* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
 -  Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
261 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XII - .... 27.12.2010

Geçen yüzyılın başlarında ve bu yüzyılda Rusya'daki olaylar arasındaki bağlantı
 
Sevgili Lanello (Mark Prophet)
27 Aralık 2010
 
lanelo01.jpgBEN Lanello, sizlere tekrar gelen.
 
Bugün çok önemli bir şey hakkında konuşacağız. Mevcut durum hakkında konuşacağız. Çoğu zaman da Rusya hakkında konuşacağız. Bu, elçimizin Rusya’dan olmasından değil, Yükselmiş Üstatların bu ülkeyle ilişkili birtakım umutlarının olmasından dolayıdır.
 
 
Biliyorsunuz, Amerika’daki bedenlenmemden önce Rusya'da bedenlenmiştim. Ve ben doğuştan, babamın ölümünden sonra Rusya'nın lideri olmalıydım. Bilmeyenler için söyleyeyim: ben Prens Aleksey idim. Ve benim o bedenlenmem Rusya'ya aydınlanmış yönetimi ve bu ülkeye, kendi temel misyonunu gerçekleştirmeye başlamasına imkân verecek değişmeleri getirmeliydi - medeniyetin gelişimi için farklı bir yol. Tam olarak ruhsal yolu göstermek.
 
Ancak bildiğiniz gibi kanlı bir devrim ve ardından ulusun elit tabakasına yapılan misilleme gerçekleşti.
 
Olan biten şeylerin bütün politik ayrıntılarına şu an girmeyeceğim. Ben yalnızca meydana gelen süreçlerin ruhsal tarafı hakkında söz edeceğim.
 
İsa'yı hatırlıyorsunuz. Ve yeni bir Yahudi kralın geleceği ile ilgili bir kehanet bulunulduğu için bütün erkek bebeklerini katletme emrini veren Kral Herodot’u da hatırlıyorsunuzdur.
 
Bu, her zaman böyle olmuştur. Değişimi istemeyen, ondan korkan güçler vardır ve onlar, yeni bilincin bir taşıyıcısı konumundaki herkesin işini bitirmeye hazırdırlar. Ve yeni enerjilerin zaferi için kendilerini feda etmeye hazır başkaları da vardır.
 
Prens Aleksey olarak bedenlenmemden önce efir mabetlerde çok ciddi bir eğitimden geçtim. Rusya'yı, ruhsal bir yola kansız bir şekilde, evrimsel bir yol boyunca döndürebilecek kişi olma hakkını kazanmak için sınavlardan geçtim. Ancak, İsa'nın zamanında olduğu gibi, İlahi değişimleri istemeyen güçler bulunmaktaydı. Ve ayaklanma gerçekleşti.
 
Rusya'nın takip eden on yıllardaki diğer bütün tarihi, o ayaklanmanın bir sonucundan ibarettir. Rusya ve Rusya'nın bir parçası olan ülkeler de halen o ayaklanmanın meyvesini topluyorlar.
 
Bilincinizi yukarı çekmek yerine, dikkatinizi geçmişe, hem de geçmişin pek de iyi olmayan anlarına çekmem sizlere tuhaf görünebilir.
 
Bununla beraber, oluşan şartlar içerisinde bilinçli bir şekilde hareket etme imkânına sahip olmanız için cereyan eden süreçleri anlamanız gerekiyor. Olayların geçen yüzyılda-XX. yüzyılın başlarında meydana gelmesinden bu yana neredeyse yüz yıl geçti. Ve geçmiş bedenlenmelerinde kızıl muhafızlar ve denizci erleri olup da otokrasiyi yıkan o bireyler şimdi yeniden bedenlendiler. İsyan, saldırganlık ve yaşamdan memnuniyetsizlik, Karma Yasasına göre hak etmedikleri değerleri elde etme arzusu; işte bunlar yeni doğan bu jenerasyonun karakteristik özellikleridir. Bu özelliklerin arasında ayrıca, hiçbir ahlaki idealin ve ruhsal amacın olmaması da bulunmaktadır.
 
Ve bu jenerasyon şu an olgunluk yaşına erişmiştir.
 
Ancak bu gençler arasında inanç temellerini savunanlar ve karşı tarafta mücadele edenler de vardır.
 
Ve sizlere ne kadar tuhaf görünürse görünsün, her iki tarafta da, karmanın büyük bir katmanını dönüştüren ve büyük kazanımlar elde edenler vardır. Evet, ideallerin bulunmayışı ve isyan kötüdür. Tanrı'ya ve O'nun hizmetkârlarına karşı savaşmak ise daha da kötüdür. Ancak asıl önemli olan kişinin eylemlerine giriştiği niyettir. Ve kişi bunu kendi içsel saldırganlığından ve nüfuz elde etme arzusundan değil de, mutlu, aydınlık bir gelecek ve onun idealleri uğruna yapmışsa, gayretleri Karma'nın Üstatlar'ı tarafından çok farklı ölçülere göre değerlendirilecektir.
 
Bu durumda, o geçmiş bugünkü zamana nasıl bağlanmaktadır? Çok basit. Şu an çalışma yaşına girmekte olan yeni jenerasyon, geçmişte yaptıkları eylemlerinden ve davranışlarından doğan karmayı dönüştürmek zorundadırlar.
 
Geçen yüzyılın başlarındakine benzer, fiziksel planda açık bir muhalefetle karşılaşmayabilirsiniz, gerçi bu da göz artı edilemez. Ancak gerek hak edilmeyen değerler olsun, gerek güç ve daha bir sürü şey olsun, bunlara sahip olma arzusu uğuruna, cinayete ve Tanrı’ya küfretmeye varan, hiç bir yasadışı eylemden tiksinmeksizin, her türlü suçu işleyemeye hazır olmak - işte bu arzunun tükenmesi gerekir. Ve Tanrı, o zamanlar Kendisine ve Yasalarına karşı isyana izin vermiş o insanların ruhlarına, alçakgönüllülük ve inanç özelliklerini gösterme imkânını sunmaktadır.
 
Hem suç hem de kendini feda etmeye varan özverili davranışlar, her iki savaşan tarafta olmuştur. Ve şimdi, kendisine çıkış arayan öfkenin yanı sıra, bizler pek çok genç insanın fazilet örnekleri sergilediğini de görüyoruz. 
 
Böylelikle, karmik borçların ödenmesi gerekliliğiyle yeniden yüzleşmiş olduk. Geçen yüzyılda ben çok gençtim ve o olaylara iştirak edemedim. Bu kez de yükselmiş konumda bulunmaktayım ve sadece kısa mesajlar aracılığıyla nasihatler verebiliyorum.
 
Her halükarda, bir insan neler olup bittiğini anladığı zaman, öncelikle kendini değiştirmeye yönelik bilinçli adımlar atabilir.
 
Ve o zamanlar olduğu gibi sizin zamanınızda da genç insanların sahip olmayı arzuladığı yeterince baştan çıkartıcı şey bulunmaktadır. Hatta şu an baştan çıkartıcıların daha fazla olduğunu bile söyleyebilirim. Eh, İlahi Yasa böyle çalışır. İlahi Yasa'yı bir kez çiğnerseniz, gelecekte Yasa'ya olan bağlılığınızı daha ağır şartlar altında ıspatlamak zorunda kalırsınız.
 
Bu mesaj aracılığıyla enerjileri fiziksel dünyaya indirerek, benim bu mesajım, onu hiçbir zaman okumayacak olanların ruhlarında dahi karşılık bulacağını umarım, çünkü dünyanızdaki her şey birbiriyle bağlantılıdır. Ve ince planda, mesajı okuyan ve kabul eden her kişi, bütün dünya için yayın yapan ve aynı İlahi dalgaya ayarlanmış bütün insanlığa dinlettiren bir çeşit radyo vericisi durumundadır.
 
Bizler bu şekilde hareket ediyoruz. Ve uyarı en iyi araçtır.
 
BEN Lanello.
 
 
© Tatyana Mikuşina, 2010
 


Kurulum Tarihi : 28/10/2012 · 23:46
Son Güncelleme : 17/12/2012 · 17:00
Kategori : Dikte XII
Sayfa Oku 5844 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye