* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
 -  Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte III - 05.01.2006

Bizler, bilincinde çevresindeki illüzyonların sınırları dışına çıkabilecek olanları arıyoruz
 
Tanrı Şiva
5 Ocak 2006
 
Shiva.jpgElçim aracılıyla size tekrar gelen BENİM Şiva.
Yüreğinizin barışı hakkında özeninizi koruyun. Bu ifadenin anlamı hakkında düşünün. Bu ifade yüreğinizin içindeki barışı veya huzuru hakkında konuşmakta ve bu ifade sizi çevreleyen her şey ile ilgili özeniniz hakkında konuşmaktadır. Ve aslında içinizde olup bitenler çevrenizdeki şeylere hepsine bağlıdır. İçsel durumunuza olan bağlılığınız mutlaktır. Ve eğer duygu ve düşüncelerinizin yönetilmesinde mükemmeliyete ulaşırsanız, dışınızda bulunan içsel durumunuza hiçbir şey etki edemezdir.
Dünyada ne kadar da farklı bilinç seviyeleri vardır. Bildiğiniz gibi Dünya gezegeninde yaşayan pek çok insan için yukarıda söylediklerim tamamen anlamsız gelecektir. Ve bu ifadenin içerdiği derin bilgi, onların bilinçlerinden en ufak bir iz bırakmadan geçip gidecektir.
Neden? Çünkü bilinç seviyeleri ve titreşimlerin seviyesi bu sözlerin anlamını yakalamasına fırsat vermiyor. Titreşimleri, sizin oktavınızda mümkün olan diyapazonun en tepesinden bulunan insanlar, bu sözlere cevap verebilir ve onun anlamına nüfuz edebilirler.
Aslında sizi çevreleyen her şey, bilinciniz sayesinde varlığını sürdüren ve desteklenen kocaman bir illüzyondur, dünyanızda bulunmanızın ve sizi çevreleyen her şey ilginizi çekmesi sayesinde vardır. Dikkatiniz nereye yönelik ise enerjiniz o yöne doğru akmaktadır. Enerjiniz, düşündüğünüz, ilginizi çeken şeylere akmaktadır.
Bütün insanların çevrelerindeki gerçekliliğe karşı ilgililerini aynı anda kaybettiklerini hayal edin. Hepinizde aynı anda dünyanızın şeylerine, bu eşyalara sahip olma arzusu yok olduğunu (hayal edin). Dünyanızda zevk elde etme ilginizi kaybederdiniz. Bu, var oluşunuzun anlamını kaybedeceğinizin demek değildir. Sadece var oluşunuzun anlamı diğer daha ince ve latif oktavlara taşınır.
Bu durumda sizi çevreleyen dünyaya ne olurdu?
Bu dünya sona ererdi ve yavaş yavaş bir serap gibi kaybolurdu.
BENİM Şiva. Ve ben size geliyorum, çünkü bu evrende gerçekleştirdiğim fonksiyonlardan birisi de, dünyaları küçültmektir. Ben illüzyonları yok edenim. Ve ben illüzyonları küçültme sürecini yönetiyorum.
İllüzyonun yok olması için bilincinizin gerçeğe doğru yüzünü dönmesi gereken an gelmiştir.
Elçim aracılıyla sizi ziyaret etmem ve sizinle sohbet etmem size tesadüf gibi gözüküyor. Hayır sadece, bedende bulunan ilk önce az miktardaki bireyin, daha sonra ise daha fazla ve fazla miktarda bireyin verdiğimiz bilgiyi kavrayabilecek anı gelmiştir.
Dünyanız bir demet ağaca benzer. Ve bir kibritle birkaç kuru ağacı yakarak tüm demetin tutuşması yeterlidir. Bizler şimdi aranızdan yanabilecek olanları arıyoruz. Çünkü tüm ağaçlar henüz hazır değil. Pek çoğu henüz daha yaştır. Ama gittikçe büyük miktarda birey titreşimlerimizi ve verdiğimiz yeni bilgiyi özümseyebilecek, tüm dünyanız alev alacak ve illüzyonlu dünyanızdan bir iz bile kalmayacaktır. Kozmik ölçülere göre bu süreç fazla uzun sürmeyecektir.
Bu yüzden sizin aranızda araştırıyor ve ateşi taşıyabilecek olanları arıyoruz. Işığı, enerjiyi, titreşimlerimizi.
Bizler bu yüzden bilincinde çevrenizdeki dünyaya tutunmaya devam edenler, geçmişe ait olduklarını söylüyoruz.
Konservatif düşüncesi ve bilincinin geri kalmışlığın etkisiyle, eskiyi savunmaya tercih eden insanlar her zaman var olmuştur. Ve her zaman yeniye doğru çabalayan insanlar vardır. Bizler böyle insanları arıyoruz. Aranızdan, yeni düşünceyi ve yeni bilinci kavrayabilecek insanları arıyoruz. Bizler bilincinde, çevresindeki illüzyonların sınırları dışına çıkabilecek olanları arıyoruz.
Yükseklere çıkmak. İnce dünyalara doğru. Yıldızların dünyasına doğru.
Ana gezegenin sınırlı dünyasını bırakmak ve yuvadan, evrenin enginliklerine doğru uçmak.
Bizler cesur ve çabalayanları arıyoruz.
Yeni ve bilinmezlikten korkmayanları (arıyoruz).
Aranızda kim bilinmezliğe doğru adım atabilir? Biliyorsunuz ki bilincinde çevrenizdeki üç boyutlu dünyanın sınırlarını aşabilen insanlar, Yüksek Dünyaları tanımak için yükselebilirler.
Yaşam bitmez. Yasam sonsuzdur. Sadece yeni formalara dönüşür.
Ve bu süreç ebedi harekete, ebedi dönmeye benzer. Hiçbir zaman bitmeyen ve hiçbir zaman durmayan.
Tek bir kışı geçirmeyenler, kıştan sonra ilkbahar daha sonra ise yazın geleceğini inanmazlar.
Şimdi Dünya gezegenindeki var oluşunuz, bilincinizde yarattığınız çok sert bir kış şartlarında var olmayı (yaşamayı) andırıyor.
Ve bu durumunuz geçici olduğunu anlamanız gerekir. Ve o, değişecektir.
Bu yüzden bizler bilincinizi değiştirmenize çağırıyoruz. Değişikliklere hazır olmaya. Daha ulvi (yüce) durumlara doğru çabalamaya.
Bu, sizi çevreleyen yaşamda almaya alıştığınız mutluluklardan mahrum kalacağınız demek değildir. Sadece algılamanız incelecektir. Ve hissedebileceğiniz zevkler, tüm beklentilerinizi geçecektir. Çünkü hiçbir dünyevi zevkler, ince dünyalarda hissedebileceğiniz zevklerle kıyaslanamaz bile.
Bilincinizin yavaş yavaş değişimi, uygarlığınızın bulunduğu bu zor etabı mümkün olduğu kadar rahat geçeceğin bir teminatıdır.
Bildiğiniz gibi, eğer kuş doğduğu yuvadan ayrılmaya acele etmiyorsa, özenli anne onu yeni hayata doğru teşvik ediyor. Uçmanın özgürlüğünü elde etmeye. Ama bunun için ilk adımı atmalı, insani bilincinizin sınırları dışına çıkmalı ve dünyanıza ve dünyanızın sınırlamalarına bağlı olmayan kategorilere göre düşünmeye öğrenmelisiniz.
 
BENİM Şiva. Ve ben bilincinizde illüzyonları nasıl yok edeceğinizi öğretmeye geldim.
 
© Tatyana Mikuşina, 2006
 
Tanrı Şiva’nın resmi Rus ressam Vladimir Suvorov’a aittir. Yükselmiş Üstatların diğer resimlerine ve Vladimir Suvorov’un başka çalışmalarına "Sirius": http://www.sirius-ru.net/liki/index.htm ve “Sirius-2” http://www.sirius2.net/kar/index.htm sitelerinden ulaşabilirsiniz.
 


Kurulum Tarihi : 13/07/2008 · 00:43
Son Güncelleme : 13/07/2008 · 00:43
Kategori : Dikte III
Sayfa Oku 8113 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye