* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
 -  Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte X - ....... 05.12.2009

Mesajların nasıl okunması gerektiği ve Elçi’ye nasıl davranılacağı hakkında bir sohbet
 
Sevgili Babaji
5 Aralık 2009
 
 
BEN Babaji
 
Konuşmama başlamadan önce, mesajlarımızı okumak için gerekli olan bütün güvenlik tedbirlerini aldığınızdan emin olmak istiyorum.  
 
Mesajlarımızı ilk defa okuyanlar şaşırabilirler. Ancak mesajlarımızı uzun bir zamandan beri okuyanlar, uyulması gereken güvenlik tedbirlerinden, muhtemelen haberdarlardır. Her şeyden önce enerjiyle işiniz olduğunu farkında olmanız gerekir, çünkü bizim Sözlerimiz belirli bir enerji yükü taşımaktadır. Ve bütün enerjiler gibi bu da dikkatli bir kullanım gerektirmektedir, aksi takdirde mesajlarımızı okumanın beklenilmeyen sonuçları olabilir.  
 
O halde bilinç seviyesi bakımından sizlerden çok çok ileride olan Üstatlar’la konuştuğunuzun farkında olmanız gerekir. Bundan dolayı da içinizde bir saygı ve hürmet duygusuna sahip olmaya mecbursunuz. Tanrı’yla öylesine, gelişi güzel bir şekilde konuşamazsınız. Aynı anda hem mesajlarımızı okuyup hem de çay içemezsiniz ya da işteki arkadaşlarınızla sohbet edemezsiniz ya da çocuklarınızın ödevlerini kontrol edemezsiniz. Eğer bütün bunları yapar ve aynı zamanda mesajlarımızı da okursanız, mesajlarımızın içerdiği enerjiyle orantılı bir karma yaratırsınız.  
 
Bir kez daha uyarıyorum: sizler Tanrı’yla konuşuyorsunuz. Onun için bunu huşu içinde, kalbinizde büyük bir saygıyla yapmak zorundasınız. Bütün benliğiniz Tanrı’yla iletişim kurmaya ayarlanmış olmalıdır. Bütün işlerinizi bir kenara bırakmalı ya da tam tersini yaparak, uygun bir an oluşuncaya kadar mesaj okumamalısınız.  
 
Eğer dengede değilseniz ya da herhangi bir olumsuz niteliğin etkisi altındaysanız, bu durumda mesajlarımızın içerdiği enerji, içinizdeki olumsuzluluğun daha da şiddetlenmesine yol açacaktır. Ya da tam tersi, eğer ahenk içerisinde kendinizi uyarlamış ve içsel huzur ile dolmuşsanız, bu ahenk ve huzur hali, yine mesajlarımızın içinde bulunan enerjiye orantılı olarak artacaktır.
 
Böylece, mesajlarımızı okumaya nasıl yakalaşacağınız konusunda gerekli talimatları vermiş oldum.  
 
Şimdi ise sizlere, Büyük Beyaz Kardeşliğin Elçisi olma pozisyonunun ne anlama geldiğini açıklamalıyım. Elçimize pelerinimizi 2004 yılında sunduk ve aynı zamanda O’na Kardeşliği fiziksel planda temsil etme yetkisini verdik. O yüzden, Elçimizle herhangi bir temas kurduğunuz zaman, bilmelisiniz ki; Kardeşlikle de temas kuruyorsunuz. Ve Elçimize davranış biçiminize bakarak hem sizin ruhsal seviyeniz hakkında hem de medeniyetinizin ruhsal gelişim seviyesi hakkında fikir sahibi oluyoruz.  
 
Ben bedende bulunurken, insanlar bana farklı şekillerde davranıyorlardı. Ve birçoğu, samimiyetle, beni bedenlenmiş bir Tanrı olarak kabul etti ve bu onlara birçok içsel problemi yenmelerinde yardımcı oldu. Çünkü aslında onlar benim kazanımlarımdan yararlandılar ve bu onlara, bilinçlerinde çok hızlı bir şekilde gelişmelerine imkân verdi. Diğerleriyse şüphe etti ve bu durum onların daha fazla büyümelerine olanak tanımadı, çünkü inancınıza göre alırsınız.  
 
Çok büyük enkarnasyonlar, elçiler ve peygamberler olduklarını iddia eden bir sürü insanın olduğunu kabul ediyorum. Ve eğer böyle insanlar tarafından cezbediliyorsanız, bu sadece dönüştürülmesi gereken karmanızın bir sonucudur.  
 
Gelin Elçimiz hususunda bir duralım. Ve burada bilincinizde yabancı bir ülkenin sefiriyle ilgili tam bir benzerliliğin kurulması gerekir.
 
Ülkenizde yabancı bir ülkeden gelen bir sefir bulunduğunu hayal edin. Komşu bir ülkenin sefirine memleket insanlarının nasıl davrandıklarını, en azından geçmişte çok önemliydi. Hatta bazen sefire yönelik düşmanca bir tutum savaş çıkmasına yol açardı. Bu geçmişteydi. Ve tarih bu tarz örneklerle doludur.
  
Şimdi ise, Elçimize yönlendirdiğiniz dostça olmayan tavırlarınızı veya bariz düşmancıl faaliyetlerinizi sergilediğiniz zaman neler hissettiğimizi bir hayal edin.  
 
Yanılıyorsunuz, Elçimize saygı göstermeniz için sizleri ne zorlayacağız ne de sizlerle savaşacağız. Bizler eylemlerinize bakarak sadece, insan toplumunun bilinç gelişim seviyesini, bir bütün olarak, görüyoruz. Bu da bizi şu sonuca getiriyor ki; İnsanlık bizim dengimiz olarak konuşulmaya henüz hazır değildir. İnsanlık hala karanlığın patikalarında dolaşmayı istiyor.  
 
Bu anın açıklanması beni bugün, bu mesajla sizlere gelmeye teşvik etti. İnanıyorum ki; bu bilgi birçok insan için faydalı olacaktır.  
 
Sizler fiziksel dünyada yaşıyorsunuz. Ama aynı anda hem mental hem de astral dünyalarda da bulunuyorsunuz. Bu yüzden, eğer bedeniniz hürmet ve saygı gösteriyor ancak zihniniz, gözlerinizin gördüğü her kişi hakkında dedikodu yapıyorsa ve duygularınız sizde kıskançlık veya daha başka uyumsuz hisler uyandırıyorsa, bu sizin değerli bir bilinç seviyesine sahip olmadığınız anlamına geliyor.  
 
Dünyanız gelişim için sizlere müthiş fırsatlar sunmaktadır. Dünyanızdakine benzer böyle bir potansiyel, evrende nadiren bulunmaktadır. Ancak, günün büyük bölümünde neler yaptığınızı bir düşünün. Örneğin, divanın üzerine uzanıp televizyon izlemek için, bedenlenmeye gelmeye değer mi?
 
Bugün sizler için güncel olan pek çok konulara değindim. Ve bütün bu konular ve meseleler sizin yakın ilginizi gerektiriyor, çünkü bu problemleri çözünceye dek yerinizde sayacaksınız. Bizler ise sizin gelişmenizi istiyoruz. Gelişiminizin de en az sayıda felaket ve kazalarla, başarıyla devam etmesini istiyoruz. Sizlere ilgileniyoruz.  
 
Bedende bulunurken, sahip olduğum ve Tanrı’nın bana verdiği enerjiyi insanlara azami ölçülerde vermek için uğraştım. Ancak, insanlar bu enerjiyi alıp, benden iki adım dahi uzaklaşmadan aldığını, hemen yerlere saçtıklarını görüyordum. Bunu birçok kereler gördüm. Yine de enerjiyi insanlara tekrar ve tekrar verdim, çünkü ruhları aşka ve sıcaklığa ihtiyaç duyuyordu. Fakat bütün bunları aldıklarında nasıl bir serveti ellerinde bulundurduklarını anlamıyorlardı ve daha bunun farkına bile varamadan, aldıklarını, eleştiri, kıskançlık ve kin şeklinde, bir çırpıda saçıp döküyorlardı.  
 
İçinizde bulunan her türlü ilahi olmayan enerjiyi en hızlı biçimde dönüştürmenizi diliyorum. Ve inanın bana. bunun için, isteğiniz ve sürekli çabanız dışında hiçbir şey gerektirmiyor.  
 
BEN Babaji. Om.  
 
© Tatyana Mikuşina, 2009
 
 


Kurulum Tarihi : 28/06/2011 · 20:29
Son Güncelleme : 17/12/2012 · 17:43
Kategori : Dikte X
Sayfa Oku 7301 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye