* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
 -  Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
259 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte V - 09.07.2006

 
MESAJLARIN METİNLERİN ÇEVRİLMESİ ALANINDAKİ ÇALIŞMALARINIZ VE PARASAL KAYNAKLARIN KULLANILMASI ALANINDAKİ KARMİK SORUMLULUĞUNUZ KONUSUNDA BİR ÖĞRETİ
 
Sanat Kumara
9 Temmuz 2006
 
 
Size tekrar gelen BEN Sanat Kumara’yım.
Bu günden itibaren bu dönem mesajların sonuna kadar her gün mesajı okumadan önce dikteyi veren Üstadın elektronik varlığını çağırmanızı isterim. Görünüşte bu basit metot, varlığımızı hissetmenize izin verecek ve mesajların pek çok durumu size farklı bir açıdan açılacak, çünkü mesajların okunması sırasında Üstadın varlığı, dikteleri okurken aldığınız etkiyi çoğaltacaktır. Bu özel bir dispenzasyon ve o bu dönem mesajların bitiminden sonra birkaç zaman daha devam edecektir. Sizler hislerinizle bu dispenzasyonun devam edip etmediğine dair kendiniz karar verebilirsiniz.
Mesajı veren Üstadın varlığını çağırmak için sesli olarak veya kendi içinizde şunu söylemelisiniz:
“BEN OLDUĞUM BEN adına, ben …….(daha sonra mesajı veren Üstadın adı geliyor) elektronik varlığını çağırıyorum”
Bugünkü mesajdan başlayarak bu dispenzasyonu kullanmayı deneyin. Bu mesajı sonuna kadar okuyun, çağrıyı yaptıktan sonra tekrar okuyun ve farkı hissedin. Bu elçi aracılığıyla verdiğimiz mesajları okumadan önce benzer çağrıları her zaman yapmanızı öneririm. Çağrı, etkisini mümkün olduğunda ve gerektiğinde gösterecektir.
Kendi elektronik varlığını tüm Üstatlar gösterebilir ve bu varlığın derecesi, bizim titreşimlerimizi algılama becerinize, ince bedenlerinizin titreşimlerimize hazır olmalarıyla doğru orantılı olacaktır.
Bildiğiniz gibi mesajlarımızı bazen daha yüksek seviyede, bazen ise birazcık daha alt seviyede veriyoruz. Ve bu her zaman elçimizin bedenlerinin aktarma özelliğine bağlı değildir. Bedenlenen bireyler farklı bilinç seviyelere sahiptirler. Ve farklı bireyler, farklı bilgiyi ve mesajların farklı enerjitik içeriğini algılayabilirler.
Bizler verdiğimiz bilgiyi dikkatlice kontrol ediyoruz. Ve dış bilinciniz verilen bilgiyi analiz etmeye başladığında, bu her zaman yararlı olmuyor. Çünkü bilginin her türlü eleştirisel algılayışı enerjinin akışını kesiyor. Ve mesajlarımızın okunması sizin için yararsız olmaktadır. Mesajların kendileri, sizi Üstatların enerjilerine ayarlıyor ve mesajlarımızı okuduğunuz sırada enerjilerimizi algılıyorsunuz. Sizin ince iletkenlerinizi açan anahtarlar vardır ve mesajın yalnızca bilgi içeriğini değil enerjitik içeriğini de algılayabiliyorsunuz. Bu, mesajlarımızın niçin tekrar anlatılamamasının sebebini açıklamaktadır. Tekrar anlatım, mesajların yapısına yerleştirilen anahtarları içinde taşımıyor. Sizler mesajlarımızı bu veya şu dilin sembolleriyle yazılan bir metin olarak algılıyorsunuz, ama aslında bu böyle değildir. Mesaj, kendi içinde gizli anahtarlar taşıyor. Ve mesajlarımızı başka dillere çevirirken, bu anahtarlar kaybolabilir. Her şey çevirmenin kalitesine bağılıdır. Ve eğer çevirmen bizimle uyum içinde ise, çeviri bizim titreşimlerimizi taşır. Aksi durumda çeviri yalnızca bilgi unsuru taşır. Mesajlarımızı elçimiz okurken dinlediğinizde ve tek bir kelime anlamadığınızda bile, çünkü başka bir dilde konuşuyorsunuz, mesajlarımızın enerjitik içeriğini yine de alıyor oluşunuz bu şekilde açıklanmaktadır. Sizler, Üstatların enerji ve titreşimlerini hissediyorsunuz.
Mesajlarımızı kendi dilinizdeki çeviriyi okuduğunuzda bu enerjitik unsuru kaybedebilirsiniz. Bu yüzden ileride mesajlarımıza başka dile çevirecek olanlara, çevirmeye başlamadan önce çevirmeye düşündüğünüz mesajı veren Üstadın elektronik varlığını çağırmanızı tavsiye ederim. Ben aynı zamanda mesajları iyi bir meditasyon veya duadan sonra dengeli bir durumdayken çevirmeye başlamanızı tavsiye ederim.
Sizin herhangi bir kusurunuz çevirinin metnine yansımaktadır. Ve eğer çevirinin metnini çarpıtırsanız, Üstatların Kelimeleri çarpıtıldığı için üstünüze karmik sorumluluk yüklenmektedir.
Bu karmik sorumluluğunuz, mesajları çevirdiğiniz ve başka dillere yaydığınız sırada elde ettiğiniz iyi karma tarafından etkisizleştirebileceği doğrudur.
Ancak, niyetinizin temiz olduğu ve çeviriyi para kazanmak için değil, Öğretimizi yaymak için yaptığınızda iyi karma elde ettiğinizi göz önüne tutmanız gerekir.
Paralarla ilişkisi konusu çok zordur. Ve aslında paralar size Üstatlar için bir iş yaptığınızda gelmiyor. Ama Kardeşlik için bir iş yaptığınızda para enerjisinin, Kardeşliğin işlerini yaparken sarf ettiğiniz enerjitik harcamaların doldurması için bir fırsat elde edersiniz.
Bu dünyada her şey enerji alışverişi üstüne kurulmuştur. Ve enerjilerin bir durgunluğu para enerjisinin eksikliğine neden olmaktadır. Paranız olduğu zaman onu nereye harcamanız gerektiği konusunda düşünmeniz gerekir. Para enerjisinin herhangi bir birikimi yararlı değil ve paraya karşı doğru olmayan davranış karmasının bir işaretidir. Sahip olduğunuz paraları nasıl yönetmeniz gerektiği konusunda bir düşünün. Ve eğer bu paraları zevk elde etme için harcarsanız, bir sonraki sefere parasal enerji doldurulmayacaktır.
Tam tersi eğer parasal birikimlerinizi hayır işlere harcarsanız, para kazanmak için ne kadar çaba harcadığınıza bakmaksızın, parasal enerji akışı çoğalacaktır. Size miras konacak veya birisi bir sebeple size para verecektir.
Para enerjisini doğru yönetin. Ne kadar çıkarsızca verirseniz, o kadar daha çok alırsınız.
Ancak kime ve ne kadar para verdiğinizi konusunda sorumlu olduğunuzu daima hatırlamanız gerekir. Çünkü bu durumda verdiğiniz paralar, iyi işler için kullanılmayacaksa, parasal enerjinin yanlış kullanım karması size yüklenir.
Eğer paranızı hayır işlere bağışlarsanız, paranızın doğru idare etmenin iyi karması, kendi isteğinize göre kullanmanıza imkân verir.
Kilisenin aldığı ondalık (1) prensibi bundan ibarettir. Ve özünde bu çok doğru bir prensip, fakat yalnızca kilisenin veya başka bir dini organizasyonun ondalığınızı kendi varlıkların çoğaltılması için değil, hayır işleri için harcadığı zaman.
Her şeyde İlahi enerjinin doğru ve akıllıca kullanım prensibi yatmaktadır ve parasal enerjinin diğer enerjilerden bir farkı yoktur.
Bir enerji başarılı bir şekilde başka bir enerjiye dönüşür. Ve ondalığınızı doğru bir şekilde kullandıysanız, fiziksel planda size fırsatlar sunar. Ve bu fırsatlar size finansal bolluk, çocuklarınızın mutlu geleceği, kendi sağlığınız ve yakınlarınızın sağlığı şeklinde tezahür edebilir.
İyi karma aynı zamanda özel olarak kullanmak istediğiniz şey için de kullanabilirsiniz. Bunun için size Karmik kuruluna mektup yazma imkânı veriliyor.
Bugün size mesajların metinlerin çevrilmesi alanındaki çalışmalarınız ve parasal kaynakların kullanılması alanındaki karmik sorumluluğunuz konusunda bir Öğreti verdim.
Ve bu önemli Öğretinin yaşamınızda hemen uygulanması gerekir.
Şimdi ise sizinle vedalaşmama izin verin. Yeni buluşmalarda görüşmek üzere!
BEN Sanat Kumara’yım. Om
---------------------------------------------------------
(1) Ondalık vergisiTüm gelirden %10 oranda alınan vergi. (Çev. notu)
 


Kurulum Tarihi : 22/02/2009 · 19:04
Son Güncelleme : 24/07/2010 · 16:21
Kategori : Dikte V
Sayfa Oku 8541 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye