* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
 -  Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XII - .... 22.12.2010

Nihai tercihinizi yapma anı gelmiştir
 
Sanat Kumara
22 Aralık 2010
 
Sanat_Kumara.jpgBEN Sanat Kumara’yım tekrar sizlere gelen. 
Göklerin merhameti gerçekten sınırsızdır. 
Mesaj başlamaya geldiğim her defasında, açılan fırsatla birlikte mutlu olur ve huşuyla titrerim. 
Şimdi bu kısa girişin ardından, yeni bir mesaj vermeye hazırım. Birçok ruh, bir armağan ve Göklerin yeryüzündeki insanlığı terk etmediğinin bir işareti olarak Göklerden gelecek haberleri bekliyor. 
Sevgililerim, bizler yavrumuzu elbette ki kaderine terk edemeyiz.  
Oo, binlerce, binlerce Işık varlığı sizlere o kadar itina gösteriyor ki! Bedende bulunan sizler, buna inanmanız zor, çünkü bizleri görmüyorsunuz. Ama inanın bana, her ne kadar pek çoğunuza tuhaf geliyorsa da, dünyalarımız arasındaki perde gitgide inceliyor. Ve sizler, olan bitenle ilgili bakış açınızı yalnızca birazcık değiştirmeli, böylece insanların gözlerinden çoğunlukla saklı olan şey, sizlere görünür kılınacaktır. İleriki gelişim perspektifi sizlere açılacaktır. Ve elbette ki bu perspektif, bilim ve teknolojinizin başarılarıyla alakalı olan bir şey değildir. Bununla birlikte, bilincinizin daha ince planlarına yönelmesine sebep olan da aslında bilim ve teknolojinizin bu gelişmesidir. 
Görünüşteki çelişki tümüyle açıklanabilir ve bizim bakış açımızdan hiç de bir çelişki değildir. Elle tutup dokunmanın sizler için mümkün olmadığı ve yalnızca hayalinizde canlandırabileceğiniz şeylerle aklınızı meşgul ettiğinizde, sizler düşünce planında bulunan daha bir ince gerçeklikle temas kurmaya öğreniyorsunuz. Ve yavaş yavaş yeni teknolojiler insanoğlunu, gerçekliği algılama odağını daha ince alanlara doğru kaymaya zorluyor. 
Sizler sürekli olarak fiziksel bedeninizde bulunduğunuzu sanıyorsunuz. Evet, etraftaki şeyleri görüyorsunuz, onlara dokunabiliyorsunuz, ancak gece uyku sırasında dahil olmak üzere, günün büyük bir bölümünde sizler varoluşun farklı planlarında bulunuyorsunuz. Örneğim, sizlere ne denmek istendiğinin anlayışını verecektir. Sizden binlerce kilometre uzaklıkta olan bir kişiyi düşündüğünüzde, onunla varoluşun daha ince bir planında temas kuruyorsunuzdur. Zira düşünceler ve duygular için uzak mesafeler yoktur. 
Şu var ki; iletkenlerinizi kabalaştırdığınız için sizler varoluşun daha ince planlarında gerçekleşen etkileşimleri hissedemiyorsunuz. Bu zamanda bile düşünce ile bilinçli olarak çalışan birtakım insanlar mevcuttur. Ancak bu insanları harekete geçiren niyet, her zaman temiz olmadığından, böyle bir çalışma her zaman olumlu bir sonuç vermiyor ve çoğunlukla da karma yaratıyor. Varoluşun hangi planında olursa olsun, herhangi bir faaliyetinizde takip etmeniz gereken tek gerçek niyet Merhamet, Şefkat, çıkar gözetmeme ve Yaşama yardım etme arzunuz olmalıdır. Diğer tüm niyetlerin hiçbiri yeterince temiz olmayacak ve yanlış bir sonuç doğuracak ya da meyve verecektir. 
Bir örnek daha verirsem neden bahsettiğimi anlamanız sizler için anlaşılır olacaktır. Farz edin ki; bir başka seminer veya eğitimden sonra size verilen yöntemi kullanarak, düşünceniz vasıtasıyla, kendiniz ve aileniz için mutlu bir gelecek inşa edeceksiniz. “E, bunda kötü olan ne ki?” diye soracaksınızdır. 
İnsani bakış açısından mutlu bir şekilde yaşama arzunuzda kötü olan hiç bir şey yoktur. Ancak eyleminizin kaynağında bir arzu yatmaktadır. Bahsedilen durumda - mutlu bir şekilde yaşama arzusu. Arzu ise daha alt doğanızın bir tezahürüdür. Bu yüzden, sizler alt parçanızın etkisi altına girmiş oluyorsunuz. Ve sonuç olarak, yapacağınız bütün eylemler de karma yaratacaktır. 
İnisiyeler tarafından verilen Hakiki Öğretiler, insanın alt parçasının tezahürlerinden biri olması sebebiyle arzuların terk edilmesini öğretiyorlar. 
Eylemlerinizi arzularınız yönettiği sürece kendinizi daha ve daha fazla fiziksel dünyaya bağlamış oluyorsunuz. Ve biliyorsunuz ki fiziksel dünya, dünyalar arasında en aşağıda olandır. Bu nedenle, ona bağlanmakla kendinizi ileriki enkarnasyonlara mahkûm ediyorsunuz. Hakiki Öğretiler ise, sizlere samsaranın tekerleğinden nasıl kurtulacağınızı öğretmektedir. 
İllüzyon günden güne inceliyor ve akıl sahibi olduğunuzdan, sizler sürekli olarak karşılaştığınız durumları analiz etmeli ve bilinçli tercihler yapmalısınızdır. 
Aldığınız kararların her biri, sizleri ya Yüksek Dünyalara doğru giden Yol boyunca ilerletiyor ya da aşağılara doğru götüren sarmalda ayağınızı kaydırıyordur. Ve bir karar alırken harekete geçmenizi sağlayan niyet, aslında ilerleyişinizin yönünü belirlemektedir. 
Bir taraftan arzuları, bireysel dürtüleri terk ediyorsunuz ve normal, ortalama denilebilecek insani bilinci tarafından başarısız ya da tuhaf bir insan olarak nitelendirilebilirsiniz. Fakat inanın bana diğer bir bakış açısından, sizler evrim yolunda dev adımlar atıyorsunuz, bu sırada ise tüm hususlarda başarılı olarak kabul edilen ve hayattan mümkün olan bütün zevkleri elde eden insanlar, evrimsel gelişim yolundan gittikçe aşağılara yuvarlanıyor ve yuvarlanıyorlar. 
Bu, zamanınızın en temel sınavıdır.
Bir tarafta; aklı büyüleyen yeni ve yeni baştan çıkartan yanlarını önünüze seren, parlak ve görkemli  illüzyon durmakta. Diğer tarafta ise, ebedi değerleri elde etmek için illüzyonun terk edilmesini öğütleyen kadim Öğreti. 
İnsanların yüzde doksanı kendilerine gerçek gibi görüneni, kendilerine zevk vereni sahiplenmenin zevkini ve hazzını tattıranı tercih etmektedirler. Ve yalnızca yüzde onu şöyle düşünecektir: “eğer kadim Öğretiler illüzyonun terk edilmesini öğütlüyorlar ise, öyleyse muhtemelen bu işte bir iş vardır ve dinlemeye değerdir. “ Gerçek ruhsal yolda çabalayan bu insanların yalnızca birkaç yüzdesi, ileriki evrimsel etaba yükselme basamağa geçmek için gerekli olan ayırt etme yeteneğini elde edebilir ve testleri geçebilir. 
Bugün ben sizlere ister kadim zamanlarda verilen gerçek Öğretilerde olsun, ister elçimiz aracılığıyla verdiğimiz mesajlarda olsun, evvelce bahsedilmemiş yeni hiçbir şey öğretmedim. 
Fark şu ki; artık sizler daha fazla hiçbir şey olmuyormuş gibi ve önünüzde ruhsal büyümeniz için daha çok vaktiniz varmış gibi davranamazsınız. 
Zaman kalmadı. Nihai tercihinizi yapma anı şimdi gelmiştir. Yükselmiş Üstatlar’ın öğrettiği Yol’u seçen kişilere yardım etmek için yardım elimi uzatmaya daima hazırım. 
 
BEN Sanat Kumara’yım. Om. 
 
© Tatyana Mikuşina, 2010
 


Kurulum Tarihi : 14/10/2012 · 08:38
Son Güncelleme : 17/12/2012 · 16:58
Kategori : Dikte XII
Sayfa Oku 5740 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye