* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
263 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ....... 08.12.2009

Benim Kutsal Ateşim daima sizinle birliktedir!
 
Zaratustra
08 Aralık 2009
 
15zaratustra.jpgBEN Zaratustra. İlginizi büyük bir ihtimalle çekebilecek bazı meseleler hakkında sizlerle konuşmak için yeniden geldim.
 
Ne dersiniz, eğer çok sayıda insan, Yükselmiş Üstatlar'ın sözünü ettikleri bu şeyleri dinlese, Yeryüzünde neler olabilirdi acaba? Bu, tüm gezegen için hayırlı olur muydu?
 
Öyle sanıyorum ki; mesajlarımızı ne kadar çok insan okursa, Yeryüzündeki durum o kadar iyi ve daha da iyi olacak ve insan ruhlarının gelişimi için Yeryüzünde daha iyi şartlar oluşturulacaktır. İnsanların, bizleri-Yükselmiş Üstatları’nı dinlemeye engelleyen şey nedir? Sizlere engel olan nedir?
 
İnsanların büyük bir kısmı, gelişim seviyeleri bakımından, hakkında konuştuğumuz bu şeyleri anlayabilecek kapasitede değildir. Onların bilinçleri tümüyle ve yalnızca fiziksel planla meşguldür ve fiziksel plandan kopacak güçte değildirler.
 
Başka bir insan türü daha var ki; fiziksel duyu organlarıyla algılanamayan bir şeyin varlığından kuşku duyarlar. Ve onlar sihir, büyü ve farklı pratikler yardımıyla, bu “şeyi” kendilerine hizmet ettirmek için bütün yolları kullanırlar. Bu, mesajlarımızı anlama kapasitesine sahip olan en düşük düzeydeki bilinç örneğidir. Bununla beraber, bu insanlar ne yazık ki, mesajların içindeki Hakikati görmekten acizdirler ve onlar egolarına hizmet etmek için, mesajlarımızın ihtiva ettiği bilgiyi kullanma yeteneğine sahiptirler. Böyle insanlar çok fazladır. Şu var ki; bizim mesajlarımız onları hedeflememektedir.
Bizim mesajlarımız, yalnızca kendilerini ve kendi yakınlarını düşünen, sadece kendi ve çevresinin fiziksel ihtiyaçlarını karşılamanın dışında, daha öte bir kapasiteye sahip bilinç düzeyindeki insanlara yöneliktir. Bizim mesajlarımız Hizmet etme, Kendini feda edebilme gibi sonsuzluğa ait kavramları düşünebilen insanlara yöneliktir. Gezegende yaşayan pek çok insanın gözünden bakılırsa bu insanlar beyaz kuzgunlar gibidirler. Elle tutulup dokunulamayan bir şeye nasıl inanılabilir? Bunun için zamanını harcamak, görülmesi mümkün bile olmayan soyut bir şeyin iyiliği uğruna eylemde bulunmak, tek bir hayatın sınırlarını aşan fikirlerle yaşamak nasıl mümkün olabilir ki?
 
Maalesef, bu insanlar Yeryüzünde yaşayanlar arasında bir azınlıktır, ama bizler bu insanlar için geliyoruz ve mesajlarımızı veriyoruz.
 
Hepiniz ilkbaharda, ağaçların ve otların nasıl çiçek açtığını izliyorsunuzdur. Hepiniz sonbahara doğru meyvelerin, tohumların, nasıl yavaş yavaş şekle büründüklerini izliyorsunuzdur.
 
Belli bir zaman geçer ve tohumların içerisinden yeni fidanlar çıkar. Ancak tohumların çoğu yeni sürgün vermez. Tohumların çoğu ölür. Aynısı insanlar için de geçerlidir. Her birinizin içinde İlahi Potansiyelinizi ortaya çıkartabilme, gelişme potansiyeli mevcuttur. Bununla beraber bu potansiyel, bütün insan bireylerinde kendini tezahür ettirmeyi başaramıyor.
 
Yüzbinlerce ve milyonlarca yıl önce Bilgeliğin Üstatları insanlığa aklı armağan ettiler (1). Bu kendini feda etme eylemi sayesinde, insanlık ilerleyebilmiş ve gelişebilmiştir. Bununla birlikte, içinize ekilen tohumların hepsi filiz veremiyor. Çoğu ölüyor. Ve gerçekleşmeyen fırsatların yüzdelik oranı, filizlenemeden ölen tohumların oranı kadardır. 
 
İnsanlığın gelişimini hiç bu açıdan değerlendirmediniz mi? İlahi Potansiyelinizin büyümesi için verilen zamanın sınırlı olabileceği ve bir gün sona ereceği aklınıza hiç gelmedi mi?
 
Ben acı şeyler söylüyorum. Ve ben Yükselmiş Üstatlar'ın sözlerini idrak edebilen insanlar, onları Yeryüzüne halatlar gibi bağlayan illüzyon güçlerini alt etmek için, gereken gücü kendi içlerinde bulacaklarına güveniyorum. Ben şunu da umuyorum ki; içinizde bulunan alev, kendi gelişimi için gerekli olan ivmeyi almayı başaracaktır. Ve İlahi Alev tüm benliğinizi sarıp sarmaladığında, kendinizi veremeden, kendinizi feda etmeden duramayacaksınız. Sizler yanacak ve şüpheyle inançsızlığın alacakaranlığında halen bulunan insanların Yolu'nu aydınlatacaksınız. Sizler Işığınızı verebileceksiniz. Ve bunu çıkarsızca, ödüler ve payeler beklemeksizin yapacaksınız. Sizler Ebedi Yaşam'a gözlerinizi açmış olacaksınız. Tek bir ömürle, tek bir gezegenle sınırlandırılmamış bir Yaşama. Bilincini, evrende bulunan her bir varlıkla birleştiren ve bilinciyle bütün evreni kuşatan bir Yaşama.
 
Ben, sizin ulaşmanız gereken bilincin yüksek durumlarından bahsediyorum. Sizler kusurlu duygu ve düşüncelerinizin hapishanesinde bulunuyorsunuz. Bilincinize özgü sınırlamalardan kurtulmak için, gereken gücü kendi varlığınızda bulmak zorundasınız! Bilincinizin bütün kusurlu durumlarını kendi içinizde alt etmek zorundasınız!
 
Sadece Aşk, Sevinç ve bilincin yüksek bir durumunu sürekli olarak deneyimlediğinizde sizler, İlahi bilinç durumunda bulunuyorsunuz. Sizlerden, bilincini bu tarz durumlarını kısa bir süreliğine de olsa deneyimlemeyi başarabilenleri kutluyorum.
 
Bilincinizin seviyesini belirleyen şey ise; kaç tane dua okuduğunuz değildir, tapınakları ve kutsal mekanları kaç kere ziyaret ettiğiniz değildir. Bilincinizin seviyesi; hissettiğiniz mükemmel sevinç durumları, içsel huzur ve dinginlik tarafından belirlenmektedir.
 
Bununla birlikte, bu tarz durumlara erişmek için; dua etmeye, bilincinizin olumsuz hallerini aşmayı ve zararlı alışkanlıklarınızdan kurtulmanız gerekiyor.
 
Şu anda bedende bulunan yeterli sayıda, Ruhun gerçek devleri mevcuttur. Ve eğer bu mesajım onlar tarafından okunursa mutlu olacağım. Bu mesajın içine desteğimin gücünü, geliştirecek olan ve bilincin kusurlu hallerini aşacak olan gücü yerleştiriyorum.
 
Kutsal Alev, benim Kutsal Alevim daima sizinle birliktedir! Sizin için özellikle zor olan o anlarda varlığımı çağırın; yardım ve desteğimi sizlere sunmak için, Yeryüzünün en bunaltıcı yerinde dahi olsa, kalbimin ateşini ulaştırabileceğim!
 
Şu an Yeryüzünde bedenlenmiş olan ruhların çoğunda, ama pek çoğunda benim bir parçam bulunmaktadır. Ve içinizdeki Kutsal Alev, dünyanızın herhangi bir zorluğun etkisiyle söndürülemeyecek bir güce ulaşmadan, ben sizleri bırakmayacağım.
 
BEN Zaratustra, ruhlarınıza olan Aşkımla!
 
 
© Tatyana Mikuşina, 2009
 
 
 


Kurulum Tarihi : 27/10/2012 · 23:44
Son Güncelleme : 17/12/2012 · 17:44
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 6213 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye