* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
 -  Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte III - 03.01.2006

 
Alçakgönüllük Öğretisi
 
Sevgili Surya
3 Ocak 2006
 
43suriya6.jpgSize tekrar gelen BENİM Surya!
Dünya gezegendeki durum normalleşti ve ben ihtiyaç duyduğunuz bilgiyi vermek için planlanmış yola dönmeye hazırım.
Sizinle konuşmaya geldiğimiz ölçüde, bilincinizi ve dünya algılayışınızı genişletme imkânınız vardır. Ve size herhangi bir mesajdan yeni bir şey elde etmediğinizi gibi gelse bile, kendinizi kandırmayın. Şu anda bulunduğunuz başarı seviyenizi abartmak size mahsustur. Bu yüzden sizden başlıca talebimiz alçakgönüllük özelliğidir. Alçakgönüllük özelliği aşağılanmanız ve yaltaklanmanız gerektiğini demek değildir. Hayır, bu alçakgönüllüğün ve hizmet etmenin yanlış anlamı olacaktır.
Çünkü alçakgönüllük özelliği her şeyden önce Yaratanla olan birliğinizi hissettiğiniz durum varsayılıyor. Sizler çevrenizdeki dünyanın Yaratılışını öyle açık ve öyle yüce bir şekilde algılamaya başlıyor, öyle ilahi heyecan ve sizi taşıran bir sevgi hissediyorsunuz ki, bilincinizin bu durumunu mümkün olduğu kadar uzun korumanız için her şeye hazırsınızdır. 
Sahip olduğunuz her şeyi hatta fiziksel bedeninizi, ruhunuzu, tüm özünüzü feda etmeye hazırsınızdır.
Çünkü sonuçta anlıyorsunuz ki feda ettiğiniz bir şey yoktur. Çevrenizdeki yaşamla birliğinizi öyle hissediyor ve Yaratanla birlik duygusuna öyle derin giriyorsunuz ki, egonuz şeklinde beni ve sizi, sizi ve Tanrıyı, sizi ve yaşamın her bir zerreciğinden ayıran sınır sizin için yok oluyor. Ve bu durumdayken Yaratanın lütfü için sonsuz şükran duyuyorsunuzdur. Ve dünyanızda sizi saran sessiz sevinç ve nedensiz mutluluk durumuyla kıyaslanabilecek bir şey yoktur. Ve bu durumdayken sizler eğer Tanrının Kutsal İradesi bu ise her türlü sorumluluğu ve her türlü sınamayı kabul etmenize izin veren ilahi heyecanı nihayet hissedebiliyorsunuzdur.
Hayır, bu his hiçbir şekilde köleliğe benzemiyor. Her köle, ruhun derinliklerinde kölelik durumundan nefret duymakta ve sahibinden nefret etmektedir. Ve özgürlük ümidini hiçbir zaman kaybetmiyor. Sizin alçakgönüllülüğünüz ise tam özgürlük, sonsuz özgürlük duygusundan kaynaklanıyor. Bireysel olarak gerçek özgürlüğünüz, bu evrende var olan İlahi Yasaya tümüyle itaat etiğiniz zaman başladığını hissediyorsunuzdur. Sizler, Yüce Yasaya itaat ediyor ve aynı zamanda bu Yasanın çerçevesi içinde hareket etmek için sınırsız özgürlük elde ediyorsunuzdur.
Size, sözleriminin içsel çelişki içerdiklerini gibi gelebilir. Sözlerimin kesin Gerçek olduğunu kabul etmeniz için sizi zorlamıyor ve acele ettirmiyorum. Sadece sözlerim üstünde düşünün. Çevrenizdeki dünyanızda neye sahip olduğunuzu, dünyanızın eşyalarına karşı hissettiğiniz bağımlılıklarınızı analiz edin. Ve aslında sizler dünyanızın eşyalarına karşı bir kölelik esaretinde bulunduğunuzu anlamaya çalışın. Sizler öyle bir esirlikte bulunuyorsunuz ki aslında eşyalarınızın kölesi ve bunun bir sonucu olarak da dünyanızın şartlarının kölesisinizdir. Ve önünüze er ya da geç hangi özgürlüğü seçtiğiniz sorusu duracaktır. Gerçek, İlahi, sizi dünyanızın eşyalarına karşı kölelik esaretinden kurtaran özgürlüğü mü. Veya önceden olduğu gibi illüzyonlu özgürlükte bulunmayı mı tercih ediyorsunuz ki ona tek bir özellikle özgüdür- bu evrende var olan Yasa’ya uymamak.
Düşünün ve değerlendirin. Şimdi neye sahip olduğunuzu ve sadece isteğinizi belirtip, tüm peygamber ve Dünya’da şimdiye kadar var olan dinlerin tüm kurucuları tarafında size emredilmiş, sizi egonuzdan kurtaran yola, Tekâmül Yoluna başlarsanız sahip olabileceklerinize bir düşünün.
Bu dinler daha sonra sıkı takipçilerden her ne kadar değiştirildiyseler de, yine de temel özellik İlahi alçakgönüllük kutsal kitaplardan çıkartılamamış ve alınamamıştır. Yapılabilecek ve yapılmış olan tek şey Tanrı’nın adına konuşma hakkını kendine mal etmiş insanlar, İlahi alçakgönüllük ve Tanrı’nın İradesine itaat etme özellikleri yerine, insani dinlerde ve kiliselerinde var olan yasalara boyun eğme özellikleri talep etmeye başlamışlardır.
Hatırlarsanız size dünyanızda var olan her özelliğin ve her şartının çarpıtılabileceğini ve çift karakter taşıdığını söylemiştik. Bugün sizinle alçakgönüllük özelliğin, onun gerçek anlamı ve bu özelliğin dünyevi yöneticilerin yaptıkları tahrifatları üstünde durduk.
Bu yüzden bir özellik hakkında düşünürken, dünyanızda var olan bu özelliğin, kendi İlahi doğasına ne kadar uyumlu olup olmadığına analiz etmeye çalışın. Ve eğer hayatınızda karşılaştığınız her özelliği onun İlahi şekline uygunluluğu bakımdan üstünde düşünür ve analiz ederseniz ve ondan Tanrı’dan olmayan, bu İlahi özelliğe yapışmış ve onu değiştirmiş (çarpıtmış) her şeyi çıkarttığınız ve ayırdığınızı zaman, gereksizi çıkartarak sizi çevreleyen her şeyde yalnızca İlahi olanı bırakırsanız sizler mükemmeliyete ulaşabilirsiniz.
Ve bu süreç bir hayat ya da birkaç hayat almayacaktır. Çünkü Dünya gezegendeki varlığınız, sizin bütün binlerce ve milyonlarca bedenlenmeleriniz sadece, içinizde Tanrı’ya ait olan ile insani bilinciniz tarafında yaratılanı ayırmanızı ve bölmenizi amaçlamaktadır. Sizler Tanrı gibisinizdir ve tüm evreni yaratan Tanrı gibi, sizler de serbest iradeniz ve bilinciniz yardımıyla dünyanızın illüzyonunu yaratıyorsunuzdur. Ama daha sonra bir dönüm noktası geliyor, illüzyonun küçülmeye başlaması gereken bir nokta. Sizler bilincinizde İlahi amacınızın yeni anlayış seviyesine yükseliyor ve bilincinizde gerçek olan ile gerçek olmayanı, İlahi ile illüzyonlu olanı ayırma sürecine başlıyorsunuzdur.
Size bunu İlahi alçakgönüllük özelliği ve onun insani analogu örneği ile gösterdim. Aynı şekilde diğer insani özellikleri alabilir ve analiz edebilirsiniz: sevgi, sadakat, mükemmeliyet, inanç. Her bir özellikte onu anladığınız şekliyle, İlahi başlangıç ve illüzyonlu katkı mevcuttur.
Bilincinizin yardımıyla İlahi olanı illüzyonlu olandan ayırt etme ve ayırma sürecine başlayabilirsiniz.
Bu yolla sizler Tanrı ile beraber yaratıcı oluyorsunuzdur. Ve bu yolla kendi çevrenizde İlahi gerçekliği yaratabiliyorsunuzdur.
Bu yüzden ertelemeyin ve asıl amacınıza, kendi aklınızda ve yüreğinizde gerçek olan ile gerçek olmayanı ayırmaya başlayın.
Ve sizi temin ederim ki bu sizin insani işlerinizden çok daha ilginç bir iştir. Ve en önemlisi bütün beşeri işinize aynı şekilde İlahi ve ondaki insani birleşiminin bakış açısından bakılabilir. Ve kişi ne kadar daha yüksek bilinç gelişim seviyesine ulaşırsa, kendi çalışmalarında gerçek ile illüzyonu ayıran o kadar daha ince sınırları ayırt etmeye başlıyor.
Sizler resmen ilüzyonun örtülerini birbiri ardına çıkartıyor ve gerçeğe doğru her yeni adımla, bu örtüler daha ince ve ince olmaktadır.
Bizler bugün alçakgönüllük hakkında konuştuk ve bugün İlahi ses katmanız gereken dünyanızın her hangi bir özelliği hakkında konuştuk.
Ve takip etmeniz gereken Tanrı’nın mucizesi ve amacı budur.
Sizden ayrılıyor ve düşüncelerinizle sizi baş başa bırakıyorum.
 
BENİM Surya ve ben size Ebedi Yasayı öğretmeye geldim.
 
© Tatyana Mikuşina, 2006
 
Tanrı Surya’nın resmi Rus ressam Vladimir Suvorov’a aittir. Yükselmiş Üstatların diğer resimlerine ve Vladimir Suvorov’un başka çalışmalarına "Sirius": http://www.sirius-ru.net/liki/index.htm ve “Sirius-2” http://www.sirius2.net/kar/index.htm sitelerinden ulaşabilirsiniz.


Kurulum Tarihi : 30/06/2008 · 22:32
Son Güncelleme : 30/06/2008 · 22:32
Kategori : Dikte III
Sayfa Oku 8056 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye