* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
 -  Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
261 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte VI - 26.12.2006

 
 
Kuthumi.jpg
 
DAVRANIŞLARINIZIN SONUÇLARINI SÜREKLİ ANALİZ ETMELİ VE ÖĞRETİNİZİ ANINDA ÇAMURA BULAYANLARA ÖĞRETMEYE KALKIŞMAMALISINIZ
 
Sevgili Kuthumi
26 Aralık 2006
 
 
Bugün elçimiz aracılığıyla size gelen BEN Kuthumi’yim. Zamanı geldiği için özümsemeniz gereken Öğretimizin bir sonraki bölümünü vermeye geldim. Zaman öyle ki yaşamınızda karşılaştığınız her Tanrısal tezahür, ruhlarınız için bir bayramdır. Çünkü ruhlarınız geldikleri ve dönmeleri zamanı gelen, İlahi dünyayı özlemektedirler. Bu yüzden İlahi dünyadan size bir haber ilettiğim ve kısa tavsiyeler verdiğim her seferde çok mutluyum.
Pek çoğunuzun beni sevdiğini ve benimle konuştuğunu biliyorum. Dalga boyuma ayarlandığınızda sizi hemen hemen her zaman duyabilir ve düşüncelerinizi algılayabilirim, çünkü benim görevim budur. Bu şekilde ben pek çoğunuzu tanıyorum. Ve taşıdığınız problemlerinizi de biliyorum. Bu yüzden elimden gelen her şeyi yapmayı, karşınıza çıkan problemlerin köklerini açıklamayı ve zorluklarınızın sebeplerini kendi içinizde aşabilmeniz için size bir impuls vermeyi çok isterim.
Bu yüzden bugün pek çoğunuz için aktüel ve önemli bir şey hakkında konuşacağız. Ve bu, etrafınızdaki ama öğretinizi, tavsiyenizi, yaşam şeklinizi ve dünya bakışınızı anlamayan ve kabul etmeyen insanlarla olan ilişkilerinizle ilgili olacaktır. Ne yazık ki tüm insanlar çok farklı gelişim aşamalarında bulunuyorlar. Ve aranızda pek çoğu bilinç seviyesi bakımında hala bir önceki, dördüncü kök ırkına aittir. Büyük çoğunluğunuz beşinci ırkın çeşitli alt ırklarına ait ve belirli çok az sayıda birey beşinci ırkın son alt ırka ait ve çok daha az sayıda altıncı ırka ait. Henüz zamanı gelmemiş ama bu ırkın ilk öncüleri özellikle sabırsız olanlar, deneme bedenlenmelerini şimdi tecrübe eden bireyler de vardır.
Irkların gelişim tarihini ilgilendiren şeyler uzun bir tartışma konusudur ve bu mesajın konusu değildir. Dikkatinizi çekmek istediğim tek şey, hepinizin kendi evrimsel gelişiminin farklı aşamalarında bulunduğu, tartışılmaz bir gerçektir. Bu yüzden bilinçleriniz arasındaki fark bazen öyle büyük ki, zaman zaman farklı diller konuştuğunuzu sanır, ilgilendiğiniz alanlar ve bilinç seviyeniz arasında da bir o kadar fark vardır. Bu yüzden bir dahaki sefere öğreti vermeyi ve sizin fikrinize göre nasihate ihtiyacı olanlar arasında bakış açınızı yayma isteği ortaya çıktığında, bu mesajımı ve İsa’nın sözlerini hatırlayın, “Domuzların önüne incileri atmayın.” (1)
Verilen her şey bilinç seviyesine göre verilmeli ve size öyle aşikâr gelen, artık dikkatinizi çekmediği pek çok şey, bakış açınızdan uzak insanları şoke edebilir. Daha da kötüsü, onlarda bir dizi negatif duygular yol açabilir. Ve bu durumda sizce karma kimin üstüne yükleniyor? Eğer tahmin etmediyseniz, size ben söyleyebilirim, karma size yükleniyor. Çünkü evrimsel gelişiminin daha üst seviyesinde bulunan birisi, yalnızca kendi eylemleri için değil, yanlış davranışa sebep olduğu insanların eylemleri için de tüm karmik sorumluluğunu da taşımaktadır.
Bu, insanların yanlış davranışlarının karmasından tamamen kurtulduklarını anlamına gelmez. Benim söylemek istediğim, karmanın büyük bir kısmı size yüklenmekte, çünkü onları yanlış davranmaya sizler sebep olmuşsunuzdur. Bu yüzden öğüt ve birilerine yaşamlarında nasıl davranmaları konusunda nasihat vermeden önce bunu yapmanıza değip değmediğini defalarca düşünün.
Sorumluluğunuz, evrimsel basamağının bulunduğunuz seviye ile doğru orantılıdır. Bu, içinize kapanmanızı, insanlarla ilişki kurmaya ve onlarla ruhsal konularda konuşmayı bırakmanızı anlamına gelmiyor. Sadece davranışlarınızın sonuçlarını sürekli analiz etmeli ve öğretinizi anında çamura bulayanlara öğretmeye kalkışmamalısınız.
Sözlerim üstünde düşünün. Yaşamda nasıl davrandığınızı, farklı hayat olaylarına ve kargaşalarına nasıl tepki verdiğinizin, en iyi örnek olacağını daima hatırlayın. Tüm nasihatleriniz, davranışlarınızdan ibaret olacaktır. Ve davranışlarınızın meyvelerine göre, insanlar sizin nezdinde dinlemeye ve akıl danışmaya değer olan kişiyi tanıyacaklar. Bu dünyada, cidden ele almanız gereken tek insan, kendiniz olduğu konusuna tekrar eğiliyorum. Ve tüm gücünüzün ve becerilerinizin en değerli uygulaması bizzat kendinizsinizdir.
Birilerinin yanlış davrandığı hususunda düşünmeyin ve onun nasıl davranması gerektiği konusunda düşünmeyin. Kendinize yoğunlaşın ve başka insanların davranışları ve sözleri sizi niçin rahatsız ettiği üstünde bir düşünün. Sizi rahatsız eden şeyler, geçmişinizdeki yanlış davranışlarınızın tezahürü olarak sizde de mevcut olmasından dolayı olmasın.
Fiziksel dünya, kusurlu bilincinizi yansıtan bir aynadır. Bu yüzden birisi yaşamında sürekli cahillikle ve anlayışsızlıkla karşılaşması, bu özelliklerin kendisinde var olduğunu tahmin etmek doğal olurdu. Ve eğer sizler başka insanlar tarafından sürekli düşmanca saldırılarla karşılaşıyorsanız sizin içinizde, insanların size böyle davranmalarına iten negatif enerji vardır.
Bugünkü konuyu bizler pek çok defa işledik. Ve sizler belki bütün bunları pek çok defa okumuş ve duymuşsunuzdur. Ancak bana gönderdiğiniz düşünceleriniz, sizin kendi düşünceleriniz, bu küçük Öğretiyi ve çok iyi bildiğiniz ama nedense kendinize uygulama konusunda riske girmediğiniz Gerçekleri size yeniden tekrarlamaya mecbur bırakıyor.
Bana bu Öğretiyi size yeniden tekrarlama imkânı verildiği için mutluyum. Ve aranızda bazılarınız bu Öğretiyi pratikte de uygulayabilirse daha da mutlu olacağım. Ve söylediğim bütün bunlar sizinle hiçbir alakası olmadığını gözükse bile, yine de bu mesajı bir kenara koymaya ve rafa kaldırmaya acele etmeyin. Bu mesajı en azından üç kere değişik günlerde ve çeşitli zamanlarda, farklı bilinç durumundayken okumayı deneyin. Ve sanırım üçüncü defa okuduğunuzda bu mesajın sizinle doğrudan alakalı olduğunu anlamaya başlayacaksınız.
İnanın bana insan psikolojisini çok iyi tanıyorum ve Dünya’daki binlerce bedenlenme boyunca psikolojik problemlerden oluşturduğunuz bilmeceleri çözmek bana daima zevk vermektedir. Size her zaman yardım etmek bana mutluluk vermekte, resmime bakarken kalbinizde söylediğiniz veya bir kâğıda yazmaya ve meleklerimizin çalıştığı kusursuz postadan bana göndermeye riske ettiğiniz yardım dileklerinize her zaman cevap vermekteyim. Mektubu yaktığınızda ve koruyucu meleklerin bu mektubu bana veya başka bir Yükselmiş Üstada vermeleri için çağrı yaptığınızda, fiziksel mektup yanıyor ama onun enerjitik, ince özü belirttiğiniz adrese anında ulaşıyor, bunu biliyor muydunuz?
Bugün size kısa bir Öğreti verdiğimden dolayı mutlu oldum.
 
Size olan büyük bir Aşkla ve yardım etme isteğiyle BEN Kuthumi’yim
-----------------------------------------------
(1) “Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.” Matta 7:6
 


Kurulum Tarihi : 12/04/2009 · 00:02
Son Güncelleme : 24/07/2010 · 16:29
Kategori : Dikte VI
Sayfa Oku 594 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye