* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
 -  Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
259 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte XII - .. 12.06.2010

Titreşimler ve Dünyada var olan her şeyin birbiriyle bağlantısı hakkında bir Öğreti
 
Kuthumi
12 Haziran 2010
 
BEN Kuthumi.
 
Umuyorum ki bugünkü sohbetimiz sizin için faydalı olacak ve etrafınızda görmeye alıştığınız şeylere farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacaktır. Size, Yükselmiş Üstatların anlayışına en yakın, sizin etrafınızda ve dünyadaki şu anki durumunuzla ilgili yeni bir bakış vermeye çalışacağım.
 
Sizi meraklandırdığımı hissediyorum. Bizler sürekli birçok mesajımızda titreşimler ve bu titreşimleri yükseltmenin gerekliliği hakkında konuşuyoruz. Aslında bu soyut iddianın fiziksel dünyanızda tamamen somut bir yansıması var. Ve eğer daha meraklı biri olsaydınız, modern bilimin uzun zaman önce, titreşimlerin yükseltilmesiyle ilgili olguyu deşifre ettiğini görürdünüz. Ve bu bilimsel araştırmaların sonuçları yaygın bir şekilde biliniyor olsaydı bu, kaçınılmaz olarak bilincinizde bir sıçramaya yol açardı. Biraz daha meraklandınız, öyle değil mi?
 
Ben,  bir insanın sürdürdüğü yaşam tarzının etkisiyle, hücrelerindeki titreşimlerin nasıl değiştiğine dair bilgisine, dünyadaki birçok bilim insanının vakıf olduğunu iddia ediyorum. Ve bu titreşimlerin insan sağlığına ve özellikle onun organlarının ve sistemlerinin işleyişini nasıl etkilediği bilgisine.
 
Her şey ölçülebilir. Ve her şey için bilimsel bir açıklama vardır. Ben bizzat, biyologlarla ve biyofizikçilerle çalışarak birçok bilimsel buluşun dünyanıza aktarılmasında görev aldım.
 
Hücrelerinizin titreşimleri insanın yediğini yiyeceklere, içinde yaşadığı şartlara, bir bağımlılığı olup olmadığına ve hatta uyumsuz titreşimler içeren müzikleri dinlemeye meyilli olup olmadığına bağlı olarak önemli ölçüde farklılıklar gösterir. Metropollerde yaşamak bile başlı başına hücrelerin titreşimlerinde önemli bir düşüşe sebep olur. Bu yüzden evrimsel gelişimin diğer basamağına çıkmak için ne kadar uğraşırsanız uğraşın, metropollerde yaşayarak bunu başaramazsınız. Şehirsel altyapı, metropollerin ve büyük kentlerin çevresinde yüzlerce kilometreye, daha küçük olanlarda ise onlarca kilometreye yayılan çok düşük titreşimli bir uğultu oluşmasına yol açabilmektedir.
 
Onun için, metropollerde yaşarken elde ettiğinizi sandığınız sözde ruhsal başarılarınız yalnızca gülümsememize yol açar. .Hem büyük bir şehirde yaşayıp hem de ruhsal düzeyinizin çok yüksek olduğunu söyleme cesaretini göstermek, sizin çok cahil ve ruhsal sürecinin işleyişi konusundan tamamen habersiz olduğunuzu gösterir.
 
Doğru bir yaşam tarzı sürdürseniz bile, sigara içmiyorsanız, alkol ve uyuşturucu kullanmıyorsanız, et yemiyorsanız ve rock müzik dinlemiyorsanız dahi, yine de şehirde yaşamanın kendisi hücrelerinizin titreşim seviyesinin yükselmesini imkansız kılar. Sizin dünyanızda her şey birbiriyle bağlantılıdır ve siz etrafınızda bulunan her şeyle birlikte tek bir sistemsiniz. Bu yüzden,  hücrelerinizin titreşimi, kentlerin sahip olduğu en yüksek titreşim seviyesinden daha yukarıya çıkamaz. Ve bu titreşim seviyesi ölçülebilir.
 
Yeterince temiz bir yere taşındığınızda, hücrelerinizin titreşimleri artıyor. Böylece ruhsal büyüme ve ilerleme için bir fırsat yakalarsınız. Size gerçek bir ruhsal ilerlemeden bahsediyorum.
 
Büyük bir şehirde yaşarken ruhsal gelişmenizle ilişkili olarak ortaya koyduğunuz tüm çabalarınızın boşuna olduğunu düşünebilirsiniz. Hiçbir şey boşuna değildir. Sizler Tibet’te yaşayan münzevilere özgü titreşimlere anında ulaşamazsınız. Organlarınız ve sistemleriniz buna dayanamaz. Fakat ruhsal yolda derece derece ilerlediğinizde, büyük şehirlerde daha fazla yaşamanın sizin için imkansız hale geleceğini fark edecek ve siz gittikçe daha fazla karaya savrulmuş bir balığa benzeyeceksiniz.
 
Her şey değiştirilebilir, ancak neyi amaç edinileceğini ve ona nasıl ulaşılacağını bilmek gerekir. Toplum genel olarak size bahsettiğim bu basit gerçekleri kavramaya hazır değildir. Bu durumda bize, sizin bir sonraki evrimsel gelişim için hazır olmanızı ya da olamamanızı beklemek kalıyor.
 
Yaşam tarzınızı değiştirmeniz kaçınılmazdır. Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz kaçınılmazdır. Doğaya karşı müsrif tavrınızı değiştirmeniz kaçınılmazdır.
 
Düşük titreşimli bir insan kendi içinde milyonlarca parazitin yaşaması için ortam hazırlar. Ve dünya nüfusunun neredeyse tamamı onlarla kaynıyor. Rahatsızlığınızın, güçsüzlüğünüzün ve yaşama isteksizliğinizin kaynağıdır işte budur.
 
Peki, bu duruma neyin sebep olduğunu biliyor musunuz? Doğaya karşı tutumunuz, tüm Hayata karşı, yeryüzünde sizinle birlikte olan her şeye karşı olan tutumunuz. Yasa bilgece işliyor. Sizin dünyaya ve doğaya karşı asalak tavrınız, vücudunuzda bulunan parazitlerin üstün gelmesine neden oluyor. Ve tıpkı birtakım temizleme yöntemleriyle içinizdeki bu parazitlerden tamamen kurtulabildiğiniz gibi aynı şekilde Dünya da zamanla temizleme yöntemlerini kullanmak zorunda kalacaktır. Ve bilinçlerinin asalak konumundan ayrılmaya hazır olmayan kimselerin yeryüzünden silinip temizleneceği,  ardı ardına meydana gelecek felaketlerden sonra kızmayın.
 
Bir sonraki evrim basamağı, dünyayla ve üzerinde var olan her şeyle akıllıca bir işbirliği gerektiriyor. Ancak doğaya karşı açgözlü ve barbarca davranışların sonucunda biriken karma, hastalıklarla, afetlerle ve insan kaynaklı felaketlerle dönüştürmek zorundasınız.
 
Geri dönen karmik yük ancak, bütün Hayatın birliğini algılayabilen daha çok bireyin, bilinçlerini bir sonraki düzeye yükseltmeleriyle ayarlanabilir.
 
Siz şimdi bir dönüm noktasındasınız. Ve insanlık, gelişiminin bu noktasında ikinci yüz yıldır dengede duruyor. Her seferinde bizim müdahalemiz olayların istenmeyen gelişimini ertelemeye yardım etti. Bununla birlikte, ilk önce bilincinizde ve mümkün olan en acısız bir şekilde krizi aşabilmeniz için gerekli anahtarları size vermek gibi somut bir amaçla bugün geldim.
 
Yoksa haberlerde daha sık, orada burada meydana gelen bitmez tükenmez felaketleri dinlemek zorunda kalacaksınız.  Orada burada, şehirler daha sonra ise kıtalar yeryüzünden silinip gidecekler. Bir süre sonra da buna alışacak ve sanki her zaman böyle imiş gibi size normal gelecektir.
 
İnsanlığın hafızası çok zayıftır. Ve pek çokları dün ne olduğunu bile hatırlamıyor, bırakın daha uzun bir zaman öncesinden bahsetmeyi.
 
Sizinle hüzünlü bir biçimde ayrılmamak için, dünyadaki olayların olumlu bir şekilde gelişmesinin mümkün olduğu olasılılığın üstünde düşünmenizi isterim. Ancak bu olasılık, yalnızca insanlığın yardımıyla gerçekleştirilebilir.
 
BEN Kuthumi.
© Tatyana Mikuşina, 2010
 


Kurulum Tarihi : 30/04/2011 · 22:50
Son Güncelleme : 17/12/2012 · 16:54
Kategori : Dikte XII
Sayfa Oku 7117 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye