* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
 -  Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XI - 07.01.2010

Uyanmaya Çağrı
 
 
Sanat Kumara
07 Ocak 2010
 
 

Sanat Kumara.jpgBEN Sanat Kumara. Tekrar sizlere geldim.

 

Yıllık dönemin başladığı ve Karmik Kurul’un toplantısı sona erdiği şu anda, benim bir kez daha sizlerle konuşmam gereken bir şey var.

 

Aranızdan, yaşamın bütün zorluklarına ve talihsizliklerine rağmen bilinçlerini, Tanrı'ya yönelmiş halde tutmak için çabalayanlarınıza seslenmek istiyorum.

 

Aranızdan, hem zorlukları yenebilen hem de bilinç düzeyini korumayı başaranlara seslenmek istiyorum.

 

Bu çok kıymetli bir özelliktir. Vaktiyle sizler bizim Sır Okullarımızda eğitimden geçtiniz. Ve o zamanlar özel olarak organize edilmiş bir eğitimdi; sizler dengede olmayan bir durumun içine sokuluyordunuz ve içsel sükunetinizi nasıl muhafaza etmeyi başardığınızı ve Tanrı'nın İradesini Yeryüzünde hakim kılmak için adanmışlığınızı nasıl koruduğunuzu bakıyorlardı.

 

Bu şu anki bedenlenmenizden önceki bir eğitimdi. Şimdiyse artık özel olarak zorluk düzenlemeye gerek yoktur. Etrafınızda bulunan zorluklar yeterlidir. Ve şu anda bedenlenmenizin çok önemli bir etabı başlamıştır, sizler yalnızca bilincinizi sizin için mümkün olan en yüksek seviyede korumakla kalmayıp, aynı zamanda Kardeşliğin işlerini de yerine getirmeniz gerekiyor.

 

Ne tarz işler yapmanız gerektiğinin sizlere söylemeye gerek yoktur. Şöyle bir etrafınıza bakmanız yeterlidir ve göreceksiniz ki içinde bulunulan zamanda, bütün dünya yeniden düzenlenmeye ihtiyaç duymaktadır. İnsan aktivitesinin, İlahi modellerle uyum içinde olduğu tek bir alan dahi yoktur.

 

Ve muhtemelen sizleri kolları sıvamaya ve düşüncesiz bir acelecilikle, Dünya’da mevcut bulunan bütün düzeni değiştirmeye çağırdığımı düşünüyorsunuzdur.

 

Sanırım büyük ihtimalle sizi deli olduğunuzu düşüneceklerdir. Gerçi, bizim bakış açımıza göre insanlık topyekun çılgına dönmüş ve akla hayale sığmayacak şeyler yapmaktadır. Ancak şu etapta insanlık bunu anlayacak durumda değildir.

 

İstediğiniz kadar toplumsal yapılanmanın İlahi prensipleri ve yaşamın tüm alanlarına getirilmesi gereken İlahi modelleri hakkında konuşabilirsiniz. Çevrenizden sizi anlayabilecek, dahası somut bir şeyler yapmaya başlayabilecek birkaç kişinin bile bulunacağını düşünmüyorum.

 

O halde ne yapmak gerekiyor ve bu durumdan Yükselmiş Üstatlar nasıl bir çıkış öneriyorlar?

 

Defalarca anlattım ve milyonlarca yıl takip ettiğimiz prensiplerimizi şimdi bir kez daha tekrar ediyorum.

 

Kendinizi değiştirmeye başlamanız gerekiyor. Etrafınızdaki her şey buna karşı çıkacaktır. Titreşimleriniz değişeceği için, er ya da geç sizi çevreleyen dünyanın titreşimleriyle aykırılığa düşecektir. İşte burada Sırlar Okulları’nı bir kez daha hatırlamanız gerekiyor. Sizin göreviniz dıştaki düşmanca tutuma dayanmaktır. Bu şekilde sizler ruhsal kaslarınızı geliştirecek ve dış şartlara rağmen Üstatlar’ın işlerine olan bağlılığınızı göstereceksinizdir.

 

Peki, ne zamana kadar dayanmanız gerekecek? Şu anki bedenlenmenizin sonuna kadar olan zamanı hesaba katmalısınız.

 

Bununla beraber, aranızda belirli bir görevle bedene gelmiş olanlarınız da vardır. Ve bu görev - yer kürenin fiziksel planında, Üstatlar’ın kendi prensiplerini aktarabilecekleri bir model oluşturmak.

 

Şu anda yer kürenin neresinde böyle bir yerin oluşturulabileceğini bilmiyorum. Bu yeri, Elçimizin Aşramını temel alarak oluşturmaya çalıştık. Ancak şimdi bu görevin sorumluluğunu O’nun üstünden aldığımızı sizlere bildiriyorum.

 

Çok büyük bir dirençle karşılaştık. Ve bu yüzden, şu anda bizler fiziksel planda kendimize ileri bir karakol oluşturabileceğimiz başka bir yer arıyoruz.

 

Elçi, bedenlenmeye gelen ve divanda sakin sakin yatan sizin yerine iş yapamaz.

 

Bizler iki yıl boyunca Elçimizin kahramanca çabalarını izledik. Şimdi de açıkça görüyoruz ki bizler O’nun adanmışlığını ve kendini feda edişini daha fazla istismar edemeyiz.

 

Bu doğru olmayacaktır. Ve eğer fiziksel planda elçimizle ilgilenebilecek ve O’nu koruyabilecek hiç kimse yoksa o halde bunu ben yapacağım. Çünkü bu elçiyle özel bağlarım bulunmaktadır. Ayrıca O’na bedenlenmesinden önce kefil olan da bizzat bendim. Artık sevgili öğrencimi daha fazla riske atamam.

 

Şimdi her şeyi kendiniz yapmanız gerekecek, tabi, eğer Kardeşliğin işlerini yapmaya başlar başlamaz, omuzlarınıza kaçınılmaz bir şekilde binecek olan yüke dayanmayı başarabilirseniz. Kardeşliğin gerçek işlerini, sizin hayal ettiğiniz işleri değil.

 

Bugün yine oldukça serttim.

 

Pek çok insanla buluşması sırasında, Elçimizin bedeninde defalarca bulundum. Ve çok iyi anlıyorum ki; o bizim kendisine öğrettiğimiz şekilde herkese karşı tertemiz bir görüşü korumaya çabalıyordu, ancak ben bu yıllar içerisinde Elçi’ye yaklaşan herkesi çok net bir biçimde görüyordum. Ve benim görüş alanıma girdiğiniz için, ya aklınızı başınıza getirmek ya da sizleri karmanın iradesine teslim etmek için gücüm dahilinde olan her şeyi yapabileceğim.

 

Ben Işığın tadına bakmak için gelenlerden bahsetmiyorum. Ancak benim kişisel olarak tanıdığım ve belli başlı birtakım görevlerin yerine getirilmesini üzerlerine almaları gereken kişiler de vardı. Sizler özel bir eğitimden geçtiniz, bedenlenmeden önce bizler ruhlarınızı besledik ve şefkatle ilgi gösterdik, ayrıca dış şartları düzenleyebilmek ve sizleri Elçimize yaklaştırabilmek için gücümüz dahilinde olan her şeyi yaptık. Peki, sonuç ne oldu?

 

Sizler yaşadığım bütün hayal kırıklığımı hissedemezsiniz. Meydana gelen her şeyi yalnızca izleyebiliyorum. Ama karışamıyorum, çünkü özgür bir iradeye sahipsiniz ve istediğiniz her şeyi yapmakta özgürsünüz.

 

İnsanların birbiri ardına illüzyonun lehine seçim yapmalarını izlerken hissettiğim durumu Tanrı sizlere asla yaşatmasın. Bizler en iyi olanları, en adanmış olanları kaybediyoruz. Işığın hiçbir görevi yalnızca tek bir insan üzerine temellendirilmemiştir. Daima birçok ruh bedenlenmeye gelmiştir. Onların bazıları daha bedenlenmenin başında yitip gidiyorlardı, arta kalanlar ise olağanüstü çabalar göstererek, görevlerini neredeyse tamamlama noktasına geliyorlardı. Ve şimdi, her birinin nasıl kendi oyuncağını seçtiğini ve illüzyon dünyasında koydukları hedeflerin peşinden nasıl koştuklarını seyrediyorum.

 

Bizler yeni bir dispenzasyon elde ettik, bu yeni mesaj döneminin dünyanıza iletilmesi için yeni bir İlahi Lütuf. Ve halen illüzyonda başıboş gezinen kişilerin, bu mesajların içinde yer alan çağrımıza kulak verebileceklerini ve bilinçlerini eylem için uyandıracağını büyük bir şevkle umut ediyorum.  

 

Aksi takdirde sizler bu bedenlenmenin sonuna kadar illüzyonda yalnız başınıza dolaşıp duracaksınız.

 

Henüz sona ermemiş İlahi bir Fırsat bulunmaktadır. Peki, ellerini ve ayaklarını kullanarak, tasarlanmış olanı gerçek kılabileceğimiz Işık taşıyıcıları nerededir?

 
BEN Sanat Kumara. Om.
 
 

© Tatyana Mikuşina, 2010



Kurulum Tarihi : 14/04/2013 · 12:06
Son Güncelleme : 14/04/2013 · 12:06
Kategori : Dikte XI
Sayfa Oku 5295 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye