* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
 -  Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
259 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XI - 10.01.2010

Altın Çağ üzerine bir sohbet

 

Sen Jermen

10 Ocak 2010

 

Senjermen01.jpgBEN Sen Jermen. Sizlere yeniden geldim, baylar ve bayanlar! Ve bugün bana çok yakın olan ve hakkında sonsuza kadar konuşabileceğim bir konu üzerine sohbet gerçekleştirmeye hazırım.

 
Merakınızı uyandırabildim mi?
 

Bugün Altın Çağ hakkında, onun Dünya’ya gelişi hakkında konuşmak için hazırım.

 

Altın Çağın gelmesini gerektiğini söyleyen, farklı zamanlarda, çeşitli peygamberler, elçiler ve ayrıca kutsal insanlar aracılığıyla verilmiş kehanetlerin olduğunu sizler muhtemelen işitmişsinizdir. Ve aynı zamanda sizler etrafınıza bakıyor ve toplumda bu kadar büyük bir ahlaki çöküntü ve ruhsal alanda genel bir düşüş yaşanırken bunun nasıl gerçekleşeceğini merak ediyorsunuz.

 

Çünkü Altın Çağ, efir planda bulunan modellere en yakın olan güzel sanatların gelişmesidir. O halde, bu kusursuz modelleri fiziksel planda gerçeğe dönüştürebilecek o mükemmel insanlar neredeler, diye soruyorsunuzdur.

 

Şaşkınlığınızı çok iyi anlıyorum.  Ve sizlere Altın Çağ hakkında kısa bir öğreti vermem gerekiyor.

 

Yükselmiş Üstatlar’ın kim oldukları ve neden bu kadar farklı Üstadın onların bir üyesi olduklarıyla ilgili pek çoğunuzun tam net bir fikri yoktur.

 

Aslında “Yükselmiş Üstatlar” terimi çok da uygun düşmemektedir. Çünkü bu ifadeden, Hiyerarşik merdivenin farklı basamaklarında duran varlıklar ya da bireyler anlaşılıyor. Oysa Yükselmiş Üstatlar’ın arasında, diğer dünya sistemlerden yardım etme misyonuyla gelmiş olanlar vardır, bunun yanı sıra dünya okulunda şu ana dek bile okuyanlar da bulunmaktadır.

 

Bu meseleye biraz değineceğim. Yeryüzündeki insanlık gelişiminde belli etaplardan geçmektedir. Bu etaplar kök ırklar ve alt ırklar şeklinde isimlendirilebilir. Ve şu an Dünya’da dördüncü ve beşinci kök ırkın temsilcileri bedenlenmiştir, ancak onlar efir planda bulunan ve altıncı ırkta bedenlenmeyi bekleyen kardeşlerinden çok daha gerisinde bulunmaktadırlar.

 

Bedenlenmeyi bekleyen bu bireyler, titreşimleri açısından, şu an bedende bulunan insan toplumunun tümünden çok daha ilerisinde bulunmaktadırlar. Bu yüzden titreşimleri onlara Dünya’da sizin aranızda yaşama olanağı vermez. Ve onlar Yeryüzünde bedenlenmek ve evrimlerine devam edebilmek için ne zaman bir fırsat çıkacağını dört gözle bekliyorlar. Onlar kazanımlarının birçoğunu Dünya’ya armağan edebilirler ve bu kazanımlarını Yeryüzündeki insanlıkla paylaşmaktan da çok mutlu olurlardı.

 

Şu an Dünya’da bedenlenmiş olanlar arasında da, ruhları altın külçe gibi olan belli sayıda birey vardır. Ancak Dünya’da mevcut olan şartlar, onlara kendilerini gösterme olanağı tanımamaktadır. Ve bizim mesajlarımız, uyanmaları için ruhlarına yapılan bir çağrıdır. Onların birçoğunda yüce ruhlar ikamet etmektedir. Bunlar kısmı enkarnasyonlar denilen, Üstatlar’ın kısmi enkarnasyonlarıdır, onlar titreşimlerini Dünya’nın genel titreşim seviyesine eşitlemek için kendilerini karmayla öyle bir yüklemişlerdir ki; mevcut koşullar içerisinde kim olduklarını ve Dünya’ya neden geldiklerini hatırlayamamaktadırlar.

 

Aynı zamanda, Dünya’da şu an bedenlenmiş insanlar arasında, içtenlikle hizmet etmeye ve Yükselmiş Üstatlar’ın bayrakları altında hemen şimdi toplanmaya hazır olanlar da vardır, ancak onlar, ruh kardeşlerinin bulunduğu Dünya’da bir yer bulamamaktadırlar.

 

İşte tam da bu yüzden bir plan vardır, onun sayesinde gelecek çağların bir parçası olarak, Altın Çağ Dünya’da tezahür olması gerekmektedir.

 

Ve bu şartlarda, bitirebilecek yetenekte olanlar dünya okulunu bitirebilecektir. Ve bu şartlarda altıncı ırkın temsilcileri başarısızlık riski olmadan bedenlenmeye gelebileceklerdir.

 

Bizler Amerika topraklarında Altın Çağ için bir planımız vardı. Ve ben bu planın hayata geçmesi için mücadele ettim. Altın Çağın gelişini engelleyen karmanın dönüştürülmesinin hızlanması için Amerika ve onunla birlikte bütün dünyanın, mor alev lütfünü alması için kauzal bedenimi teminat olarak yatırdığımı bile sizler muhtemelen duymuşsunuzdur.

 

Aynı zamanda, büyük bir ruhsal potansiyele sahip olan ama hala kendini gösterememiş bir ülke olarak, bakışlarımızı Rusya’ya yöneltmeye devam ediyoruz

 

Sonuçta, Altın Çağın gelişi yalnızca bir enerji meselesidir. Dünya’da Altın Çağın gerçekleşmesi için Yüce Merkezi Güneş’ten yeterli miktarda enerji tahsis edilecek midir?

 

Fakat sevgililerim, kredi almak için bir bankaya gittiğinizde, parayı size vermeden önce banka memurları aldığınız krediyi geri vereceğinize dair bir teminat almak isterler. Sizden gayrimenkul ya da kıymetli kâğıtlar ya da başka değerli varlıklar şeklinde bir garanti talep ederler.

 

Tamamen aynı yasa İlahi dünyada da işlemektedir. Dünya’da Altın Çağın geliş şartların oluşturulması için gerekli enerjiyi vermeden önce, Yüce Merkezi Güneş, bu enerjinin, insan egosuna ait arzuların tatmini için kuma dökülen su gibi kaybolmayacağını, aksine amaca uygun bir şekilde kullanılacağını ve bireylerin kauzal bedenlerin ışık saçan küreler şeklinde, İlahi dünyaya geri döneceğini garantisini almak istiyorlar.

 

Altın Çağın gelişiyle ilgili bütün mesele sizin seviyenizde çözülür. İlahi enerjiyi alabilecek ve onu akıllıca bir şekilde kullanabilecek yeterli sayıda insan bulunacak mıdır? Şimdiye kadar, girişimlerde bulunuyoruz, farklı elçiler aracılığıyla sesimizi duyurmaya çalışıyoruz, ama bu bireyleri bulamıyoruz.

 

Son girişimlerimizden biri de bu yeni dispenzasyondur: mesajlarımızı bu elçi aracılığıyla dünyanıza iletmek.

 

Bizler şimdi umudumuzu artık belirli bir ülkeye bağlamıyoruz. Bizim için Altın Çağın Amerika’da mı, Rusya’da mı yoksa dünyanın başka bir ülkesinde mi ortaya çıkacağı önem taşımamaktadır. Bizim için Yeryüzü insanlığı milliyetlere ayrılmamaktadır. Bizim için önemli olan, İlahi enerjinin kusursuz kullanımı için bütün karmik sorumluluğu üzerine almaya hazır yeterli sayıda sorumlu bireyin bulunmasıdır: ki o enerji ilk önce fiziksel planda bir model oluşturmak için daha sonra ise İlahi prensiplere göre yaşayacak olan bütün bir ülke için serbest bırakılacaktır.

 

İşte böyle sevgililerim, görüyorsunuz ki hiçbir sır yoktur. Her şey çok basit ve açıktır. Bizler Dünya’da gerçekleşmesi gereken İlahi fırsatı size altın bir tepside sunuyoruz. Aranızdan kimler bu İlahi fırsata gelebilecek ve onu alacaktır?

 

Acele etmeyin. İlahi fırsat gerçekten sizlere verilmeden önce, Üstatlar’a ve Tanrı’ya olan bağlılığınızı ispat etmeniz gerekecektir. Testlerinizden ve yaşam durumlarınızdan geçmeniz gerekecektir.

 

Çünkü geçmişe ait enerjilerden ayrılmadan bir sonraki enerji düzeyine çıkmak imkânsızdır. Bazen geçmişe ait enerjiler sizinle öyle bütünleşmiş ki sizler gerçek olmayan parçanızın nerede bittiğini, İlahi parçanızın ise nerede başladığını bilemiyorsunuz.

 

O halde, cesaret edin. Bütün fırsatlar önünüzde durmaktadır. Hanginiz onlardan faydalanmayı başarabilecek?

 

BEN Sen Jermen!

 
 

© Tatyana Mikuşina, 2010


Kurulum Tarihi : 23/04/2013 · 10:08
Son Güncelleme : 23/04/2013 · 10:08
Kategori : Dikte XI
Sayfa Oku 5700 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye