* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
 -  Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
260 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte III - ..17.12.2005

İsa bilinç seviyesini her gün onaylanmak zorundasınızdır
 
Sevgili Lanello
17 Aralık 2005
 
 
Lanelo.jpgElçimizin aracılıyla size tekrar gelen BENİM Lanello. Aldığınız enerjiyle ve aldığınız bilgiyle birlikte size gelen sorumluluğu bir kez daha hatırlatmaya gelen BENİM. Bu dönemin mesajları önceki dönem mesajlarından farklı olduğunu dikkat etmişsinizdir.
Gerçekten de önceki ilkbahar-yaz dönemi mesajları sırasında aldığınız bilgi ve enerjiden sonra tümüyle haklı olarak sizden daha fazlasını bekliyorduk.
İnsanların bilinçlerinde bir şeyleri değiştirebildik, ama bu değişiklikler haklı olarak beklediğimiz değişikliklerle kıyaslarsak çok küçüktür.
Evet, bedenlemede bulunan yeterince çok sayıda insan, İsa (Yüksek) benlik bilincine ulaşmıştır ve haklı olarak onlardan fiziksel planda daha aktif çalışmalar bekliyorduk.
Fakat maddenin durgunluğu ve aptallığı, dönem mesajlarını hemen bitirdikten sonra onların bilinç seviyesine yansımaya gecikmemiştir. Mesajların enerjisiyle birlikte onlara sürekli gelen gıdadan yoksun kalarak, İsa (Yüksek) benliğine ulaşan pek çok insan, kendi bilinç seviyesinin yeniden düşmesine izin vermişlerdir. İsa benliğine ulaşan ve onu koruyan bir insan ile bu seviyeye henüz ulaşmayan diğer insanlardan ne ayırdığını size söyleyebilirim sevgililerim. Temel ve asıl fark, bu kişi artık eskisi gibi yaşayamaz, o hareket etmeden duramaz ve fiziksel planda bizim planlarımızı gerçekleştirmek için somut çalışmaların meydana çıkması için tüm hayatını ve hayatının tüm koşularını tabi kılmaktadır.
İsa benliğine ulaşıp da bedenlenmenizin sonuna kadar zafer taçlarınız üstünde durup dinlenemezsiniz. Hayır, İsa bilinç seviyesini her gün, gün be gün onaylanmak zorundasınız. Bu her günlük ve yoğun bir çalışmadır.
Ne yazık ki elçimiz aracılıyla verdiğimiz dönem mesajların hemen bitiminden sonra, güvendiğimiz ve ümit ettiklerimiz, kendi bilinçlerinde önceki seviyeye indiklerini gördük.
Ve bu çok üzücü bir gerçektir.
Eğer bilinç seviyenizi günlük çabalarla desteklemezseniz, bedenlemede bulunurken ruhsal alanında ulaştığınız hiçbir başarı birkaç ay süresince dahi koruyamazsınız.
Fiziksel oktavda hiçbir dinlenme olamaz. Yalnızca günlük çalışma ve günlük gerilim.
Size üstün bir sonuç elde etmiş ve dünya şampiyonu unvanı elde etmiş bir sporcu örneği vereceğim. Eğer o, her gün antrenman yapmak yerine, zafer tacın üstünde dinlenirse, sportif formunu çok çabuk kaybedecektir. Ve başkaları gelecek ve onun ulaştığı dünya rekorunu kıracaktır.
Eğer ulaştığınız şampiyonluk unvanı size yeterli geliyorsa ve artık zafer tacınızın üstünde dinlenmek istiyorsanız, bizler, Yükselmiş Üstatlar sizinle ortak bir şeyimizin olmasını artık istemiyor ve sizler desteğimize daha fazla güvenemezsinizdir.
Sizden her gün çaba istendiğini anlayın.
Bedenlemede pek çok ışık taşıyıcısı bulunuyor, ama onların arasında tam ölçüde güvenebileceklerimizi bulmak çok zordur.  
Elçimiz aracılıyla verdiğimiz önceki dönem mesajlarını okuduktan sonra pek çoklarının yürekleri nasıl tutuştuklarını gördük. Ve tutuşan yüreklerindeki ateşin yavaş yavaş duman çıkarttığını, tüttüğünü ve en sonunda tamamen söndüğünü seyretmenin bizim için ne kadar acıdır.
Sizin hazin “başarılarınızı” seyretmek bizim için ne kadar acı olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Bu tıpkı çevrenizde çok insan görmeniz gibidir, sizin şehirleriniz resmen insanlarla dolup taşmakta. Ama sokağa çıktığınızda kendinizi tamamen yalnız hissediyor, çünkü bu insanlar sizinle aynı dili konuşsalar dahi birbirinizi anlayamıyorsunuzdur.
Ve bunun nedeni bilinç seviyelerinizin farklı olmasından kaynaklanıyor.
Ve bilincinizde düşüşe izin verdiğinizde, sizi mutlu eden ve ilham veren bilgiler, şimdi tarafınızdan ilginç olmayan ve dikkatinizi gerektirmeyen bir şeymiş gibi algılanmakta.
Sizler yeni bilgi ve yeni bilgi kaynağı arayışına koyuluyor ve yüreğinizdeki sessiz mutluluğu ve mesajlarımızın içerdiği İlahi enerjilerinin şifalı balsamını içtiğiniz o coşkuyu unutuyorsunuz.
Ve bilinç seviyeniz düştüğü için sizler artık gerçek titreşimleri ayırt edemiyor ve kitapçı raflarının dolu olduğu suretaları tüketmek zorunda kalıyorsunuz. 
Şimdi hüznümüzü ve mesajlarımızın tonu niçin değiştiğini daha iyi anlıyorsunuzdur.
Bizler daha fazlasına güveniyorduk. Ve şimdi yalnızca, içindeki Tanrısal alevi kaybetmemiş, mesajlarımızdan sonra tutuşan ateşi koruyabilmiş olanlara yaslanmak zorundayız.
Peki, her birinizin seçme hakkı vardır. Yaptığınız seçim için yalnızca üzülebilir, ama size yardım edemeyiz.
Bilinç seviyenizin durumu yalnızca günlük çabalarınızla yeterli seviyede korunabilir. Yorulmadan her gün yalnızca beden kaslarınızı değil ruhsal kaslarınızı da çalıştırmalısınızdır. Yoksa körelecektirler.  
Ve eğer doğayı, bir çocuğun tebessümünü seyretmekten kutsal bir haz duymadıysanız, eğer günü sevgisiz geçirdiğiyseniz, o günü tamamen boşuna geçirmişsinizdir.
Dünya’da bulunduğunuz her dakika gerçek Evinizi, ruhlarınız bedenlenmeye nereden geldiklerini hatırlamak zorunda ve her gün yaptığınız tüm seçimlerinizde sürekli kendi Yüksek Parçanızın nasihatlerini takip etmek zorundasınızdır.
Tanrı’da bulunduğunuzu nasıl karar verebilirsiniz?
Bu çok basittir sevgililerim. Yalnızca bulunduğunuz kendi durumunuzu gözlemliyorsunuz. Ve eğer yargılama, endişe, depresyon, sinirlilik herhangi bir olumsuz duygunun etkisi altındaysanız, sizler İlahi bilinç durumda bulunmuyorsunuzdur.
Yalnızca hiç bir şey ile kıyaslanamayan sesiz bir mutluk ve barış hissediyorsanız, Tanrı’da ve İlahi bilinç durumunda bulunuyorsunuzdur.
Bu yüzden kendini gözlemlemeyi öğrenin. Ve içsel durumlarınızı tanımayı öğrenin.
Çünkü bulunduğunuz bilinç durumu yaptığınız her şeye damgasını vuruyor. Ve eğer sinirliyseniz sizler resmen sinir jeneratörü oluyorsunuzdur. Sizler bulaşıcısınızdır hatta o sırada evinizde yalnızca otursanız bile sinirliliğinizi çevrenizdeki herkese bulaştırıyorsunuz. Düşünce ve duygularınız için bir sınır yoktur. Ve herhangi bir olumsuz düşünce ve duygunuzu anında tüm yer küreye yayıyorsunuzdur.
Ve sizin düşünce ve duygularınızın sonuçlarını telafi etmek ve yetkisiz hale getirmek için bizim sadık hizmetkârlarımız kahramanlık mucizeleri göstermeleri gerekir.
İçsel durumunuzu sürekli gözlemlemeli ve içinizdeki ahenk ve huzuru sürekli korumalısınızdır.
Herkesin ahenk durumunu nasıl koruyacağı konusunda kendi reçetesi vardır. Genel bir reçete yoktur ve olamaz da. Ve hepinizi dua etmeye veya meditasyon yapmaya zorlayamayız. Ama ahenk durumuna girmenize yardım eden tedbirler kullanmak zorundasınızdır.
Kural olarak insanların büyük bir çoğunluğu için içsel ahenk ve huzurun gelmesi için doğada tek başlarına kalmaları yeterlidir. Ama belki çocuklarla veya hayvanlarla iletişim kurmaya veya sevdiğiniz bir işle uğraşmaya ihtiyacınız vardır.
İçsel durumunuzu sürekli kontrol etmeyi ve içinizdeki her kusurlu durumu bastıracak tedbirler almayı öğrenin.
Yükselmiş Üstatlardan yardım dileyebilirsiniz, ama bazen bu basit işi bile yapmayı unutuyorsunuz.
Yılın bu karanlık zamanında bana seslenen herkese kişisel yardımımı ve desteğimi sunmaya hazırım. İşte elim.
Onu alın ve hayatta rastladığınız her zorlu durumlar sırasında onu sıkı tutun.
Bedenlemede bulunan mümkün olduğu kadar daha fazla insanın hemen şimdi gezegeni dengede tutmalarına ihtiyacımız vardır. Ve eğer gezegeni dengedei tutamıyorsanız, en azından içinizdeki dengeyi tutun. Ve bununla artık Yükselmiş Üstatlara paha biçilmez bir yardımda bulunacaksınızdır.
 
BENİM Lanello. Ve ben size bir kez daha elimi uzatmaya geldim.
 
 
© Tatyana Mikuşina, 2005
 


Kurulum Tarihi : 05/05/2008 · 21:20
Son Güncelleme : 05/05/2008 · 21:27
Kategori : Dikte III
Sayfa Oku 8462 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.01 saniye