* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ....... 14.12.2009

Şu an Dünya’da herkesin kendi içsel özünü gösterebileceği ideal şartlar oluşturulmuştur

 
Başmelek Mikail
14 Aralık 2009
 

Arhangel_Mihail.jpgBEN Başmelek Mikail! Yeniden geldim!

 

Şu anki durumla ilgili gereken açıklamaları vermek üzere geldim. Ve her şeyin belki bazılarınıza göründüğü kadar umutsuz olmadığına dair sizleri temin etmeliyim. Her şey bir plana göre, İlahi bir plana göre işlemektedir ve her şey kendi sırasına göre meydana gelmektedir.

 

Başka bir şekilde de olamaz, çünkü kâinatın Yasasına göre bu evrenin temelinde yatan, bu evrenin ona göre gelişim gösterdiği planın yolunda duran her şey silinip süpürülmek zorundadır. İşte benim ve mavi alev meleklerimin işi de tam olarak bundan ibarettir, bu evrenin Yaratıcısı’nın planını gerçekleşmesini engelleyen her şeyi temizlemektir. Her organizmada daima onlardan vaktinde kurtulmak gereken tortu ve toksinler bulunur, ki organizma bir bütün olarak çalışabilir durumda olsun. Dünya gezegeninde Yaradanla boy ölçmeye karar vermiş varlıklar, enerjiler ve birtakım insan bireyleri de bulunmaktadır.

 

Kibir ve muhalefet gösterilmesine izin verilen belli sınırlar bulunmaktadır, ancak bu sınırlardan sonra eylemde bulunma sırası bana ve meleklerime gelir.

 

Bizim işimiz, bedende bulunan sizler tarafından fark edilmeden geçer gider. Sizin planınızda, sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi veya daha doğrusu, her şey çok doğal bir biçimde gerçekleşiyormuş gibi olur. Sizler bizim işimizi fark etmiyorsunuz bile. Sizler yalnızca ardı ardına meydana gelen kazaları, felaketleri haberlerde okuyor veya dinliyorsunuz. Dikkatinizi çekip çekmediğini bilmiyorum, ama özellikle yıl sonunda, çeşitli kazaların ve felaketlerin sayısı ve ayrıca hastalıklar artmaktadır. Ölüm kendi mahsulünü toplamaktadır. Fiziksel plandan temizlenmesi gereken her şey fiziksel plandan gitmektedir.

 

Sözlerim bir çoğunuzda şaşkınlığa sebep olacaktır, çünkü size göre kazaların ve doğal afetlerin kurbanları arasında, ölümü yaratıcılıklarının baharında karşılayan pek çok tamamen masum ruh bulunmaktadır.

 

Bedende bulunan insanlar olarak olaylarla ilgili bir bakış açınız vardır, bunun yanında bizim de bir bakış açımız bulunmaktadır. Gerçekten de, pek çok Işık ruhun zamanından önce geçiş yaptığı durumlar vardır. Ve bazen bu, bedende kalan akrabalarla ilgili karmanın çözme gerekliliğiyle bağlantılıdır, çünkü zamanından önce gelen kayıp, onları kendi yaşamları üstünde daha dikkatlice düşündürtmekte ve onlara Tanrı’yı hatırlatmaktadır. Bazen, kişi bedenlenmesinden ayrılmaya kendisi karar veriyor, çünkü farkına varıyor ki; bedenlenmeye gelmeden önce kabul ettiği yaşam planı, yapılan pek çok hatadan dolayı gerçeğe dönüşemeyecektir. Ve birey, ruhu için yaptığı İlahi planla ilgili öngörüsünü, kutsal tapınaklarda yeniden yenilemeyi ve yenilenmiş bir öngörüyle beraber bedenlenmeye yeniden gelmeyi istemektedir.

 

Gördüğünüz gibi insanların neden zamansız geçiş yaptığı ile ilgili farklı sebepler vardır ve bu her zaman bizim işlerimizle ilgili değildir.

 

Bizim işimiz ince planda gerçekleşmektedir. Ve fiziksel dünyada tezahür etmiş olarak gördüğünüz şey, bizim işimizin bir sonucudur.

 

Eski Atlantis zamanından beri kalan birtakım sihirsel yeteneklere sahip bedende bulunan pek çok insan vardır. Bu yetenekler saklı haldedir ve bu insanlar belirli bir zamana kadar bu yeteneklerini göstermezler. Özellikle her türlü çeşitli dini akım ve mezheplerin içinde, geçmişte kara büyücülerin ve sihirbazların işlevlerini yapan pek çok kişi bulunmaktadır. Onlar orada sihirsel hünerlerinden ve yeteneklerinden arta kalanlarını göstermek için zemin bulmaktadırlar.

 

Bu insanların özü belli bir zamana kadar ortaya çıkmıyor. Ve belli sınıra ulaşıncaya kadar, kara büyü yeteneklerine sahip bir insan diğer insanlara, hiçbir şeyden şüphelenmeyen gerçek Işık taşıyıcılara karşı zarar verecek eylemleri fiziksel planda yapmaya başlayana kadar, müdahale etmemize izin vermeyen bir Kozmik Yasa vardır.

 

Sizin zamanınızın karmaşıklığı bundan ibarettir, çünkü Atlantis’in eski kara ve ak büyücüleri aynı gruplara gidiyorlar ve aynı dini akımlarda yer alıyorlar. Bir ayrım yapılabilmek çok zordur, çünkü hepsi de Tanrı’dan, Işık’tan, Aşk’tan ve İyilik’ten bahsediyorlar. Hepsi dua ediyor, meditasyon yapıyor ve iyi eylemlerde bulunuyorlar.

 

Bununla beraber, insanın içinde var olan bir fark vardır. Ve onun bu içsel özü, kişiye ya Işığın güçlerine ya da illüzyonun güçlerine hizmet ettirmektedir. Her zaman böyle olagelmiştir ve Sevgili İsa sizlerden eylemlere, kelimelere ya da işlere bakarak yargıda bulunmamanızı istemiştir. Sevgili İsa sizlerden meyvelere (1), eylemlerden doğan sonuçlara bakarak yargıda bulunmanızı istemiştir.

Bu yüzden şu an Dünya’da herkesin kendi içsel özünü gösterebileceği ideal şartlar oluşturulmuştur.

 

Yasa bizlere belli bir zamana kadar müdahale etmemize izin vermemektedir. Bizler sabırla saatimizi bekliyoruz. Ve meyveler ortaya çıktıklarında, bizim İlahi adaletin elini bu insanın üzerine kaldırma hakkımız vardır. 

 

Muhtemelen sizler, fikrinize göre, İlahi adaletin kendilerine uygulanması gereken insanları hayalinizde canlandırmışsınızdır. Yine de İsa sizlerden yargılamamanızı istemiştir (2). Çünkü insanların yaptığı aynı eylemler sonuçta ya illüzyonu çoğaltabilir ya da onu küçültebilir. Ve size göründüğü şekliyle apaçık ve düşük nitelikli olan, İsa’nın onlara bakarak yargıda bulunmanızı istediği meyveler bile, bu meyvelerin onlar için ölümün ve cehennem güçlerinin bir tezahürü gibi gözükenler, insanlara ait karmik yükün yalnızca bir dönüşümü olabilir.

 

Sizleri kendi çalışmamız hakkında aydınlatmak için çok zaman harcadım, çünkü bütün gerçek nedenler ve gerçek niyetler yalnızca benim seviyemden görünmektedir. Sizler ise ya sizi korumamı isteyebilirsiniz ya da kritik bir duruma müdahale etmem ve İlahi adaletin gerçekleşmesine yardım etmem için beni ve koruyucu meleklerimi çağırabilirsiniz. Hiçbir şekilde duygularınızı ve hislerinizi çağrılarınıza katmayın. Onları tarafsızca ve dışsal bir gözlemciymişsiniz gibi yapın. Bir gözlemcinin rolünde sürekli kalabilmeyi ve kavgaya karışmamayı başarabilseniz bu mükemmel olurdu.

 

Ortaya çıkan duruma duygusal bir değerlendirme için ne kadar çok enerji harcarsanız, onu ne kadar daha fazla tartışırsanız, negatif durumun içine gittikçe daha çok enerji koymuş olursunuz ve sonuçta çabalarınız sayesinde durum gittikçe daha kötü bir hale gelir.

 

Tavsiyelerime, yaşamınızda meydana gelen bütün olaylar için aynı biçimde yaklaşmamanızı rica ediyorum. Çünkü işlek caddeyi geçmesi için yaşlı bir bayana yardım etmek yerine, sizin bir gözlemci pozisyonunu almayı düşündüğünüzü şimdiden öngörüyorum!

 

Yaşamınızın her anında sürekli dikkatli olmak ve etrafınızda olan biten her şeye karşı tepkilerinizi sürekli analiz etmek önemlidir.

 
BEN Başmelek Mikail!
 
--------------------------------------------------

(1) “Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır. Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi? Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır. Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız. (Matta İncili 7:15-20)

 

(2) “Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız. (Matta İncili 7:1)

 
 

© Tatyana Mikuşina, 2009


Kurulum Tarihi : 01/06/2013 · 22:41
Son Güncelleme : 01/06/2013 · 22:44
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 5236 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye