* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
 -  Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
259 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte III - ..21.12.2005

İhtiyacınız olan ilaç, İnançtır
 
 
Sevgili El Morya
21 Aralık 2005
 
Elçim aracılıyla gelen BEN El Morya Han.
Bugün dikkatinize yapmakla görevlendirilmiş olduğum önemli bir teklif sunmaya gelen BENİM.
Önceki mesajlarda olduğu gibi şimdi de kararlıyımdır. Ve eğer birileri kararlığımdan ve ciddiyetimden şüphe duyuyorsa, siz en iyisi mesajlarımızı okumayınız. Çünkü bilincinizde aşılmaz bir engel yaratıyor ve yalnızca İlahi Hakikatin akışını değil, İlahi enerjiyi de bloke ediyorsunuzdur.
Bilinciniz dual dünyanıza aittir, bu yüzden sizin dünyanızda, bilincinizde olmasına izin verdiğiniz şey gerçekleşmektedir. Bu yüzden gezegendeki durum ne kadar kötü olursa olsun hangi dizi felaketlerle karşı karşıya kaldığınızı size hiçbir zaman tam olarak söylemeyeceğiz. Çünkü gelecek felaketle ilgili bilincinizde bir düşüncenin bile oluşması yeterli olup, bu düşünce çoğalacak ve çıkan ateşi söndüreceğinize ona yeni düzine odunlar ekleyeceksinizdir.
Bu yüzden bizler sahip olduğumuz tüm bilgiyi size hiçbir zaman söylemeyeceğiz. Ama gezegenin durumunu uyumlu hale getirmek için sizi uyarmayı ve elinizden geleni yapmanıza rica etmeye yorulmayacağız.
Elçimiz aracılıyla yeni dönem mesajlarının başladığından beri hiçbir diktenin mutlu ve iyimser olmadığını fark etmişsinizdir. Ve bunun sebebi elçimizle ilgili bazı değişiklikler olduğunu ve tehdit eden felaketlerden korktuğundan değildir. Elçimizle ilgili her şey yerli yerindedir. Ve sizi temin ederim ki mesajlarımız yeterli derece güvenilirlikle iletilmektedir. Hayır, tüm iş aslında durumun gerilimli olmasıdır. Ve ne kadar çabalarsak çabalayalım sizden rica ettiğimiz sorumlulukları üstlenmeniz için şimdilik size ilham veremiyoruz. Fiziksel oktavınızda işleyen Serbest İrade Yasası, karışmamıza ve sizi zorlamamıza izin vermiyor. Bu yüzden size sadece rica edebilir, son çare olarak da talep edebiliriz, ama anlaşılan harekete geçmeniz için konuştuğumuz tehdit eden olay zorlayabilir.
Demek ki, Rus atasözüne göre hareket etmek istiyorsunuz: “Yıldırım çakmadıkça, adam istavroz çıkartmıyormuş”.
Bilgimizi ciddiyetle kavrayan ve ricalarımızı yerine getirmek için pek çok şey feda etmeye hazır o kadar az insan var ki.
Somut işler yapabilen insanların sayısını çoğaltmak, şimdilik mümkün olmuyor. Uyarılarımızı her ne kadar geniş ve zamanında yaparsak yapalım, tepki veremeyişinizin sebepleri üstünde düşünün.
Ve bütün iş yalnızca tembelliğinizde ve ihmalkârlığınızda bile değildir. Bütün iş, sizler illüzyonların ağına öyle takılmışsınız ki ne hangi kaynağın Gerçeği içerdiğini, ne de gerçek kaynağa özgü titreşimleri ayırt edebiliyorsunuz.
Bu yüzden sizin tüm uygulamalarınız ve tüm çalışmalarınız, ayırt etmeyi öğrenmeye yönelik olmalıdır.
Aslında illüzyonda bulunuşunuz, illüzyon planına ait olayları ile gerçek İlahi dünyaya ait olayları birbirinden ayırt etmeyi öğrendiğiniz zaman sona erecektir. Ve sizin göreviniz, net görüşü elde etmek ve hayatınızda karşılaştığınız tüm olayları ve gerçekleri değerlendirmeyi öğrenmektir.
Size, tüm hayatınız akıcı bir şekilde aktığı gibi geliyor ve bazen bu sessizlikte ve akıcılıkta, gizli sualtı taşlarının hayatınızın akışını bir anda tepetaklak edebileceğini aklınızdan bile geçirmiyorsunuzdur. Bu yüzden teskin edici sükunete aldanmayın. Sizler derslerinizi sürekli alıyorsunuzdur. Ve bazen rayların üstündeki çok küçük bir taşın bile, hayat treninizin raydan büyük bir hızla çıkmasına ve devrilmesine yeterli olmaktadır. Bununla beraber sizler günlük seçimlerinizle kendi geleceğinizi hazırlıyorsunuzdur.
Yanlış seçimlerinizin kritik kitlesi, izin verilen karmik sınırını taşırdığında, hayatınızda alıştığınız her şeyi adeta yıkan olaylarla karşılaşıyorsunuz ve sizler şaşkınlıkla haykırıyorsunuz: “Ne yapmışım o kadar Allah’ım? Bunlar niçin başıma geldi?”
Tanıdık bir resim, doğru değil mi? Ve insanların % 90’ı bir sonraki adımı, hayatlarında olup biten şey için Tanrı’ya ve Üstatlara lanet okumaya başlıyorlar. Onlar, olup biteni bir ceza veya izin verilen sınırı taşıran ve korkunç bir şeklinde taşan karmik mükafatı tevazuuyla kabul edeceklerine, çevrelerindeki herkesi ve tüm dünyayı suçlamaya başlıyorlar.
Bir yandan tüm varoluş tarihi boyunca insanlık tembihlenmiş ve uyarılmıştır. Diğer yandan ise ancak korkunç bir şey olup bittiğinde insanlar çok kısa bir süreliğine bile olsa bunun neden onlara indiği hakkında düşünebiliyorlar.
Ve size ne kadar konuşursak konuşalım ve bekleneni önlemek için her ne kadar en uygun tavsiyeleri versek verelim, sizler söylenenin doğru olabileceğine inanamıyorsunuzdur. İtaatsizliğinizin ve uzağı göremeyişinizin sebebi ise gerçek İnancının yetersizliliğidir.
Bu yüzden ben,  Tanrı’nın İrade yönünü temsil eden bir Üstat olarak, size bu günlerde sesleniyorum. Ve ben, İnancı sağlamlaştırma dileği ile bana seslenen herkese yardım edebilirim.
İhtiyacınız olan ilaç, İnançtır. Ve ben şimdi bilgisizlik ve korkutma üstünde temellendirilmiş kör inanç hakkında değil, bu Evrende var olan kesin bilgi üstünde temellendirilmiş inanç hakkında konuşuyorum.  
Bu Yasa ise neden sonuç ilişkisi veya Karma veya Mükafat Yasasıdır. Ve bu Yasa sizin iradeniz veya isteğiniz dışında işliyor. Gerçek olan budur. Ve koşulları hiç dikkate almadan serbest iradenizi savunma çabanızın tökezlediği şey budur. Ve eğer serbest iradenizi kötüye kullanma yolunda Yaradan tarafından öngörülmüş bu doğal sınır olmasaydı, yalnızca gezegeninizin değil, evrenin varlık konusu bile şüphe altında olurdur.
Bu yüzden içinizde kabul etmeniz ilk şey, bu evrende ve hayatınızda var olan Yasanın üstünlüğüdür.
İnancınızın kuvvetlendirme dileğiyle bana seslenebilirsiniz. Ve ben mutlulukla ihtiyacınız olan bu en önemli ve acil ilacı size sunacağım.
Zaferinize olan inancımla, BEN El Morya Han!
 
Tatyana Mikuşina, 2005
 


Kurulum Tarihi : 01/06/2008 · 00:27
Son Güncelleme : 24/03/2012 · 21:17
Kategori : Dikte III
Sayfa Oku 8740 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye