, zanaatların gelişebilmesi için daha büyük yerleşim yerlerinde ve şehirlerde yaşamaya başladılar. Şimdi hem doğada yaşamak hem de medeniyetin bütün imkânlarından yararlanmak için her türlü fırsat mevcuttur. Ancak yine de küçük bir ayrıntı vardır: insanların tümü doğada yaşayamayacaktır. Onların pek çoğu doğanın bizzat kendisi, doğa ruhları ve o yerlerin titreşimleri tarafından kovulacaklardır.

 

Her şey değişecektir. Yönetim yapısı da, devlet yapısı da. Eğer insanlık için bir Altın Çağ planlanmışsa, bu gerçekleştirilmek zorundadır. Bunun Rusya’da mı, yoksa başka bir ülkede mi gerçekleşeceğini bilmiyorum. Sonuçta, her şeyi ülke nüfusunun büyük bölümünün sahip olduğu bilinç seviyesi belirlemektedir.

 

Yükselmiş Varlıkları arasında Rusya için bir umudun var olduğunu biliyorum. Bununla birlikte, şunu da biliyorum ki; önceleri Amerika için de umut vardı.

 

Yeni bilinç olmadan daha fazla gelişim imkânsızdır. Her şeyde farklı prensiplere ihtiyaç vardır. Ve takip edilmesi gereken bu prensipler, bu elçi aracılığıyla verdiğimiz mesajların içinde de yer almaktadır. Somut talimatlar az mı geliyor? Yine de şunu kabul edin ki; eğer Yükselmiş Üstatlar her gün sizlere nasıl giyineceğinizi, ne zaman kalkacağınızı, ne yiyeceğinizi ve ne yapacağınızı söyleselerdi yaşamak sizler için çok sıkıcı bir hal alırdı. Bu şekilde insanlık, çok kısa bir sürede daha fazla tekâmül etmeye gücü yetmeyen aylaklara dönüşürdü. Tam tersine bizler güçlü ruhları olan ve hareket etmeye gücü yeten, ayrıca eylemlerinden doğan sonuçlar için sorumluluk alabilen insanlara ihtiyaç duymaktayız.

 

Bugün çok fazla konuştum. Bütün söylenenlerden kendiniz için somut bir fayda çıkartabilecek misiniz bilmiyorum.

 
BEN Konfüçyüs. 
 
 

© Tatyana Mikuşina, 2009

 


Kurulum Tarihi : 16/06/2013 · 08:47
Son Güncelleme : 16/06/2013 · 08:47
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 5214 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye