* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
 -  Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XIII - ...... 22.12.2012

Size Tanrı hakkında bir Öğreti vermeye geldim
 
Tanrı Şiva
22 Aralık 2012
Shiva.jpg
BEN Şiva!!!
 
Ben geldim!
 
Her zaman olduğu gibi güçlü ve tüm azametimle geldim!
 
Şiva’yım BEN!
 
Bugün bilinçlerinize şimdilik sığamayan bir Hakikati söylemem gerekiyor, ama eğer uzunca bir müddet ve sebatla bu Hakikat üstüne meditasyon yaparsanız, yavaş yavaş siz kendiniz bu Hakikatin tezahürü olacaksınızdır.
 
Size Tanrı hakkında bir Öğreti vermeye geldim. Çünkü bu dünyada ve diğer tüm dünyalarda Tanrı’dan başka hiç bir şey yoktur. Ve şu anda sahip olduğunuz bilinç durumunuz, sizi Tanrı’dan ve İlahi Hakikat’ten ayıran tek şeydir.
 
Eğer her gün Tanrı ve İlahi Hakikat üstüne meditasyon yaparsanız, dünyanızda bu Hakikati sizler gittikçe ve gittikçe daha fazla ifade edeceksinizdir.
 
Bedenlenmenizin görevi, İlahi Hakikatin sizin aracılığınızla, varlığınız aracılığıyla kendisini tezahür etmesi için imkân vermektir!
 
Bunu nasıl yapabilirsiniz? Bedenlenmenizin görevini nasıl yerine getirebilirsiniz?
 
Elbette, birçoğunuza bu sözlerim tuhaf ve anlamsız gelecektir. Bununla birlikte eğer bu böyle ise bilinciniz, İlahi Hakikat tarafından güvenli bir şekilde bloke edilmiştir. Ve yaşamda doğru bilinç durumunu ve doğru yönü kendinize geri getirmeniz için hemen adım atmalısınız.
 
Ormanda kaybolmuş bir insan hayal edin. Alışagelen dünya çok uzaklarda kalmıştır. Etrafta ise bambaşka bir gerçeklik: sık bir orman, geçit vermeyen çalılıklar, yüksek ağaçlar. Ne güneş, ne de ufuk görünmektedir. Alacakaranlık hüküm sürmekte, havada nem ve küf kokusu asılı durmaktadır. Ne bir rüzgâr esintisi, ne de bir ışık huzmesi.
 
Şu anki bilinç durumunuz, ormanda kaybolan insanın bilinç durumunu hatırlatıyor. Sizler de aynı şekilde illüzyonun sık ormanında kaybolmuşsunuz ve ne yöne doğru ilerleyeceğinizi bilmiyorsunuz. Sizi ağaçlıktan dışarı çıkartacağını umduğunuz bir patikaya rastlamışsınız gibi geliyor. Bu, bulduğunuz ilk öğretiye veya inanca tutunmanıza benziyor. Tanrı hakkında tanıdık sözler duyuyorsunuz. Ve onlar yüreğinizin derinliklerinde yankı bulmaktadır. Ama bir müddet sonra yanıldığınızı anlıyorsunuz. Patika, bilincinizin bir illüzyonu daha olduğunu ortaya çıkmıştır.
 
Sizler tekrar umutsuzluluğa kapılıyorsunuz. Size Yolu açması için Tanrı’ya yalvarıyorsunuz. Size her şey artık umutsuzca geliyor. Kendi insani bilincinizin korkusunu, alacakaranlığını ve etrafınızdaki tüm ağaçlıkları aşmanız için gücünüz yoktur. İllüzyon tümüyle bilincinizi ele geçiriyor. Hayat biçiminizi hiçbir şey değiştiremeyecekmiş gibi geliyor. Her şey gri ve sıradan olarak görünüyor. Şehir ormanın vahşi çığlıkları, frenlerin gıcırtısı, korkular ve hışırtılar.
 
Ruhunuz haykırıyor: “Ne zamana kadar, Yarabbi!” “Buna daha dayanılabilir mi?”
 
Ve tüm dünyada hiç bir şey size çekici gelmediğinde, etrafınızdaki her şey düşmanca ve hasmane geldiğinde, o zaman Yol’un açılması ve İlahi Hakikat’in görünmesi gerekiyor. Sizin dışınızda, varlığınızın dışında bir yerde değil, Hakikat içinizde açılmaktadır. Ve gerçekten de bu bir süpernova yıldız patlamasına benzer.
 
Bu yeni bilinç durumuna bir geçiştir.
 
Bu aydınlanmadır!
 
Bu sevinçtir!
 
Bu saadettir!
 
Bu olağanüstü mutluluktur!
 
Kaçınız bu durumu yaşadı?
 
Kaçınız bu durumu beklemektedir?
 
Biliyorum ve sizler de bilmelisiniz ki, ilk aydınlanma ışıltısından sonra sınama yılları takip eder. Yaşamış olduğunuz olağanüstü mutluluğa yeniden dönmeye çalışacaksınız. Ona tekrar ulaşmaya çabalayacaksınız. Bazen öyle oluyor ki, şimdiki bedenlenmenizin sonuna kadar, bir daha illüzyon uykusundan özgürleşme durumuna geri dönemeyebilirsiniz.
 
Ancak size şunu söylemem gerekiyor, bu coşku ve olağanüstü mutluluk durumuna doğru çabalamayı değil, kendi içinizde daha dengeli bir durumu içsel güveni, saygınlığı, asaleti, uyumu ve sükûneti bulmalısınız.
 
Bunlar, her türlü zorlukların ve sınamaların üstesinden geleceğiniz gerçek hallerdir. Kendi içinizdeki denge noktasını, dayanak noktasını bulmaya çalışmalısınız. Bu çok önemlidir. Çünkü bunu yaptığınızda, kendi içinizde dayanak noktasını bulduğunuzda, tüm dünyada tufan kopsa bile sizler her zaman sakin olacaksınız.
 
Bu dayanak noktası, gerçek özünüzle, İlahi özünüzle, içinizdeki Tanrı’yla bir bağlantıdır.
 
Denge ve sükûnet halini elde ettiğinizde, sizler büyük bir zafer kazanacaksınız! Bu hali kısa bir süre için kaybedebilirsiniz, illüzyona tekrar ve tekrar dalabilirsiniz, ama neye doğru çabalamanız gerektiğinizi artık bileceksinizdir.
 
Ormanda kaybolduğunuzda bu sizi yönlendirecek bir kumpas gibidir. Eğer tek bir ilerleme yönüne bağlı kalırsanız, er ya da geç sizler ağaçlıktan çıkacak ve illüzyonun alacakaranlığındaki dolaşmalarınız sona erecektir.
 
Dikkatinizi çekerim, gerçeğe doğru ilerleme çabalarınızı sürekli ortaya koymalısınız. Bir gün çabalayıp Yolda yürüyüp, ertesi gün ise izine çıkamazsınız.
 
Kaybolduğunuz ormandan çıkmak için sürekli çabalarınızı ortaya koymazsanız, ormandan hiç çıkamama riskine girersiniz. Vahşi hayvanlar da zaten gevşeyeceğinizi ve uykuya dalacağınız zamanı beklemektedirler.
 
Sizin yaşadığınız dünyanızda da bu böyledir, her gün çabalarınızı ortaya koymayı bırakırsanız, doymak bilmez arzularınızın vahşi hayvanları size doğru yaklaşacak ve zamanında toparlanırsanız ve ilerlemeye devam etmeniz gerektiğini hatırlarsanız iyi olurdu.
 
Yolunuzdaki tüm işaretler bilinmektedir.
 
Tüm tehlikeler işaretlenmiştir.
 
Size ise yalnızca kendi içinizde gücü bulmak ve ilerlemek kalıyor.
 
Sizin dünyanızda her şey mükemmel olmadığını anlayın. Daha doğrusu, her şey mükemmellikten çok uzaktır. Bu yüzden temel ve asıl önemli olan, ayırt etme, İlahi bir görüş elde etme çabanız olacaktır.
 
Eğer etrafınızdaki dünyada her şeyi dikkatlice seçiyorsanız ve eliyorsanız, eğer sizi çevreleyen eşyaların kalitesine ve titreşimlerine özen gösteriyorsanız, yediğiniz yemek, konuştuğunuz insanlar, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz müzikler, çevrenizde yarattığınız alan zamanla,  içsel rehberliğinizi kaybettiniz anlarda size yardım etmeye ve sizi destekleyemeye başlayacaktır.
 
Hayatınızdaki her şey önemlidir.
 
Her şeye karşı çok dikkatlice yaklaşılmalıdır.
 
Ve bazen zor bir anda gözünüzün takıldığı bir nesne, titreşimlerinizin değişmesine ve yüksek, İlahi titreşimlerin bölgesine girmeniz için yeterli olmaktadır.
 
Şimdi her bir seçiminizden, her bir adımızdan, her bir düşüncenizden pek çok şey bağlı oldu zaman gelmiştir.
 
Gezegendeki koşullar değişmiştir.
 
Çok dikkatli olunmalıdır.
 
BEN Şiva!
 
 
© Tatyana Mikuşina, 2012


Kurulum Tarihi : 30/12/2012 · 12:30
Son Güncelleme : 30/12/2012 · 20:20
Kategori : Dikte XIII
Sayfa Oku 6005 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.03 saniye