* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
 -  Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte VIII - . 02.01.2008

Üstatlar’ın verdikleri eğitime karşı doğru tutum hakkında bir Öğreti
 
Üstat Hilarion
2 Ocak 2008
 
 
Elçimiz aracılığıyla sizlere gelen BEN Üstat Hilarion.  
 
Her zaman olduğu gibi, sizlere küçük bir nasihat vermek istiyorum ve öğretimin size faydalı olacağını içtenlikle umuyorum.  
 
Sizlere öğrettiğimiz şeylere uzun süre konsantre olamıyorsunuz. Yaşamınızda, dikkatinizi dağıtan birçok faktör var. Ancak, çalıştığınız konu üzerine konsantre olabilme ve yoğunlaşabilme yeteneği birincil ve en önemli özelliğinizdir. Öğretimize konsantre olabildiğinizde, sizlere öğrettiğimiz konuları daha iyi öğrenmeye başlıyorsunuz.  
 
Diktelerimizi öylesine, adeta yemek yeme ile televizyon seyretme arasında okumaya devam ettiğiniz sürece, Öğretimizden gerekli etkileri alamayacağınız gibi ruhunuz için de faydalı hiçbir şey elde edemeyeceksiniz.  
 
Hatırlayın:  Herhangi zorlu bir iş ile uğraşırken, eğer dikkatiniz sürekli dağılıyor ve aynı anda on farklı iş yapmaya çalışıyorsanız, o iş başarıya ulaşabilir mi? Ruhsal çalışma ile uğraşmanın öylesine, gelişi güzel, ayaküstü yapılabileceğiniz gibi bir duyguya nereden kapılıyorsunuz?
 
Bilincinizde ruhsal çalışmaya karşı doğru tutumu takınmadığınız sürece, hiçbir kayda değer sonuç elde edemeyeceksiniz.  
 
Dikkat ve konsantrasyon eksikliğinin devrinizin gerçek musibeti olduğunu söylemekten esef duyuyorum.  
 
Aynı anda tamamen farklı planlara ait şeyleri özümsemeye çalışıyorsunuz. Radyo dinliyor ya da televizyon izliyorsunuz, telefonda konuşuyorsunuz bir yandan da mesajlarımızı okumaya çalışıyorsunuz.  
 
Her şeyi bir kenara atmayı ve yalnızca ruhsal besinler kabul etmek için kendinizde güç bulamadığınız müddetçe, mesajlarımızı okumanız sizlere değil faydalı olmak aksine gelişiminiz için zararlı olacaktır. 
 
Neden böyle olduğunu sizlere anlatacağım. Eğer birtakım dünyevi uğraşlarla meşgulseniz, örneğin radyoda modern müzik dinliyor ya da televizyonda reklam izliyor ve aynı zamanda mesajımızı okumaya uğraşıyorsanız, mesajlarımıza aktardığımız enerji sizler tarafından yanlış vasıflandırılmaktadır. Böyle olunca, gelişiminizde daha da ilerlemek yerine geriye doğru kayıyorsunuz.  
 
Şunu anlayın, sizler Tanrı’yla konuşuyorsunuz, evrimsel gelişimin çok daha yüksek basamaklarını tırmanmış, sizlerden çok çok daha ileride olan Üstatlar’la iletişim kuruyorsunuz. Öyleyse bütün bu saygısızlık nereden kaynaklanıyor?
 
Neden bizimle olan iletişiminizde en basit terbiye kurallarına dahi uymuyorsunuz?
Elçimiz aracılığıyla verdiğimiz Öğreti’ye basit ve sıradan bir şeymiş gibi bakmaya bir son vermenizi isterim. Her bir mesajın iletiminde binlerce Işık Varlığı emek sarf etmektedir. Bizler Tanrı’nın kıymetli enerjisini harcıyoruz, onu zerre zerre toplayarak mesajlarımıza akıtıyoruz.  
 
Sunulmuş olan İlahi Lütuf’a karşı tüketici tutumunuzu değiştirmezseniz, sınıflarımızın kapılarını kapatacağız ve sizler yeni bir İlahi İmkan için bekleyerek eşikte öylece kalakalacaksınız.  
 
İnsanlık her şeye nasıl da çabucak alışıyor. Ve mesajlarımızın okunmasını, birtakım eğlenceli etkinliklerle, örneğin bir video filmi seyretmekle aynı kefeye koymanızı izlemek, bizler için ne kadar da acıdır!
 
Bazılarınız ise, mesajlarımızı kullanarak toplantılarına avanakları ayartıyor ve onları spritüel bir ikram haline getiriyorlar.  
 
Kendinize dışarıdan bir bakın! Ne yaptığınıza bir bakın!
 
Sizler Tanrı’yla temas kuruyorsunuz. Kendinizi düzene sokmak için, Tanrı’yla iletişime geçmeden önce içsel terbiyenizi takının!
 
Gerçi, Tanrı’yla iletişim kurarken oluşan bu laubalilik gününüzde çok yaygındır.  
Ve yapmak zorunda olduğunuz ilk şey İlahi Olan’a huşu içinde yaklaşma özelliğinizi geliştirmektir.  
 
Yanlış olan daha pek çok istekleriniz için endişe duymalısınız.  Bir sürü şey üzerinde kafa yormak ve mütevazılık özelliğini mecburi olarak kendinize aşılamak zorundasınız.  
 
Üstatlar’ı sağmal inekler olarak görmeyi bırakın! Evet, bizler sizinle ilgileniyoruz, sizleri eğitiyoruz, sizleri teselli ediyoruz, ruhlarınızı ve fiziksel bedenlerinizi iyileştiriyoruz, ama neden, bizden aldığınız bütün bunları olağan şeylermiş gibi görüyorsunuz? Şükran duymayı neden unutuyorsunuz?
 
Bu konu hakkında sizlerle ciddi olarak konuşmak zorundaydım çünkü Üstatlar’la olan iletişiminizde, eğer tutumunuzu değiştirmezseniz ve karakterinizin halihazırda olan birtakım olumsuz özelliklerini aşamazsanız, ruhunuza çok kötü bir şekilde zarar verebilirsiniz. Unutmayın ki, İlahi Enerji’yi aldığınız zaman sizler onu, düşüncelerinizin, duygularınızın ve ruh hallerinizin aracılığıyla, kendiniz dünyanıza yönlendiriyorsunuz. Mesajlarımızı uyumsuz bir ruh halindeyken okuyup ta enerjiyi aldığınızda, aynı şekilde onu illüzyonu çoğaltmaya yönlendirerek, yanlış kullanabilir ve karma yaratabilirsiniz.  
 
Bulunduğunuz evrimsel gelişim basamağında, İlahi Enerji’ye daha sorumlu bir şekilde yaklaşmak zorundasınız.  
 
Bugün, mesajlarımızla, içlerindeki bilgi ve enerjiyi doğru bir şekilde kullanıp kullanmadığınız hususunda sizleri düşündürmek için geldim.  
Umarım bugünkü öğretim sizlere faydalı olacaktır.
  
BEN Hilarion.  
 
© Tatyana Mikuşina, 2008
 


Kurulum Tarihi : 30/06/2011 · 19:46
Son Güncelleme : 17/12/2012 · 18:04
Kategori : Dikte VIII
Sayfa Oku 6886 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye