* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
 -  Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
263 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte VIII - ... 20.06.2008

Sorumluluk hakkında bir hatırlatma

 

Sanat Kumara,

20 Haziran 2008

 

Sanat Kumara.jpgBEN Sanat Kumara elçim aracılığıyla size tekrar gelen. Bu gün geldim ve Karmik Yönetim Kurulu'nun teveccühü sayesinde, size bugünkü Mesajı vermeye izin verildiğini duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Bildiğiniz gibi Karmik Kurulu'nun şu anda bir toplantısı gerçekleşiyor. Ve bu toplantı yılda iki kez, yaz ve kış gündönümü sırasında yapıldığını biliyorsunuzdur. Bu toplantıdan en son haberleri öğrenmek ilginizi çekiyordur, değil mi?

Onları size bildirmeye geldim. Elçimizin aracılığıyla Mesajların iletilmesine devam edileceğine dair bugün bir karar aldık. Son kış Mesaj döneminin [1]  bitiminden sonra, planlarımızı fiziksel oktavda gerçekleştirmeye ne kadar hazır olduğunuzu görmemiz gerekiyordu. Olup biten her şeyi dikkatli bir şekilde gözlemledik. Maalesef, planlarımıza ve ortaya koyduğumuz görevlere karşı olan tavrınız bazen iç karartıcıdır. Sizinle işbirliliği yapmaya hazırız ve size görevler ve tavsiyeler veriyoruz. Bununla birlikte, bizler tekrar ve tekrar uyuşukluğunuzla ve hatta bazen planlarımızın doğrudan sabote etmeniz ile karşılaşıyoruz. Bizler bedenlenmede bulunan bir kişiyi dikkatlice seçiyoruz ve uzun yıllar boyu, onu belirli bir görev için hazırlıyoruz. Bazılarınız bedenlenmeye hazır görevlerle geliyorlar. Bu görevleri siz kendiniz üstleniyorsunuz. Bedenlenmek için çaba sarf ediyorsunuz. Fiziksel planda Öğretimimizi bulmadan önce belirli bir süre geçiyor ve uğruna bedenlenmiş olduğunuz hedefinizin gerçekleşmesine çok yaklaşıyorsunuz. Bazen sadece çok küçük gayret göstererek görev yerine getirilecektir.

Kardeşlik için çalışmaya başlamanızla birlikte, Yasaya uygun olarak dış dünyadan sizi baştan çıkartacak bir şey gelir. Olayların akışı için alternatif bir versiyon elde ediyorsunuz. Ve bir seçim yapmak için size fırsat verilir. Bunun otomatik olarak gerçekleştiğini anlamalısınız. Yasa böyle işliyor. Bir seçim yapmanız için size bir şansınız verilir: ya kararlılık, sadakat ve sebat gösterirsiniz ve Yolda devam ederek özveri, fedakarlık ve Hizmet mucizelerini gösterirsiniz; ya da dünyanızın size nazikçe sunduğu baştan çıkartan şeyleri takip edersiniz ve o zaman sizler çoğu kez hiçbir yere götürmeyen daha uzun, daha sarmallı yolu seçersiniz.

Bu nedenle, her gelişimizde, sizi tehdit eden tehlike hakkında uyarmaya çalışırız. İnsanların çoğunun yaptığı şeyi yapmak aklınız için gayet doğal görünmektedir. Gençsiniz, güç ve enerji dolusunuz, öyleyse neden kendiniz için biraz yaşamıyor ve hayattan zevk almayasınız ki?

Böyle bir soru kafanıza sessizce belirir belirmez, ulaştığınız titreşim seviyesinden aşığa doğru kaymaya başlarsınız. Acı ve sefaletin dar boğazına götüren kaygan bir yolda ilerlerlersiniz. Şu anki ve gelecekteki hayatınızın koşullarını siz kendiniz yarattığınızı anlamanız gerekir.

Kardeşliğe hizmet etme fırsatı açılır açılmaz, aynı zamanda sizi Yoldan uzaklaştıran bir baştan çıkartan şey ortaya çıkar. Fani zihninizin fısıltılarına kendinizi kaptırdığınızda, sizler titreşim seviyenizi kaybediyorsunuz. Ve Yüksek Benliğiniz, fiziksel plandaki öğretmeniniz - ve hatta bizzat bizler bile, yanıldığınızı söylemeye geldiğimizde, bizi duymuyorsunuz. Duymak istemiyorsunuz.

Bir kavşağa vardığınızda, fiziksel plandaki öğretmeniniz daima durumu görür ve size onu anlatır. Ve öğretmeninizi mi, yoksa fani aklınızın fısıltılarını mı takip edeceğinizi tekrar siz seçiyorsunuz.

Size koltuk değnekleri veriyoruz, size bezdirici bakıcılar gibi bakıyoruz, ancak sizler özenli ellerden kaçıyor ve macera, zevk arayışında ve fiziksel dünyadan almak istediğiniz şeylerin peşini kovalamaya başlıyorsunuz.

İnsanlığın çoğunluğu için iyi olan - yaşam deneyimini kazanmak ve illüzyonda oyun oynamak - bize, elçimize yakınlaşanlar için Yasanın ciddi bir ihlali olduğunu anlamalısınız.

Küçük bir çocuk olduğunuzu ve kendinize yaramazlık yapmayı izin verdiğinizi hayal edin. Ebeveynleriniz ve sizden daha yaşlı olan herkes sakin bir şekilde izler ve yolunuzda sizi yönlendirmeye çalışırlar. Ancak, büyüdüğünüzde ve küçük çocuklara özgü aynı yaramazlıklar yapmaya sürdürdüğünüzde, artık bunu yapmanıza izin verilmez. Bir çocuğun, başka birisine ait beğendiği bir oyuncağı aldığını ve eve götürdüğünü hayal edin. Anneniz veya babanız veya büyükanne ve büyükbabanız, başkalarına ait  oyuncaklarını almamanız gerektiğini size muhakkak söyleyecektir. Oyuncağı alacak ve sevdiği oyuncağından mahrum kalan ağlayan çocuğa geri verecektir.

Ancak, olgun bir yaşa geldiğinizde ve başkalarının eşyalarını almaya çalıştığınızda, toplum sizi bazen çok katı bir şekilde cezalandırır. Bu nedenle, diğer insanların yaşamın mutluluklarına ve tesellilere kapıldıkları için kendinize bahane bulmayın. Karmik sorumluluk dahil olmak üzere, sizler tamamen farklı bir sorumluluk taşıyorsunuz. Çünkü sizler, Tanrı'nın oğulları ve kızlarının olgunluk yaşına eriştiniz.

Şimdi, elçimizin Ashram inşaatı tüm hızıyla devam ederken, inşaatımız için bize yardım edecek her şeyi yapıp yapmadığınızı bir düşünün. Hayatınızın telaşı arasında Rusya topraklarında bir proje gerçekleştirdiğimizi ne sıklıkla hatırlıyorsunuz?

Asırlar geçtiğini, hedeflerimize ulaşmak için gayret gösterdiğimiz, ama planlarımızı gerçekleştiremediğimizi hayal edebilirsiniz. Ve nihayet, planımızı yerine getirmek için bir fırsat ortaya çıktığında, sizin daha önemli işleriniz çıkıyor: Kız arkadaşınızla denize tatile gidiyor, dağlara turistik turuna çıkıyor, ya da bir arabaya ya da başka bir prestijli eşyaya para harcıyorsunuz.

Tüm eylemlerinizi çok dikkatli bir şekilde ele almanızı çağırıyorum. Ve bu andan itibaren, karmik sorumluluğunuzun ikiye katlandığına dair sizi uyarıyorum.

Zamanınızı, paranızı ve hayatınızı, ıvır zıvır, değersiz şeylerin ve zevklerin peşinde nasıl boşuna harcadığınızı sakin bir şekilde izleyebilmemiz için fiziksel dünyadaki her adımımız çok pahalıya mal oluyor.

Bugün size geldim ve ziyaretimin amacı, bedenlenmeden önce üstlendiğiniz sorumlulukları bir kez daha size hatırlatmak. Ve yakın bir zamanda, dönem Mesajlarımız okurken ve coşkunluk anlarda üstlenmiş olduğunuz, ama dünyanızda bir başka oyuncakla karşılaştığınızda hemen unuttuğunuz sorumluluklarınızı size hatırlatmak.

 

BEN Sanat Kumara, eylemlerinizin sorumluluğu konusundaki ikazla.

 

--------------------------------

[1] 20 Aralık 2007 - 10 Ocak 2008 tarihleri arasındaki dönem Mesajlarına bakın.

 

© Tatyana Mikuşina, 2008

 


Kurulum Tarihi : 23/09/2018 · 16:16
Son Güncelleme : 23/09/2018 · 16:16
Kategori : Dikte VIII
Sayfa Oku 38 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.03 saniye